Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Dünya haritası - Sputnik Türkiye
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

Akşener'den Diyanet İşleri Başkanı'na eleştiri: Atatürk’le alıp veremediğiniz nedir?

© AA / Raşit Aydoğan Meral Akşener
Meral Akşener - Sputnik Türkiye
Abone ol
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı isim vermeden eleştiren İYİ Parti lideri Akşener, "Bağımsızlığı sağlamak için ödenmiş bedeller var. O bedeli tereddütsüz göze alıp, toprağa düşenlere, saygı göstermek zorundasınız. Bu bir lütuf değil hem dinimizin hem de töremizin gereğidir. Allah-Muhammed aşkına; Atatürk’le alıp veremediğiniz nedir?" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 14 günlük karantina süreci sonrası ilk grup toplantısında konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’da kılınan Cuma namazında verdiği hutbedeki sözlerini isim vermeden eleştiren Akeşener, şu ifadeleri kullandı:

Devlet Bahçeli - Sputnik Türkiye
'Erbaş'ın sözleri bağlamından koparıldı' diyen Bahçeli: Atatürk'e lanet okuyacak bir hayasız henüz anasından doğmadı
Ayasofya’da, makamının ve sıfatının gereğini yapıp, gönülleri kazanmak yerine, lanetlerden bahsedenlere sesleniyorum; Türk tarihine, hakkıyla sahip çıkmak bir şereftir. İstiklal mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal’i anmak, bir şereftir. Sizler bu şerefle yaşamamayı tercih edebilirsiniz. Bu sizin sorununuz. Rahmetli Elçibey’in dediği gibi; ‘Allah’ın bahşettiği şerefi istemeyene, biz zorla şeref verecek değiliz.’ Ama unutmayın ki; bağımsızlığı sağlamak için ödenmiş bedeller var. O bedeli tereddütsüz göze alıp, toprağa düşenlere, saygı göstermek zorundasınız. Bu bir lütuf değil hem dinimizin hem de töremizin gereğidir. Allah-Muhammed aşkına, Muhammed-Ali aşkına; Atatürk’le alıp veremediğiniz nedir? Vatanı işgale yeltenen Yunanlılar, Fransızlar, İngilizler, Mustafa Kemal’e düşman olsa anlarım. Ama siz neden düşmansınız? Buradan iktidardakilere sesleniyorum; Diyanet İşleri Başkanlığı bizim için kıymetli bir makamdır. Ama şunu söylemeden de geçemem; siz utanmadan Ayasofya’yı düşmandan kurtaran ecdada saygısızlık ederken, 16 Türk adasında Yunan bayrakları, dalgalanmaya devam ediyor. Onlar şanlı bayrağımızı ateşe vererek milli onurumuza hakaret ediyor, ama siz hala Mustafa Kemal’le uğraşıyorsunuz. Yazıklar olsun.”

Ali Erbaş - Sputnik Türkiye
İYİ Partili Çıray'dan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş hakkında suç duyurusu
Erbaş, "Fatih Sultan Mehmet Han, gözbebeği olan bu muhteşem mabedi kıyamete kadar cami olmak kaydıyla vakfedip müminlere emanet bırakmıştır. Bizim inancımızda vakıf malı, dokunulmazdır. Dokunanı yakar. Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar" demişti.

Başka birçok konuda açıklamalarda bulunan Akşener'in konuşmasından satır başları şu şekilde:

‘İktidar, Allah’ın evine siyaset sokma hastalığından bir türlü kurtulamadı’

  • İlk günden itibaren hep dedik ki, ‘Ayasofya’yı ibadete açın, ama siyasete kapatın.’ Ama iktidar, Allah’ın evine siyaset sokma hastalığından bir türlü kurtulamadı. Ortak değerlerimizi suiistimal etmekten geri kalmadı. Karar sürecinde gösterdikleri riyakarlığı, açılış programındaki sözleriyle bambaşka bir boyuta taşıdılar.
  •  Güzel Ayasofya’nın, o güzel gününde, hepimiz şu cümleleri bekledik; ‘Selam olsun Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan’a, selam olsun İstanbul’u fetheden Fatih’e, selam olsun, İstanbul’a ve Ayasofya’ya istiklalini yeniden kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e…’ Söylenmesi gereken buydu. Ecdadımıza ve tarihimize saygının gereği buydu. Devlet insanlığına, cumhurun başkanlığına yakışan buydu. Ama bu bile efendilere zor geldi. Bırakın saygıyla selamlamayı, saygısızlık etmekte hiçbir beis görmediler. Böylesine güzel bir günde bile düşmanlık etmekten utanmadılar.
  • Hiçbir suni gündem, ülkemizin, 34 OECD ülkesi arasında, kadına yönelik şiddet olaylarında birinci sırada olduğu gerçeğini örtemeyecek.

‘Türkiye, geçen yıl 474 kadınımızın öldürüldüğü bir ülke olma utancından arınmak zorunda’

  • Türkiye, son 10 yılda 3 bin, geçen yıl 474 kadınımızın öldürüldüğü bir ülke olma utancından arınmak zorunda. Geçtiğimiz günlerdeki bir gösteride açılan pankart yüreğimi yaktı. Bir kadın, diğer kadınlara sesleniyor ve diyordu ki; ‘Kız kardeşlerim, bir gün öldürülürsem, davam size emanet.’ Bu sözler, Türk kadınının durumunu özetleyen sözlerdir. Ve aslında bu sözler, ülkeyi yönetenlerin yüzüne atılan bir tokattır.
‘Kadınların, erkeklere güvenemediği bir dünya, kıyamet alametidir’
Kadına yönelik şiddet protestosu - İstanbul Sözleşmesi - Sputnik Türkiye
'İstanbul Sözleşmesi' forumuna katılan 8 kadın gözaltına alındı
 Ey Türk erkekleri; bu sözlere kulak verin. Bu sözlere anneniz, kızınız, eşiniz, sevdikleriniz için kulak verin. Kadınların, erkeklere güvenemediği bir dünya, kıyamet alametidir. Kadınının yanında duracak mertliği göstermemek Türk töresine yakışmaz. Buradan tüm kadınlarımıza ve onlara şiddeti reva gören vicdansızlara sesleniyorum; iyi ve cesur insanların iktidarında, çıkıp diyeceğiz ki; ‘Kadınlarımızı özgür ve güven içinde yaşatamayan bir düzen, düzen değildir.’ Çıkıp diyeceğiz ki; ‘Tek bir kadın gözyaşı döküyorsa, o düzeni yıkar, yenisini kurarız.’ Bunu sağlamak için çok fazla şeye ihtiyaç yok. Yasaları hakkıyla uygulamak, önlemleri hakkıyla almak, yeter. Bu bir zihniyet meselesidir. Nefreti, düşmanlığı bırakıp kadınıyla erkeğiyle milletimizin her bir ferdini sevmek yeter.
‘İstanbul Sözleşmesi’nin maddelerini hakkıyla uygulamaya çağırıyorum’
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала