Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Dünya haritası - Sputnik Türkiye
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

Karar yazarı Ocaktan: Demek ki insan hakları örgütleri o gün Leyla Hanım'ı savunurken abesle iştigal ediyorlarmış

© Fotoğraf : TBMMLeyla Şahin
Leyla Şahin - Sputnik Türkiye
Abone ol
Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, "Türkiye’de insan hakları ihlali olduğunu söylemek artık abesle iştigaldir" diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta'nın 28 Şubat'ta mağduriyet yaşayanlardan biri olduğunu hatırlattı.

Mehmet Ocaktan, "Dindarlık anlayışımızı sorgulamalıyız" başlığıyla yayımlanan yazısında 28 Şubat sürecine dair birtakım hatırlatmalarda bulundu.

O dönem de devletin en büyük meselesinin yine 'beka sorunu' olduğunu belirten Ocaktan, "O gün ülkeyi yönetenler, devletin bekasını başörtülü kızlara karşı korumak için ilkel bir yasakçı zihniyete sarılmışlardı. İşte o günlerde bu derin mağduriyeti yaşayan yüzlerce kızdan birisi de Leyla Şahin'di. O şimdi milletvekili, aynı zamanda AK Parti'de İnsan Haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı" dedi.

Ocaktan daha sonra Leyla Şahin Usta'nın geçen günlerde kullandığı şu ifadeye atıfta bulundu:

Enes Kanter - Sputnik Türkiye
Enes Kanter'den Trump'a: Türkiye'de yaşanan insan hakları ihlalleri hakkında konuşmalı
- İnsan hakları ihlali deyince akla somut söylenebilecek bir iki tane olay bile gündeme getiremiyorlar. Bu çok algı ve yanlış söylemlerle birlikte aleyhimize kullanabilecek bir alan olarak görülebiliyor. Aslında bunların hiçbiri doğru değil. Türkiye'de insan hakları ihlali olduğunu söylemek artık abesle iştigaldir. Sonuçta hukuk ve kanunlar herkes için geçerlidir. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuka aykırı kim iş yapıyor ve ülkeye zarar veriyorsa ve terör örgütleri ile iş birliği içerisinde kanuna aykırı iş yapıyorsa elbette hesabı sorulacaktır. Burada kişinin mesleği, kimliği, görevi ve makamı hiç önemli değildir. Türkiye o yüzden bir hukuk devletinin kuralları neyse ve anayasamızın bize verdiği yetki ve sorumluluk neyse bu kurallar içerisinde bütün kanunlarımıza saygılı bir şekilde ve hukukun üstünlüğünü de koruyarak insan hakları noktasında insan onuruna yakışır bir tavır sergileyerek dünyaya örnek bir ülkedir aslında Türkiye.

'TÜRKİYE'DEKİ DİNDARLIK ANLAYIŞININ SORGULANMASI GEREKTİĞİ YÖNÜNDEKİ KANAATİM DAHA DA GÜÇLENDİ'

Avrupa Birliği Komisyonu'nın insan haklarından sorumlu üyesi Dunja Mijatovic - Sputnik Türkiye
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Kavala davasına bugün resmen müdahil oldu
Mehmet Ocaktan, Şahin'in söz konusu açıklamasında yer alan "Türkiye'de insan hakları ihlali olduğunu söylemek artık abesle iştigaldir" cümlesi için "Okuduğumda, Türkiye'deki dindarlık anlayışının sorgulanması gerektiği yönündeki kanaatim daha da güçlendi. Maalesef dindarlar geçmişte yaşadıkları acıları o kadar çabuk unuttular ki, bugün küçücük de olsa bir empati yapma gereği bile duymuyorlar" dedi.

Ocaktan, şöyle devam etti:

— Oysa özgürlükler ve insan hakları konusunda en çok duyarlı olması gerekenler dindarlardır. Çünkü hem unutmamaları gereken bir mağduriyet geçmişleri var, hem de dinin hak-hukuk ve özgürlük konusunda kendilerine yüklediği büyük bir sorumluluk var. Unutmayalım, bugün hem Cumhurbaşkanı Erdoğan adaletle ilgili sorunların altını çiziyor, hem de Uluslararası Af Örgütü, Mazlum-Der ve İHD gibi kuruluşlar bugün Türkiye'deki insan hakları ihlalleriyle ilgili raporlar yayınlıyorlar. Ve biliyoruz ki bu kuruluşlar geçmişte devletin ve AİHM'nin karşısında Leyla Şahin'in yanında yer almışlardı. Demek ki insan hakları örgütleri o gün Leyla Hanım'ı savunurken abesle iştigal ediyorlarmış.

Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала