Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Yazar Ertekin: İnsanın kendisiyle bir yarış halinde olması lazım

25072021-Gundem Disi.mp3
Abone ol
Yazar Ertekin, “Kadın kadının kurdu değil, yurdu olmalı. İnsanların birbirini neden kıskandıklarını, birbirlerinin mutsuzluklarıyla nasıl beslendiklerini algılayamıyorum. İnsanın kendisiyle bir yarış halinde olması lazım” ifadelerini kullandı.
Uğur Dündar’dan Ali Kırca’ ya, Ayşenur Arslan’dan Reha Muhtar’a kadar Türkiye’de en fazla gazeteciyle çalışan ve çok sayıda ulusal televizyon kanalında, genel yayın yönetmenliğinden, genel koordinatörlüğe uzun yıllar yöneticilik yapan Hande Ertekin, Gündem Dışı’nda stüdyo konuğuydu.
1800'lerin sonlarında başlayan ve 1920'lerde devam eden bir aşkın güncesini anlattığı ilk romanı ‘Zevce’den sonra modern dünyanın içinde hayat bulan bir aşk hikayesini anlattığı ikinci romanı ‘Konu Aşksa ile okuyucusunun karşısına çıkan Ertekin, bu defa üçüncü romanı ‘Altıncı Göz’ ile okuyucusuyla buluştu.
Ertekin, üçüncü romanında bu defa, kadın hikâyeleriyle okuruyla buluştu. Farklı dünyalardan, farklı dönem ve yaşlardan altı kadının tesadüfen kesişen yolları, ilham verici bir yolculuğa açılıyor Ertekin’in romanında. Daha önce hiç anlatmadıkları hikâyeleri, paylaşılan acılar, sarılan yaralar ve birbirine destek veren omuzlar, kadınların içindeki gücü uyandırmaya yardım ediyor.
Ertekin, “Çok ufak yaştan itibaren bir aşk çocuğu olarak büyüdüm. Çünkü benim annem ve babam 51 senedir evliler ve ben birbirlerine hala aşkla baktıklarını görüyorum. Aşk, benim hayatımda birçok şeyden daha önemli. O yüzden kitaplarımda da aşk hep var” dedi.
Ertekin, şöyle devam etti:
“Aşk, gurur, onur tanımayan bir şey aslında… Aşkta ısrar ettiğinizde ve sabır gösterdiğinizde eğer karşılıklıysa, sevgiye, saygıya dönüşebilir ve bir şekilde devam edebilirsiniz. Ama bazen de öyle anlar var ki karşınızdakine ne yaparsanız yapın bir sonuç alamıyorsunuz. İşte o zaman da gitmeyi bilmek gerekiyor. Aşk, insanın kendisini, kendinden başkasına şuursuz olarak emanet edebildiği bir duygu.
Kadın kadının kurdu değil, yurdu olmalı. İnsanların birbirini neden kıskandıklarını, birbirlerinin mutsuzluklarıyla nasıl beslendiklerini algılayamıyorum. İnsanın kendisiyle bir yarış halinde olması lazım.
Hayatta dert edecek o kadar şey varken biz kadınlar en çok aşkı ve aşk acısını dert ediniyoruz. Çok güçlü varlıklarız, kendi ayaklarımızın üzerinde durabilme, meslek sahibi olabilme… Ev işiydi, çocuk bakımıydı, her şeye gücümüz yetiyor ama dağıldığımız tek yer aşk! Duygusal olduğumuz için.”
Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала