'Erdoğan, çıkarlarını korumak için aleyhine çalışanları görmüyor mu?'

Abone olTelegram
Hürriyet yazarı Murat Yetkin referanduma ilişkin kaleme aldığı makalesinde "Yaşananlar bir yönüyle Beştepe’deki havanın hiç de o kadar bayramlık olmadığına işaret ediyor" dedi. Yetkin, "(Cumhurbaşkanı) Erdoğan etrafındakilerin bir kısmının aslında kendisinin de aleyhine işler yaptığını görmüyor olabilir mi?" diye sordu.

Yetkin'in yazısının ilgili bölümü şöyle:

Abdullah Gül - Recep Tayyip Erdoğan - Bülent Arınç - Sputnik Türkiye
Kayseri mitingine Gül de, Erdoğan da katılmadı
"Başbakan (Binali Yıldırım), (Eski Cumhurbaşkanı Abdullah) Gül'e böyle yüklenince MHP lideri Devlet Bahçeli devamını getiriyor. Gül'ün katılmadığı, Yıldırım'ın 2 Nisan Kayseri mitingi günü, Sakarya'da gazetecilere şöyle demiş:

'İki sebepten ötürü Gül'ün orada olması lazımdır. Birincisi Kayserili olmasından, ikincisi de kendisinin Cumhurbaşkanlığı devamında erken seçim sonrasındaki kararlılığın Kayseri'de gösterilmesinden. Bu nezaketi taşımaları gerekir.'"

'BAHÇELİ 'BENİM YÜZÜMDEN' DEĞİL DEMENİN YOLUNU HAZIRLIYOR'

"Bahçeli'nin sorunu açık: ne Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ne de Başbakan Yıldırım MHP'den umduğunu buldu 'Evet' kampanyasında. Şimdi Bahçeli, 16 Nisan'da 'Hayır' çıkarsa 'Benim yüzümden değil, kendi adamlarınıza bakın' demenin yolunu hazırlıyor. Ve MHP lideri bunu da şu an kolay hedef durumundaki Gül'ü AK Parti adına 'vefasızlık' ve 'nezaketsizlikle' suçlayarak yapıyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli - Sputnik Türkiye
Bahçeli: Gül’ün orada olması lazımdı
Oysa MHP'den aradığını bulamadığı için AK Parti yeniden Kürt oylara yönelmişti. Ankara'ya davet edilen (IKBY lideri Mesud) Barzani'nin Irak'a dönüşünde Kürdistan'ın bağımsızlık referandumu ilan etmesine bu yüzden 'Yanlış olmuştur' gibi sade suya tirit tepkiler verilmedi mi? Haftalardır 55-56 bayramı yapan kalem erbabının neden dün itibarıyla birden Kürt oyları yazmaya başladıklarından anlaşılmıyor mu sıkıntı?

Ama sadece Gül'e yapılan vefasızlık, Bahçeli'nin kurmak istediği kurt kapanı değil referanduma 12 gün kala yaşananlar."

'ÜLKER KIYAMETİ 50-60'LARIN ANTİ-KOMÜNİST PARANOYASINI ANDIRMIYOR MU?'

Ülker - Sputnik Türkiye
Ülker'in 1 Nisan reklamı: Hesaplaşma zamanı
"Ülker'in reklam filmi üzerine koparılan kıyamet, 1950'lerin 60'ların anti-komünist paranoyasını andırmıyor mu size? O zamanlar mesela Bahar diye bir sigaranın kapağını ters çevirip bir kısmını kapatınca Mao'yu andırıyor filan diye soruşturma açılmış. Bir aşk filminde İstanbul'un Kilyos sahillerinin göründüğü sahne sansürlenmiş, Sovyet donanmasına çıkartma yapacağı kumsal gösteriyor diye.

Dünyadan soyutlanmış bir Türkiye'ye doğru gittikçe daha fazla 'Bütün dünyanın derdi bizimle' paranoyasına kapılıyoruz gibi gelmiyor mu size de?

Dün Kemal Kılıçdaroğlu'nun terörist ilan edilmediği kalmıştı, gelen tepkiler üzerine o geri alındı neyse ki, şimdi sıra Abdullah Gül'e geldi, yarın kim bilir kime gelecek sıra.

Yaşananlar bir yönüyle Beştepe'deki havanın hiç de o kadar bayramlık olmadığına işaret ediyor.

Erdoğan tecrübesindeki bir siyasetçi etrafındakilerin bir kısmının aslında öz çıkarlarını korumak adına kendisinin de aleyhine işler yaptığını görmüyor olabilir mi?

Daha önce bir avuç insan Fethullah Gülen ve cemaatinin hiç de o kadar mübarek işler yapmadığını anlatmaya çalışırken ve o yüzden hükümetten de laf işitirken, sonra 'Aldatıldık' sözünü duyan bir gazeteci olarak, bu soruyu sorma hakkım olduğunu düşünüyorum.

Gerçekten olabilir mi?"

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала