Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Eksen - Sputnik Türkiye
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘IKBY’nin referandum kararı savaş sonrasına hazırlık’

EKSEN 19062017
Abone ol
Ceng Sağnıç’a göre IKBY’nin bağımsızlık referandumu kararı IŞİD’le savaş sonrasına hazırlık. Barzani yönetiminin Irak güçleri ve Haşdi Şabi ile çatışmaya meydan vermek istemediğini belirten Sağnıç, referandumla sınırın yasal statüye kavuşacağını vurguladı. Sağnıç, Suriye Kürtlerinin de ABD desteğiyle özgüven kazandığına dikkat çekti.

Suriye ordusu, IŞİD’in tüm saldırılarını püskürüyor. - Sputnik Türkiye
'Suriye ordusu, Rakka yakınlarındaki Rusafa kasabası ile 20 köyü ele geçirdi'
Suriye ve Irak sahalarında IŞİD'e karşı mücadele hızlanırken, Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin 25 Eylül için aldığı bağımsızlık referandumu kararı en dikkat çekici gelişme. Mesut Barzani liderliğindeki Irak Kürtleri, Bağdat'ın yanı sıra Türkiye, İran ve ABD'den gelen olumsuz açıklamalara rağmen referandumda kararlı. Referanduma, Kerkük ve Şengal (Sincar) gibi statüsü tartışmalı bölgeleri eklemekte de… Referandumun sonuçlarının sınırın ötesindeki Suriye'de ABD desteğiyle kendi bölgelerinin dışına taşmış SDG/YPG'yi de etkileyeceği yorumları eksik olmuyor.

IŞİD'le savaşın son demlerinde Erbil'den çıkan bu kararı ve etkilerini Moşe Dayan Merkezi Kürt Araştırmaları Programı'ndan Ceng Sağnıç ile konuştuk.

‘REFERANDUM SONRASI HEMEN BAĞIMSIZLIK İLANI YOK'

Ceng Sağnıç'a göre Irak Bölgesel Kürt Yönetimi 25 Eylül'de referandumu düzenleyecek ancak hemen bağımsızlık ilan etmeyecek. "25 Eylül tarihinde aksi bir durum olmadığı müddetçe, Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi kontrolünde olan Kerkük ve Şengal'in bir kısmı gibi tartışmalı bölgelerde bir bağımsızlık referandum gerçekleştirilecek. Bu referandum ile kesin olan tek bir şey var; referandumdan sonra ani bir bağımsızlık ilanı olmayacak" diyen Sağnıç, bu projenin Kürdistan hükümeti ve hükümetin dışındaki partilerin de desteğini aldığına dikkat çekti. IKBY'nin referandumdan sonra Irak hükümetiyle yeni bir iletişim sürecine girmeyi planladığını ekleyen Sağnıç, "Bu ilanın Irak Hükümeti veya Bölge Hükümetleri ile bir çatışma sürecini doğuracak bir biçimde yapılması öngörülmüyor" vurgusu yaptı.

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) bayrağı - Sputnik Türkiye
Barzani’nin danışmanı: Kürdistan bağımsızlık bekliyor
‘IKBY KİMSEDEN DESTEK BEKLEMEDİ'

Bağımsızlık referandumu kararına olumsuz tepkiler geldiği anımsatıldığında IKBY'nin kimseden destek beklemediğini ifade eden Sağnıç, "Kürdistan Hükümeti bağımsızlık referandumu yapma kararı alırken, ne ABD'den, ne Avrupa'dan, ne de bölge ülkelerinden destek mesajları beklemiyordu. Çünkü bu devletlerin hepsinin Irak ile diplomatik ilişkileri var ve bu ilişkilerin devam ettiği süre içerisinde Irak'ın bir şekilde parçalanmasına sebep olabilecek bir girişime karşı bir destek mesajı göndermelerini beklemek mümkün değil. Hal böyle olduğu için ortada Irak Kürtleri için ortada çok da beklenmemiş bir durum yok" diye konuştu.

Peki karar sınırın öte yanındaki Suriye'deki Kürtlerle bağlantılı mı? Sağnıç'a göre değil: "Suriye Demokratik Güçleri'nin Koalisyon ile giriştiği Rakka Operasyonu, Şii milisleri Haşdi Şabi'nin Irak-Suriye sınırındaki etki alanını genişletmesi, Suriye rejiminin Deyr ez Zor'a hatta el-Tanaf sınır kapısına doğru yeni hamleye hazırlanıyor olması gibi gelişmelerle IKBY'deki bağımsızlık referandumu kararını birlikte okumak mümkün değil. Bu karar tamamen IŞİD'den alınmış savaşsız bölgelerde gerçekleştirilecek bir referandum."

‘IKBY REFERANDUM KONUSUNDA ÇOK KARARLI'

Diğer yandan Sağnıç, Kürt birliklerinin Bağdat'taki merkezi hükümete bağlı Haşdi Şabi milisleriyle çatışma ihtimalinin bu referandumdan bağımsız olarak bulunduğuna dikkat çekti. Sağnıç şu değerlendirmede bulundu:

"Şii milis güçleri Haşdi Şabi'nin IKBY'nin kontrol ettiği alanların hemen sınırında çok ciddi bir askeri yığınağı ve ciddi bir askeri aktivitesinin olması, Şengal'in belli bir kısmında varlık göstermiş olmaları zaten çatışma riskini gösteriyor. Benzer bir şekilde, geçen sene Kerkük güneyindeki Salahaddin Vilayeti'nde olan Tuzhurmatu'da peşmerge ve Şii milisler arasında günler süren çatışmalar yaşandı. Kürdistan hükümeti bir referandum gerçekleştirmek istiyor ve sadece IKBY'deki halkın bağımsızlığa olan temayülünden ziyade, aynı zamanda kendi kontolünde olan tartışmalı bölgelerdeki halk temayülünü de göstermek istiyor. Fakat bunun bölgedeki ve Irak özelindeki gelişmeler ışığında ertelenmesinin bir sonunun olmadığı düşünülüyor ve bir kararlılık var. Bu kararlılığın oluşmasında IŞİD'la savaşın sonuna yaklaşılmış olması ve sınırdaki durumların yasal bir çerçeveye oturtulması gerektiği geliyor."

IKBY'ye bağlı peşmerge ile Irak ordusu ve Şii milisler arasında şu anda de facto sınırların çizilmiş olduğunu belirten Sağnıç, referandumla da bunun yasal çerçeveye oturtulmasının söz konusu olacağı görüşünde. Sağnıç, "Bu yasal bir çerçeveye oturtulmadan, Irak'ta IŞİD sonrası döneme geçmek çok riskli ve Kürtler bu riskten en çok kaygı duyanlardır. Bunun önüne geçebilmek için bir yasal ve meşru bir çerçeve aranmakta. Bu meşruiyet de hem halk oylamasında hem de halk oylamasının Irak hükümeti ile Erbil hükümeti arasındaki ilişkilerde bir normalleşmeye yol açması amacı ile bir adım atılıyor" ifadelerini kullandı.

PYD, YPG - Sputnik Türkiye
GÖRÜŞ
‘Suriye uçağının düşürülmesi Ankara'nın Şam'la yakınlaşması için son fırsat'
‘SURİYE SAHASINDA AKTÖRLER İLERLEDİKÇE ÖZGÜVENLERİ YÜKSELDİ'

Sağnıç, sınırın öte tarafında Suriye uçağının ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından düşürülmesinin, Kürtlerin bölgedeki diğer güçlerle ilişkilerinde kritik bir eşik olarak algılanması gerektiği tespitinde de bulundu. Suriye rejimi ve Kürtlerin operasyonel başarıları sayesinde özgüvenlerinin yükseldiğini anımsatan Sağnıç, şu vurguları yaptı:

"Trump'ın iktidara gelmesi ile beraber, ABD ve Pentagon projesinin Suriye'de galip gelmesi ve SDG'nin koalisyon desteği ile Rakka'ya operasyon başlatacağının kesinleşmesi, özelikle Suriye Kürtleri ve PKK'nin bölgedeki diğer toplum ve siyasi güçlerle ilişkileri için kritik bir eşik teşkil etti. Bu kritik eşiğin ne kadar ne kadar riskli olup olmadığını şimdiden görmek mümkün değil çünkü askeri durumun önümüzdeki birkaç yıl içerisinde ne durumda olacağını bilmiyoruz. Bununla ilgili işaretler var ve elbette Suriye rejiminin Irak'taki ve Suriye'deki müttefikleri ile birlikte ileriye bir grafiği olduğunu görmek mümkünken, aynı şekilde SDG'nin de ABD liderliğindeki koalisyondan aldığı askeri desteğin, güç dengesinde benzer ve kuvvetli bir etki yaptığını söylemek mümkün. Bu da her iki taraf için bir tür özgüven getirmekte elbette. Irak-Suriye sınırında Haşdi Şabi'nin Şengal'den El-Kaim'e kadar bölgeyi kontrol edeceği kesinleşmişken, Suriye rejiminin daha fazla özgüven kazanması ne kadar normal ise, SDG'nin de ABD'den resmi ve direk olarak silah almaya başlaması da benzer bir özgüven yükselmesine sebep oluyor."

YPG güçleri - Sputnik Türkiye
PYD: Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle toplantı yaptığımız doğru değil
‘EKONOMİK AMBARGODAKİ PYD'NİN PLANI IRAK KÜRDİSTANI İLE TİCARET'

Diğer yandan PYD ya da SDG'nin kontrol ettiği Suriye'nin kuzeyindeki ekonomik soruna dikkat çeken Sağnıç, ekonomik ambargo için IKBY yönetimine bakılmak durumunda kalınacağı görüşünde:

"Bu sorunun sebebi Türkiye sınırının tamamını kapalı olması ve PYD ile Kürdistan Hükümeti arasındaki ilişkilerden dolayı iki taraf arasındaki sınırlarda da ticaret çok zor. Suriye rejimi ekonomik olarak çok güçsüz ve PYD ile bazı politik sorunları ticari ilişkiler önünde engel. Sonuçta ortaya ABD'nin Suriye'deki en güçlü askeri müttefikinin karşılaştığı bir ekonomik ambargo resmi çıkmış oluyor. Bu ekonomik ambargoyu aşmanın birkaç tane yolu var. PYD bu ambargoyu Kürdistan Bölgesi'ni devre dışı bırakarak, Irak üzerinden aşabilmek tarzı bir plan geliştirmişti. Fakat ABD'nin Suriye rejimi, Irak rejimi ve İran kampı ile ilişkilerinin çok ciddi ve hızlı bir şekilde bozulması bu proje önünde şu anda bir engel. ABD'li yetkililer bu tür bir ekonomik ambargonun devamına izin verilmeyeceğinden ve müttefikleri arasında ilişkilerin geliştirilmesi için adımlar atılacağından bahsettiler. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve PYD arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşebilmesi ve PYD bölgesini ekonomik ambargodan kurtulabilmesi için Erbil hattını tekrar kullanabilmesi masada bulunan tek proje. Bunun dışında bir proje yok ve olması da mümkün değil."

Sağnıç bu noktada PYD'nin Türkiye ile bir çıkış yapmasını ise ‘dışladı'. "Türkiye ile PYD ilişkilerinin herhangi bir ekonomik anlam kazanabilmesi, ilişkilerin normalleşmesi durumunda dahi öngörülmüyor" diyen Sağnıç, şöyle konuştu:

"Irak hükümetinin de Suriye-Irak sınırında ciddi bir kontrol sağlayamayacağı çok açık olduktan ve Şii milisleri bu bölgeye geldikten sonra ortaya bu ekonomik ambargoyu aşabilecek tek yöntem olarak Irak Kürdistan Bölgesi ile Suriye Kürdistan Bölgesi arasındaki sınırların işlevsel hale getirilmesinden başka bir çözüm kalmıyor. Öte yandan Afrin biraz daha Rusya'nın etkisinde olan bir bölge olduğu için, bu noktada özellikle Suriye Rejimi'nin, ortada bir Rusya faktörü varken, bu bölgede Kürtler ile ilişkilerini bozması pek makul görünmüyor."

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала