İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye, 1920
Türkiye
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar

Habertürk yazarı Sarıkaya: Her köyde aynı cümle tekrarlandı, 'Söndürmediler, yanmasını beklediler'

© İHA / Bekir TosunMuğla - Kavaklıdere - orman yangını
Muğla - Kavaklıdere - orman yangını - Sputnik Türkiye, 1920, 19.08.2021
Abone olTelegram
Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, orman yangınından etkilenen bölgelerde insanların "Söndürmediler, yanmasını beklediler" görüşünde olduğunu dile getirdi. Sarıkaya, "İçlerinden birine, 'Neden yanmasına izin versinler' diyecek oldum, bana öyle bir baktı ki, ikinci sorumu sormaya cesaretim kalmadı" dedi.
Habertürk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, 'Yangın seli' başlıklı yazısında Türkiye'deki son orman yangınlarının o bölgede yaşayan insanlar üzerindeki etkilerine yer verdi.
Muğla'nın iki hafta önce yanan 6 köyünde "Arazözler söndürmek için emir bekledi, yangın her tarafı sardı" cümlesinin ısrarla dile getirildiğini belirten Sarıkaya, insanların hangi saatte, hangi arazözün köye geldiğini, aracı hangi şoförün kullandığına kadar detay verdiğini kaydetti.
"Özellikle de kadınlar... Bir anda etraflarını saran orman yangının etkisinden kurtulamamışlar, yanıp giden geçim kaynağı zeytinliklerinin yeniden yetişmesi için en az 10 yıl gerektiğinden söz ediyorlar" ifadesini kullanan Sarıkaya, şöyle devam etti:
"İçlerinden biri Milas’ın Bozalan Köyü’ne Van’dan gelin gelmiş. Eşi ile birlikte dağdan yaban zeytinlerinin fidelerini alıp ehlileştirip kendilerine geliş kapısı yapmış. Geçim kapısı olan tek ağacı kalmamış... Bir diğeri, yanan ağaçlardan çok, yok olup giden bitki örtüsünün üzüntüsünde. Çünkü dağdan topladığı kekik, fesleğen, naneyi kurutup, küçük paketler yaparak pazarda satıyormuş.
Ağıdın ardından gelen iç çekmesine benzer hıçkırıklı ses tonuyla hayıflanmasını sürdürdü: 'Giden sadece ağaçlar değil, bize şifa olan, hastalandığımızda iyileşmemizi sağlayan otlarımız, arılarımız, ballarımız da gitti... Söndürmediler, yanmasını beklediler...'
Ardından bedduası geldi... 'Bana diyor ki emir gelmedi su sıkmam için. Ne emri. Ben 80 yıldır burada yaşıyorum, yangınla savaşın emri mi olurmuş?'"

'İçlerinden birine, 'Neden yanmasına izin versinler' diyecek oldum'

Sarıkaya, dağ köylerinin hepsinde, özellikle de kadınlarda bu söyleme dayalı bir kanaat oluştuğunu dile getirdi.
"Siz ne kadar nem oranı çok düştü, 'sadece bizde değil, Avrupa'nın birçok ülkesinde de benzer yangınlar var' deseniz de kanaati oluşmuş, dinleme taraftarı değil" diyen Sarıkaya, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile birlikte gezdikleri, kıvrımlı yollarından geçip köy meydanına ulaştıkları her köyde yakınmanın aynı olduğunu belirtti.
"Çökertme’de de Mazı’da da; Bozalan, Türkevleri köylerinde de aynı cümle tekrarlandı. İçlerinden birine, 'Neden yanmasına izin versinler' diyecek oldum, bana öyle bir baktı ki, ikinci sorumu sormaya cesaretim kalmadı" diye yazan Sarıkaya, şunları anlattı:
"Dolayısıyla öyle ikna olacak durumları da yok, çünkü yangını bizzat yaşamışlar... Her yerde önce kadınlar söze girdi, ardını muhtarlar ve erkekler getirdi. Bozalan Muhtarı Dursun Kayhan, yıllarca orman yangını ile karşılaştıklarını, ilk kez böyle bir uygulama gördükleriniz belirterek başladı.
Bu olaya kadar bir yangın olduğunda jandarma ve orman muhafaza, köyün güçlü erkeklerinden destek ister, onlar da evde kazma kürek ne varsa yüklenir gider, Orman’ın arazözlerinin de desteği ile söndürürmüş.
Bu kez öyle olmamış... 'Bizi yangının üstüne sürmediler, köyü terk etmemizi istediler...' Akşener, anlatılanlara anlam verememiş halde dönüp bir daha sordu. Gittiği her köyde aynı cümleyi işittiğini belirtti; muhtar yaşadıklarını tekrar anlatırken, köy meydanına doluşmuş kadınlar, 'Aynen öyle oldu...' diye kendisini tasdik ediyordu..."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала