GÖRÜŞ

Tahsin Yeşildere: Akademik özgürlük üniversitelerin olmazsa olmazıdır

Tahsin Yeşildere: Akademik özgürlük üniversitelerin olmazsa olmazıdır
Abone olTelegram
Bin 128 akademisyen "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiri yayımladıktan sonra Cumhurbaşkanı başta olmak üzere pek çok kesimin hedefi haline geldi. İstifası istenenler, soruşturma açılanlar, tehdit edilenler... Akademi dünyasının tepki ise ortak: Akademi özgür olmalı, uygulamalar yasal değil.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan - Sputnik Türkiye
Erdoğan: ABD Büyükelçisi, Chomsky'i davet etsin
Türkiye'deki linç kampanyalarına maruz kalanlar arasına bir grup daha eklendi: Akademisyenler. Bin 128 akademisyen Güneydoğu için barış bildirisi yayımladıktan hemen sonra önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Ey Akademisyenler' diye başladığı konuşmanın hedefi oldular. Ardından da çalıştıkları okul yönetimleri tarafından disiplin kurulu tehdidi, YÖK'ün soruşturma tehdidi ve yeraltı dünyasının ünlü ismi Sedat Peker'in 'kan akıtan' söylemleriyle karşılaştılar.

RS FM'de Yavuz Oğhan'ın hazırlayın sunduğu 'Bidebunudinle' programında konuşan Üniversiteler Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Tahsin Yeşildere, Cumhurbaşkanı'ndan sağduyu beklediklerini söyledi. "Tehditleri muhatap almıyoruz. Biz olaya bilimsel yaklaşıp çözüm arıyoruz" diyen Yeşildere şöyle devam etti:

YÖK - Sputnik Türkiye
YÖK'ten akademisyenlere 'terör' soruşturması
"Cumhurbaşkanı'nın konuya daha sağduyulu yaklaşması gerekirdi. Çünkü akademisyenler şu ana kadar hiçbir şey demediler. Ne dediler bu insanlar? Barış istediler, çözüm sürecine dönün dediler. Yapılan tehditleri önemsemiyorum. Bunları muhatap almak bize yakışmaz. Biz olaya daha bilimsel bakıyoruz. Çözüm süreci konusunda ne yapmak gerekiyorsa, diğer gelişmiş ülkeler daha önce nasıl yapmışlarsa, İzlanda, Bask olduğu gibi örnek göstererek yaklaşıyoruz. Bu arada YÖK ne yapıyor. Kendine görev addedip rektörlere talimat veriyor, soruşturma açılsın diye. Özellikle taşrada olan akademisyenler baskı altında. Yetkililerin akademinin bu zamana kadar neden sustuğunu irdelemesi gerekirdi."

'BU ZAMANA KADAR SUSMANIN ÖZRÜ OLMALI'

Konuşmasında akademik özgürlük vurgusu yapan Yeşildere, yaşananları üniversitelerin özerk olarak yönetilmemesinin sonucu olarak değerlendirdi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş - Sputnik Türkiye
Demirtaş: Erdoğan üniversiteyi bitirdi mi, emin değiliz
Üniversitelerdeki disiplin yönetmeliğini de eleştiren Tahsin Yeşildere, "Akademinin bu zamana kadar neden sustuğu düşünülmeliydi. Akademinin bu zamana kadar susmasının da özrü olmalı. Güneydoğu'da insanlar ölüyor, biz birkaç kelimeyi tartışıyoruz. Bu akademik özgürlük bazında da irdelenmesi gerekirdi. Maalesef rektörler akademik özgürlüğün ne demek olduğunu hala farkında değiller. Eğer özerk bir modelle yönetilseydi rektörler Cumhurbaşkanı'nın bu açıklamaları karşısında akademik özgürlüğü savunurlardı. ‘Ya istifanı ver ya da imzanı geri çek diyorlar'. Yasal olmadığı için de yazılı olarak değil sözlü olarak yapıyorlar. Yazılı olarak verirlerse zaten suç işlemiş olacaklar Üniversitelerde etik kurullar olur, disiplin soruşturması olmaz. Akademisyenlerin atılması yasadışı olur. Bu durum Türkiye'nin demokratik olmadığını gösteriyor. Biz konuyu tartışmaya açıyoruz. Orada insanlar ölüyor, biz birkaç kelimeye takılıyoruz.  Bildiride ölümler dursun derken sadece Kürt halkı için de söylemiyoruz. Oradaki Türkler için de söylüyoruz. Hiç kimsenin ölmemesi için söylüyoruz" diye konuştu.

'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ'

Sedat Peker - Sputnik Türkiye
Sedat Peker’den akademisyenlere tehdit: Akan kanlarınızda duş alacağız
Sedat Peker'in tehditleri karşısında Barış İsteyen Akademisyenler Grubu'nun suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Yeşildere, "İlle de Cumhurbaşkanı gibi düşenemeyiz. Akademi ve akademik özgürlük bunlar için vardır. Herkesin hoşuna gidecek şeyleri söylerseniz orası üniversite olmaz" dedi. 

Yeşildere, tehditlerden sonra imzaların daha da arttığını ve başka destek kampanyalarının da eklendiğini dile getirdi.

'1402'LİKLER HORTLADI MI?'

Bu tartışmalar günün önemli gündem maddesiydi, ama akademisyenlerin düştüğü durum akıllara 1980 darbesiyle 1402'likler listesini getirdi. Sıkıyönetim kanunlarıyla meslekten edilen akademisyenlerden Prof. Gençay Gürsoy o yıllarla bu dönemin kıyaslamasını yaptı, benzeşen ve ayrışan yönlerini anlattı.

​Gürsoy "Bugün çalıştığı yeri terk etmek zorunda kalan öğretim üyeleri var. Çünkü Cumhurbaşkanı bizi suçlayınca kendini tetikçi gören insanlar sokaklara döküldü. Öğretim üyesi avlamaya başladılar. 1402'den 32 yıl geçti, bugüne kadar başladığımız yerin gerisine düştük. Hazin bir durum" şeklinde konuştu.

'AKADEMİK ÖZGÜRLÜK İÇİN DAYANIŞMA ZAMANI'

Tartışılan bildiriye karşıt olarak Türkiye için akademisyenler diye bir imza kampanyası da gündeme düştü. Ancak konuşulan, içerikten çok, imzacıların isimlerinin eklendiğinden habersiz olmasıydı.

​O akademisyenlerden biri Yrd. Doç. Fatih Yaşlı, "Bilgim yoktu. Adımın ve okulumun eklenmiş olduğunu görünce Twitter'dan düzeltme metni yayınladım. Benzer şekilde orada imzası olamayacak arkadaşlar da vardı" dedi.

Tartışma yaratan barış metninde imzası bulunmayan Yaşlı, akademik özgürlüğün savunulması için o meslektaşlarıyla dayanışma içerisinde olacağını söyledi.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала