GÖRÜŞ

Rıza Türmen: Türkiye'nin insan hakları karnesi 90'lı yılları aratacak

Rıza Türmen: Türkiye'nin insan hakları karnesi 90'lı yılları aratacak
Abone olTelegram
AİHM'in sokağa çıkma yasağı ve operasyonlarla ilgili ilk tedbir kararı 16 yaşındaki Hüseyin Paksoy'u kurtarmaya yetmedi. Ambulanslar olay yerine gidemediği için Paksoy yaşamını yitirdi. Daha önce iki tedbir talebini reddeden AHİM'in kararını değerlendiren eski AİHM yargıçlarından Rıza Türmen, kararın davanın esası ile ilgili olmadığını söyledi.

RS FM'de Yavuz Oğhan'ın hazırlayıp sunduğu 'Bidebunudinle' programında konuşan Rıza Türmen, sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili daha önceki başvurular ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) tedbir kararı arasındaki 'somut delil' farkını anlattı.

Silvan'da sokağa çıkma yasağı - Sputnik Türkiye
AİHM'den sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili ikinci ret kararı
​Türmen, "Bu davanın esası ile ilgili bir başvuru değil, tedbir başvurusuydu. AİHM tedbir kararlarında çok cömert değildir son derece sınırlıdır. İnsan hayatı söz konusu olduğu için derhal karar verdi. Daha bundan önce AİHM sokağa çıkma yasaklarını ilgili tedbir karar talebini reddetmişti. Şimdi burada acaba bir çelişki mi var diye düşünülebilir. Bence yok. O karar genel bir tedbir kararıydı. Somut olarak telafisi imkansız bir gelişmenin varlığı ortaya konmamıştı. Oysa burada çocukla ilgili olarak somut bir olay var. Devlet 16 yaşındaki çocuğun ölümünden sorumludur: Müdahale etmeyerek ve müdahaleyi engelleyerek" diye konuştu.

'İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN KÖTÜ MUAMELE'

Cizre Devlet Hastanesi - Sputnik Türkiye
Güneydoğu'da morglar doldu, belediye cenazeleri alamıyor
Güneydoğu'da iki aya yaklaşan sokağa çıkma yasakları ile igili AİHM' başvurular giderek artıyor. Bunların en dikkat çekeni ise defnedilemeyen cenazeler. Türmen, bu konuda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesini hatırlattı, "Ortada kalan cenazeler yakınlarına ızdırap verir ki, bu da insanlığa karşı işlenen kötü muameleye girer. Bu bakımdan bir ihlal vardır" dedi.

Türkiye 90'lı yılların çatışmalı ortamında sonra AHİM'e pek çok kez mahkûm olmuş; ancak o tarihlerden sonra 2007-2011 arasında biraz rahatlamıştı. Bu görüşe katılıyor Türmen, ancak düşünce özgürlüğünün her zaman Türkiye'nin başını ağrıttığı ayrımını yaparak. 

'BU GİDİŞLE ESKİYİ DE ARAYACAĞIZ'

AİHM eski yargıcı, 1990'lı yıllar ile bugünlerin Türkiye'nin insan hakları karnesinin kıyaslamasını da yaptı. Gelecek için iyimser konuşmayan Türmen "AHİM'in gözünde 1990'lardan daha kötüye gidiyoruz. O zaman da kitlesel insan hakları ihlali vardı. Şimdi de var. Bu gidişle eskiyi de arayacağız" dedi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 6 mahalle, bir cadde ve Dağkapı Meydanı'nda uygulanan sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından ilçeye verilen zarar gün yüzüne çıktı. - Sputnik Türkiye
Rusya: Türkiye, Kürt sorununu siyasi yöntemlerle çözmeli
Türmen, "Özellikle 90'lı yıllarda Güneydoğu davaları çığ gibiydi. AHİM o zamana kadar böyle şeyler görmemişti. Türkiye bu davaların hepsini kaybetti. O zamanlar kitlesel bir insan hakları ihlali vardı. 2000'lerde Türkiye'nin bu durumu normalleşmeye başladı. Ancak düşünce özgürlüğü her zaman başını ağrıttı. Şimdi 1990'lardan daha da kötüye gidiyoruz. Şu anda da devletin uygulamalarından doğan kitlesel insan hakları ihlalleri var. Bir taraftan Güneydoğu'da yaşananlar, diğer taraftan Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmaları, öbür taraftan akademisyenlere gösterilen tepkiler. Ve tüm bunlar Cumhurbaşkanı'nın yargıya talimatıyla, hedef göstermesiyle olması Türkiye'deki  demokrasi krizinin yanı başında hukuk, insan hakları krizi olduğunu gösteriyor. AİHM İnsan hakları karnesinde eskiyi arayacağız" diye konuştu.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала