Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Dünya haritası - Sputnik Türkiye, 1920
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

Galatasaray Üniversitesi akademisyenleri: Fransız akademisyenlere yönelik Türkçe dil sınavı dayatmasından vazgeçilmeli

© Fotoğraf : TwitterGalatasaray Üniversitesi, dil şartı protestosu
Galatasaray Üniversitesi, dil şartı protestosu - Sputnik Türkiye, 1920, 23.02.2021
Abone ol
Galatasaray Üniversitesi akademisyenleri, okul bünyesindeki Fransız öğretim üyelerine Türkçe bilme şartı getiren karara karşı basın açıklaması yaptı. Akademisyenler ortak deklarasyonda kararın mağduriyet yarattığını ve iptal edilmesi gerektiğini ifade ettiler.

Türkçe-Fransızca eğitim veren Galatasaray Üniversitesi'nde görev yapan Fransız akademisyenlere ‘B2 seviyesinde Türkçe bilme şartı’ getirilmesine karşı, akademisyenler birlikte deklarasyon yayınladı. Getirilen dil sınavı şartına karşı çıkan akademisyenler yayınladıkları ortak bildiriyle "Galatasaray Üniversitesi’ndeki Fransız akademisyenlere yönelik dil sınavı dayatmasından vazgeçilmelidir" dedi.

Bildiride, Fransız akademisyenlere Türkçe bilme şartının kendilerine gayriresmî olarak bildirildiği, oturma izni yenilemesi sırasında bu şartın belirtilmediği aktarıldı. Birçok Fransız öğretim üyesinin 15 Eylül 2020'den bu yana oturma iznini yeniletemediğini ve birçok mağduriyet yaşandığını ifade eden akademisyenler, karardan bir an önce geri dönülmesini istedi.

© Fotoğraf : TwitterGalatasaray Üniversitesi'nde akademisyenlerden dil şartı protestosu
Galatasaray Üniversitesi akademisyenleri: Fransız akademisyenlere yönelik Türkçe dil sınavı dayatmasından vazgeçilmeli - Sputnik Türkiye, 1920, 23.02.2021
Galatasaray Üniversitesi'nde akademisyenlerden dil şartı protestosu

‘Öğrencilerimizin eğitime erişim hakkı ellerinden alınmaktadır’

Galatasaray Üniversitesi akademisyenlerinin ortak bildirisinin tam metni şöyle:

  • "Bizler, çeyrek asırdır dayanışma içinde omuz omuza çalışan Türkiye ve Fransa vatandaşı öğretim elemanları olarak, 1992’de iki hükümet tarafından imzalanan çift taraflı bir anlaşma ile belgelenmiş Fransa-Türkiye dostluğunun sembolü olan Galatasaray Üniversitesi’nin birer parçasıyız. Üniversitenin kuruluşundan bu yana, öğrencilerimize çokkültürlü ve çift dilli bir eğitim vermeyi sürdürmekteyiz. Ancak öğrencilerimizin bu eğitime erişim hakkı, uygulamaya konan son kararlarla ellerinden alınmaktadır.
‘Çoğunun oturma izinleri Eylül 2020’den beri yenilenmedi’
  • Çalışma koşullarımız Kovid-19 pandemisinin yol açtığı sağlık krizi nedeniyle zaten belirgin biçimde bozulmuşken, bu sağlık krizine ‘ikamet’ başlığı altında yeni bir kriz eklenmiştir. 2020-2021 akademik yılı güz döneminin sonunda, Galatasaray Üniversitesi’ndeki Fransa vatandaşı öğretim elemanlarına, Türkiye’de ikamet edebilmek için B2 düzeyinde Türkçe bildiklerini belgelemek zorunda oldukları gayriresmî bir biçimde bildirilmiştir. Oysa bu koşul, oturma izinlerinin yenilenmesi sırasında kendilerine belirtilmemiştir. Sonuç olarak, Fransa vatandaşı öğretim elemanlarının çoğunun oturma izinleri 15 Eylül 2020’den bu yana yenilenmemiştir.
  • Bu durumun, söz konusu akademisyenlerin profesyonel ve gündelik hayatları üzerinde olumsuz etkileri olmuştur. Kampüste eğitim vermeleri yasaklanmış, yasal bir kontratla ev tutabilmeleri, bir telefon operatörü ya da internet sağlayıcısıyla sözleşme yapabilmeleri, yeni sağlık düzenlemeleri kapsamında toplu taşıma kartlarını güncellemeleri ve özellikle de ailelerini ve yakınlarını görmek için bile olsa Türkiye dışına çıkmaları imkânsız hale gelmiştir.
  • Öğretim elemanlarının yaşadığı bu zorluklar, akademik programın işleyişini de doğrudan etkilemiş ve öğrencilerimizin akademik yaşamını sekteye uğratmakla kalmamış, gelecekleri üzerinde de bir belirsizlik yaratmıştır.

Bu nedenle,

  • Fransa vatandaşı öğretim elemanlarının değerlendirme kriterinin bir anda akademik içerikli olmaktan çıkarılıp dil seviyesinin ölçülmesine indirgenmesini üzüntüyle karşılamakta ve bu kararın hangi yasal belgelere dayandığını merak etmekteyiz. Dile getirildiği şekilde bir mütekabiliyet söz konusuysa eğer, 31 Temmuz 2020’de iki ülkenin hükümetleri tarafından imzalanan EILE anlaşmasının varlığı unutulmuş demektir. Kaldı ki bu anlaşma, Fransa’daki ortaöğretim kurumlarında çalışan yabancı uyruklu öğretmenlerin çalışma koşullarını düzenlemektedir.
  • Ayrıca, Galatasaray Üniversitesi’nin öğretim elemanlarının sağlaması beklenen yeni koşullarla ilgili olarak, B2 düzeyinde Türkçe zorunluluğunun yarattığı sorunların altını çizmek isteriz: Zaten çok yüksek olan B2 seviyesi, verilen eğitimin Fransızca olduğu göz önünde bulundurulduğunda bir zorunluluk arz etmemektedir ve bu koşulun, gelecekte Türkiye’de eğitim vermeyi düşünen ya da sınırlı bir süre için Türkiye’ye gelecek olan akademisyenler üzerinde caydırıcı bir etkisi olacağı açıktır.
  • Söz konusu durumun, Türkiye’nin tek frankofon yüksek öğretim kurumu olan üniversitemizde Fransızca öğretim seviyesinin düşmesi ile sonuçlanacağını da belirtmek isteriz.

Bizler,

  • Tüm tarafların lehine bir çıkış yolu bulunması amacıyla, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ile Fransa’nın diplomatik mercileri arasındaki müzakerelerin yeniden başlamasını,
  • İkamet izninin verilmesini belli bir seviyede Türkçe bilme koşuluna bağlayan karardan bir an önce geri dönülmesini,
  • Fransa vatandaşı öğretim elemanlarının Türkiye’deki durumunu yasal hale getiren ve öğrencilere karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini mümkün kılan ikamet belgelerinin ivedilikle teslim edilmesini talep etmekteyiz.

Dayanışma içindeki Türkiye ve Fransa vatandaşı öğretim elemanları olarak, hatırlatmak isteriz ki:

  • Bu durum, temel bir hak olan öğrenim hakkını tehdit etmektedir; söz konusu olan bir mütekabiliyet esasına göre davranmaksa bile, bu esas, temel hak ve özgürlüklere uygulanamaz.
  • Yüzyıllara dayanan eğitim geleneğiyle köklü bir kurum olan Galatasaray, Türkiye ve Fransa halkları arasındaki tarihî dostluğun bir sembolü olmayı sürdürmektedir.
  • Hiçbir akademik ve kültürel kurum politik gerilimlere alet edilmemeli, aksine bu kurumlar, her zaman ulaşmayı arzuladığımız barış ve dostluğun araçları olarak görülmelidir."
Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала