Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Akşam Postası - Sputnik Türkiye, 1920
AKŞAM POSTASI
Türkiye ve dünya gündeminde öne çıkan konuların ele alındığı; politikacı, uzman ve gazetecilerin yorumlarıyla katkı sunduğu Atilla Güner'le Akşam Postası, hafta içi her akşam dinleyicilerle buluşuyor.

Prof. Dr. Enis Tulça: Atatürk ve Lenin’in kurduğu dostluk bugüne de yansıyor

16032021-AP.mp3
Abone ol
Prof. Dr. Enis Tulça, “Atatürk ve Lenin’in inşa ettiği o dostluk bugüne kadar gelebildi. Türkiye, NATO ve AB ülkelerinin çoğuyla Rusya ile olduğu kadar yakın değil. Bu iki ülkenin dostluğu bölgede sorunların çözümü için de çok kritik öneme sahip” dedi.

Milli Mücadele döneminden bu yana 100 yıldır süren Ankara-Moskova dostluğunun tarihçesini Prof. Enis Tulça RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na anlattı. Dedesi Cumhuriyet döneminin ilk Moskova Büyükelçisi olan Prof. Tulça, “Atatürk ve Lenin’in inşa ettiği o dostluk bu güne kadar gelebildi. Türkiye, NATO ve AB ülkelerinin çoğuyla Rusya ile olduğu kadar yakın değil. Bu iki ülkenin dostluğu bölgede sorunların çözümü için de çok kritik öneme sahip” dedi.

İşte Prof. Tulça’nın yaptığı açıklamalardan satırbaşları:

''İstiklal Savaşı yıllarında Lenin, emperyalist devletlerin Anadolu'daki mevcudiyeti veya Osmanlı'nın muhtemel dağılması durumunda oluşabilecek risklere karşı Mustafa Kemal ve arkadaşlarına çok önemli bir destek verdi. Nisan 1920'deki Atatürk ve Lenin'in mektuplaşmasından sonra silah ve altın yardımı yapıldı. Bu çok kıymetli bir destekti.

Taksim anıtındaki Rus generaller

O dönemde Yunan işgali ilerliyor. Orduyu güçlendirmek şart. Taksim anıtında da yer alan iki Rus generalin kurmay desteği ve askeri yardımlar tam da o dönemde geldi. Atatürk ''Ben Ankara'dayım ama aklım İnebolu'da'' sözüyle İnebolu'ya gelen Rus yardımlarını kast ediyordu. Lenin'in Rusya'sının Cumhuriyet kurulana kadarki süreçte İstiklal Savaşı yıllarında Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bu başarıyı alması için çok önemli bir desteği var. O kadar büyük bir mücadele var ki İstanbul ile mücadele var, saltanat ile mücadele var... 

'Dedem Moskova’da büyükelçiydi'

Enis Akaydın benim dedem. Mayıs 1922'den itibaren Moskova Büyükelçiliği'nde görev yapıyor. Ali Fuat Paşa dönüyor, Zekai Apaydın Büyükelçi olarak atanıyor fakat Lozan’da Zekai Apaydın Osmanlı Tasfiye Borçları komisyon başkanı atanıyor. O zamanki seyahat şartlarına göre bakıyorlar ki aynı zamanda Moskova Büyükelçiliği'ni yapamayacak ve Atatürk diyor ki “Orada Enis bey var 1 yıldır da kendisi orada, sıfatı elçi onu büyükelçi olarak tevdi edelim ve Moskova Büyükelçisi olarak göreve başlasın'' diyor ve 1 Kasım 1923'te atıyor. Cumhuriyet kurulduktan iki gün sonra.

'İki ülke, örnek komşular'

1925 Türk-Rus tarafsızlık ve Dostluk anlaşması imzalanması iki ülke için çok önemliydi. O temel bugünlere kadar geldi. 1990 sonrası ilişkilere bakın, Türkiye’nin bir NATO üyesi olarak Rusya ile kurduğu kadar yakın ilişkisi birçok NATO üyesiyle yok. Ya da AB üye adayı olarak birçok AB üyesiyle benzer bir ilişkisi yok. Tabi ki anlaşmazlıklar ve görüş ayrılıkları var. Ancak örneğin Karabağ sorunu Türkiye-Rusya dostluğu sayesinde çözüldü.

Birçok konuda Atatürk ve Lenin’in inşa ettiği yapının bugünlere geldiği bir akis var. Örnek komşuyduk her zaman. Sanayi, yatırım ve turizmde büyük zenginlik var iki ülke arasında. Savaş uçağı düştü, büyükelçi öldürüldü ama bunların hepsi aşılabildi. Bundan sonra da bu dostluğun sürmesi çok önemli.'' 

Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала