İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye
Türkiye
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar

'AK Parti'nin zaferi Türkiye'nin saygınlığını artıracak'

'AK Parti'nin zaferi Türkiye'nin saygınlığını artıracak'
Abone olTelegram
SETA Ankara Genel Koordinatör Yardımcısı Muhittin Ataman, 1 Kasım seçimlerinden galibiyetle çıkan AK Parti'nin, Suriye sorunu başta olmak üzere, dış politikada ortaya koyacağı tabloyu Dünya Panorama'da değerlendirdi.

Muhittin Ataman, 7 Haziran seçimlerinden sonra AK Parti liderliğindeki Türkiye'nin aktörlüğünde sıkıntı oluşmaya başladığını ve ‘kırılgan' olduğunun altını çizdi. Dış politika uzmanı Ataman, 1 Kasım'da elde edilen galibiyetin ise AK Parti'nin uluslararası aktörlük derecesini yükselteceğini söyledi. Ataman'a göre; AK Parti'nin zaferi, Türkiye'nin uluslararası saygınlığını artıracak ve daha kaile alınır bir küresel aktör haline getirecek.

Avrupa ve Türkiye arasında mülteci krizinin çözümüne yönelik işbirliği arayışlarını da değerlendiren Ataman, Avrupa'nın, seçim öncesinde kırılgan olan bir Türkiye hükümetinden ödün koparmaya çalıştıklarını söyledi. Muhittin Ataman'a göre; Avrupa daha dürüst davranıp, Türkiye'yi de eşit bir Avrupalı devlet olarak dikkate almadığı sürece, sığınmacı sorunu çözülemeyecek. Muhittin Ataman'ın açıklamaları şöyle:

Recep Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu - Sputnik Türkiye
Erdoğan'dan Davutoğlu'na tebrik tweet'i
‘İLK ETKİLİ OLACAĞI YER SURİYE KRİZİ'

7 Haziran seçimlerinden sonra AK Parti liderliğindeki Türkiye'nin aktörlüğünde bir sıkıntı oluşmaya başlamıştı. Her ne kadar tek başına iktidarını devam ettiriyor olsa da yenilenecek bir seçime doğru giden, dolayısıyla ‘kırılgan' bir hükümet vardı. Her zayıf hükümette olduğu gibi bunun dış politikaya etkisi çok fazlaydı. Bu yeni sonuçla beraber, oldukça güçlü bir şekilde AK Parti'nin geri gelişi bir kere AK Parti'nin uluslararası aktörlük derecesini yükseltecektir. Daha güçlü bir aktör yapacaktır. Bunun ilk etkili olacağı yer de; Suriye krizidir. Şu anda Türkiye dış politikasındaki en önemli sorun olarak Suriye krizi bulunmakta.

‘ULUSLARARASI SAYGINLIĞINI ARTIRACAK'

Aslında Viyana'da son dönemde yapılan Suriye konulu toplantılara baktığımızda, her halükarda masaya davet edilen bir ülke olduğunu zaten görüyoruz. Yani güçlü bir Türkiye intibaı var ama seçim sonuçlarından sonra bu güçlülüğünü ve haklılığını daha da artıracak diye düşünüyorum. Daha saygın, daha çok kaile alınır bir ülke olacak. Türkiye'nin bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olma yolunda içerden kaynaklanan bir engeli aştığını ve uluslararası saygınlığını yakın gelecekte daha da artıracağını düşünüyorum, bu seçimin en önemli dış politika sonuçlarından birisi bu.

HDP'li Meral Danış Beştaş, seçim sonuçlarına itiraz edeceklerini açıkladı. - Sputnik Türkiye
HDP seçim sonuçlarına itiraz edecek
‘BATI KAMUOYU HADDİNİ AŞTI'

"Maalesef son iki seçimdir bütün batı kamuoyu çok ciddi bir şekilde seçimleri işlediler. Hatta bana kalırsa hadlerini de aşarak, Türkiye'deki seçmenin hangi partiye oy vermesi gerektiği, hangi partiye oy vermemesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler yazmaya başladılar. Sanki Türkiye'deki seçim Avrupa'nın da bir seçimiydi. Batı'nın daha çok ‘kırılgan', ‘zayıf' bir hükümet istediğini düşünüyorum. Onun için AK Parti'nin iradesinin parçalanması gerekiyordu. Bunun anlamı şuydu: Türkiye'nin yeniden koalisyon hükümetlerine mahkûm edilmesiydi. Fakat bu gerçekleşmeyince Batılı ülkeler nezdinde, onların istemediği güçlü bir iktidar oldu.

Türk Lirası - Sputnik Türkiye
İş dünyasından seçim yorumu: Kaybedecek vaktimiz yok
'GALİP RECEP TAYYİP ERDOĞAN'

AK Parti'nin tek başına iktidara gelmesi demek Erdoğan zihniyetinin, Erdoğan'ın projelerinin savunulması ve devam ettirilmesi anlamına geliyordu. Bunu hepimiz biliyoruz; içerdekiler ve dışardakiler. Dolayısıyla evet, seçimin birinci galibi kesinlikle AK Parti kurucusu olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. İkinci sırada Ahmet Davutoğlu gelmektedir.

‘ORTADOĞU ÜLKESİ GÖRÜNTÜSÜ VERMEYE ÇALIŞTILAR'

Fakat Batılı devletlerin maalesef seçimlere bakışı oldukça şaşırtıcıydı. Türkiye gibi demokrasiyle yönetilen ve kesinlikle Batılı standartlarda seçimler yapan bir ülke olarak, sanki tipik Ortadoğu ülkesi görüntüsü verdirmeye çalıştılar. Bana göre dış politikada, dış algıda, özellikle Batılı ülkelerin nazarında en büyük kazanç Türkiye'nin demokrasisinin daha da güçlenerek çıkması oldu.

‘AMAÇ SEÇİMLERİ ERTELETMEKTİ'

Pek çok gözlemci şunu kabul ediyor: Suruç'ta ve Ankara'da gerçekleşen bombalama eylemlerinde tırmandırılan şiddet ortamı, öncelikle Türkiye'yi yönetilmez kılmak ve bunun devamı olarak da seçimleri erteletmek amacını taşıyordu. Bütün bu badireleri atlatarak Türkiye insanı ve ülkedeki bütün siyasal aktörler aslında oldukça şeffaf bir seçime giderek ve ortaya çıkan sonucu kabul etmiş bulunuyorlar. Ama bütün bunlar, Batı'daki beklentilerin çıkmaması Batılı dostlarımızı üzmüş görünüyor.

1 Kasım seçimi - Sputnik Türkiye
Davutoğlu: Bu zafer bizim değil milletimizindir
‘TÜRKİYE'Yİ YALNIZ BIRAKTILAR'

Suriye krizinde Türkiye'nin batılı dostları ve müttefikleri maalesef Türkiye'yi yalnız bıraktılar. Suriye'deki yangının dumanı Avrupa'ya ulaşınca Avrupa, Türkiye'ye destek vermeye başladı. Yani Türkiye'nin tezlerine yakın durmaya başladı. Sorun şuydu: Türkiye başından itibaren bu mülteci akınının da, IŞİD'in ortaya çıkışının da, Suriye'deki iç savaşın da, oradaki insani dramın da temel gerekçesi olarak Esad'ı görüyordu. Fakat Batılı devletler, ABD ve Avrupa, Esad rejiminin sona erdirilmesi konusunda çok çekingen davrandılar. Esad rejimine müdahale etmede çekingen davrandılar. Hiçbir şekilde Türkiye'nin tezlerine yakın durmadılar. Ancak 2015'in başından itibaren ortaya çıkan mülteci sorunu Avrupa'nın toplumsal, ekonomik ve siyasal dengelerini değiştirmeye başladı. Avrupa daha yeni yeni Suriye krizinin etkisini hissetmeye başladı. Türkiye'nin bu konuda kendilerine yardımcı olmasını istiyorlar. Fakat seçimlerden önceki taleplerinde, orada da bir zamanlama ayarlamaya çalıştılar fakat başarılı olamadı, kırılgan olan bir Türkiye hükümetinden bazı tavizler vererek, ödün koparmaya çalıştılar. ‘Mülteci vatanına' dönüştürülmeye çalışılan Türkiye karşılığında, Avrupa'yı mültecilerden korumak için bazı ödünler vermeye çalıştılar. Bu da etkili olmadı. Kısacası Türkiye-AB cephesinde yeni bir şey yok. Mültecilerin Avrupa'ya gidişi bu durumda devam edecek. Daha dürüst davranıp, Türkiye'yi de eşit bir Avrupalı devlet olarak dikkate almadıkları sürece, mülteciler sorununu çözebileceklerine inanmıyorum. Seçimden sonra en azından Türkiye'nin bu manada çok daha etkili ve güçlü bir şekilde ortaya çıkacağını ve Avrupa'nın daha hakça bir öneri getirmesini bekliyorum.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала