Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Dünya haritası - Sputnik Türkiye
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

'İlk ülkücü yönetmen Angelopoulos'tur'

© AFP 2021 / Theo AngelopoulosTheo Angelopoulos
Theo Angelopoulos - Sputnik Türkiye
Abone ol
Şair ve yazar Lütfü Şehsuvaroğlu, ülkücü olmak için Türk olmak gerekmediğini belirterek, ülkücü sinemanın ilk örneğinin, Yunan yönetmen Theo Angelopoulos tarafından verildiğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli - Sputnik Türkiye
Bahçeli: Siz kim, milli olmak kim?
Ülkücü sinemanın ilk örneği kabul edilen ‘Kafes’in senaryo yazarı Şehsuvaroğlu, ülkücülük kavramı ve tarihteki ülkücü isimler ve ülkücü sinemayı değerlendirdi. Şehsuvaroğlu, ülkücülüğün bin yıllık mesele olduğunu ve ülkücü kavramının, medeniyeti kuran, inşa ve ibda eden, sanat ve fikir anlamına geldiğini kaydederek, şunları söyledi:

"Mesela, Mimar Sinan ülkücüdür. Niyazi Mısri, Mehmet Akif, Yahya Kemal ülkücüdür. 'Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz, davamdan dönmem' diyen hazreti Peygamber, birinci ülkücüdür. Çağ değiştiren Fatih, ülkücüdür. Askerlikte büyük bir savaş idare eden komutan ülkücüdür. Oğuz Kağan, Alparslan, Tuğrul Bey, Mustafa Kemal elbette ki ülkücüdür. Yönetişimsel olarak, devlet kuran, irade ortaya koyan, Anadolu'yu fetheden Süleyman Şah ülkücüdür. Arap kökenli olmasına rağmen, Arap edebiyatında esamesi okunmayan ama Türk edebiyatının büyük şairi Ahmed Haşim ülkücüdür. Akif'imizin 'Şarkın en sevgili sultanı' dediği Salahaddin-i Eyyubi ülkücüdür."

‘AZİZ SANCAR BUGÜNKÜ EN BÜYÜK ÜLKÜCÜDÜR’

Bülent Arınç- Tuğrul Türkeş - Sputnik Türkiye
POLİTİKA
'Rol modelim Atatürk' diyen Türkeş: Siyasi intihar yaptım
Ülkücülük kavramının bir partinin bindirilmiş kıtaları olmadığını savunan Şehsuvaroğlu, "Ülkücü olabilmek için, kişinin kendi medeniyetinden ihtisas sahibi olarak bir konuda büyük eserler vermesi gerekir. Mesela Beşiktaş Ülkü ocaklarına gitmiş gelmiş, Aziz Sancar bugünkü en büyük ülkücüdür. Dolayısıyla 40 yıl laboratuvarda dirsek çürütmüş bu ilim adamından daha büyük bir idol, bugün için düşünülemez bile" dedi.

Şehsuvaroğlu, ülkücülüğün ‘terkip’ (birleştirme) ve ‘tefrik’ (ayırma) gibi kabiliyetleri olduğunu vurgulayarak, tefrik konusunda, "Hak ile batılı ayırt etmesi lazım. Bu, bütün seçimlerde geçerlidir. Siyasi parti seçimleri de dahil. İnsanlık tarihinin her alanında ve her anında elzem olan bir meziyettir. Bu yoksa o millet batar" ifadelerini kullandı.

Terkip konusunda gönül diliyle dokunmanın önemine değinen Şehsuvaroğlu, "Yeryüzünde dokunup da değiştirilemeyecek insan yoktur. Mevlana'nın, Yunus'un dili dokunup değiştirmiştir. Dil zaten gönül demektir. Bu kalple bakıp da bizden kılmayacağı, Anadolu'da hiç kimse olmamıştır. Anadolu'da bulduğumuz Ermeniler, Rumlar, Balkanlar ve diğer coğrafyada bulduğumuz bütün milletler, bizim nizam-ı alem ülkümüze kanatlarını vermişlerdir" diye konuştu.

‘ULİS’İN BAKIŞI BENCE ÜLKÜCÜ SİNEMADIR’

Kars Ülkü Ocakları Başkanı Tolga Adıgüzel - Sputnik Türkiye
Ülkü Ocakları Başkanı'ndan tehdit: Ermeni avına mı çıkalım?
Şehsuvaroğlu, ülkücü olmak için illa Türk olmak gerekmediğine vurgu yaparak, şöyle konuştu:

"Ülkücü sinema deyince, Yunanlı yönetmen Theo Angelopoulos'un filmi akla gelmelidir. Theo'nun Bosna dramını en iyi anlatan filmi, 'Ulis'in Bakışı' bence ülkücü sinemadır. Ülkücü sinema olarak, sinema dili, sinematografi olarak, sisin içinden, görünmeyeni keşfeden ve seyirciye de sisin içinde, Sırp keskin nişancılarının ve onların cemselerinin bulunduğunu çok güzel anlatmıştır. Ölmekte olan taş medeniyetine, 'Yunanistan beş bin yıllık taştan ibarettir' diyerek eleştiri getiren ve sise bakarken Atina'daki tapınağı görmemizi, daha doğrusu hissetmemizi sağlayan Theo bir kahramandır."

Bosna dramını, Müslümanların layıkıyla yansıtamadığını savunan Şehsuvaroğlu, "Theo Angelopoulos, Yunan yönetmen yansıttı. Bu bakımdan Theo Angelopoulos'un filmi, ülkücü sinema diye benden önce söylenebilir" diye konuştu.

‘SİNEMADA ÜLKÜCÜLER KABA, NOBRAN OLARAK TAKDİM EDİLDİ’

Yazar Şehsuvaroğlu, otuz yıldır sinemada ülkücülerin kaba, nobran, ork-yaratık diye takdim edildiğini öne sürerek, "Haksızlık yapıldı. Sanki onları bir ana doğurmadı. Sanki onların hiç sevdiği olmadı. Fakat biz, sola bunu yapmadık. İki taraftan provokatörleri ortaya çıkarmanın yanında, vatan sevgisinde ve maziyle, kendi medeniyetiyle gençliğin buluşmasının yolunu açacak bir sinema dili yakaladık. Niyazi Mısri'nin aşk estetiğinde buluşmak, gerçek ülkücülüktür. Üstelik bu aşk estetiğini bir kesime de mal etmedik" dedi.

Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала