Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
GÖRÜŞ

Batı ve Doğu’nun mücadele sahası Afrika’da, Türkiye’nin hedefleri neler?

© AACumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'da - Sputnik Türkiye, 1920, 21.10.2021
Abone ol
Özel
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği ziyaret ile Türkiye’nin Afrika’daki faaliyetleri yeniden tartışılmaya başlandı. ABD-Fransa hegemonyasının azalması ile birlikte bir çekişme sahası haline gelen Afrika’da, Türkiye’nin hedefleri neler? Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mürsel Bayram, Sputnik’e anlattı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola, Togo ve Nijerya ziyaretlerini tamamlayarak Türkiye’ye dönüş yaptı. Bu ziyarette ticari ve askeri konularda birçok görüşmeler yapıldı ve çeşitli anlaşmalara imzalar atıldı.
Rakamlara bakıldığında Türkiye’nin Afrika’daki artan işbirliği de görülüyor. Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un verdiği bilgilere göre; 2003'te Türkiye-Afrika ticaret hacmi 5,4 milyar dolar seviyelerindeyken 2020'ye gelindiğinde bu rakam 25,3 milyar dolara ulaştı. Aynı şekilde 2003’te Türkiye'nin Afrika'ya ihracatı 2 milyar dolarken 2020’de ise 15 milyar dolara çıktı. İthalat ise 3 milyar dolardan 10 milyar dolara yükseldi.
Öte yandan Afrika'daki yatırımlarının piyasa değeri 6 milyar doları aşarken Türk müteahhitlerin kıta genelinde üstlendikleri projelerin büyüklüğü ise kümülatif olarak 77 milyar doları geçti.
Türk Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yer alan verilere göre ise Türkiye’nin Afrika’da 2002 yılında 12 Büyükelçiliği varken 2021’de bu sayı 43’e yükseldi. Diğer yandan 2008 yılının başında 10 olan Ankara’daki Afrika Büyükelçiliklerinin sayısı da 2021 yılında 37’ye çıktı.
Hem ekonomik hem de diplomatik olarak Afrika’da varlığını güçlendiren Türkiye, kıtanın eğitim ve toplumsal açından kalkınması için de destek veriyor. Bu kapsamda, Türkiye’nin 1992 yılından günümüze kadar 14.000’den fazla Afrikalı öğrenciye lisans, lisansüstü ve doktora bursu verdiği belirtiliyor.
Gine'de Cumhurbaşkanı Alpha Conde alıkonuldu - Sputnik Türkiye, 1920, 06.09.2021
DÜNYA
Gine’deki darbe: ‘Amerikan-Fransız etkisinin baskın olduğu bir darbe izlenimi veriyor’
Bunların yanı sıra Türkiye’nin Afrika’da; Somali, Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde askeri varlığı bulunuyor. Öte yandan Sudan’daki Sevakin Adası’nın 99 yıllığına Türkiye’nin kullanımına verildiği ve Türkiye’nin Cibuti’de de bir üs hazırlığı olduğu biliniyor. Aynı zamanda Türk savunma sanayisi çeşitli Afrika ülkelerine zırhlı kara aracı ağırlıklı olmak üzere ihracat da gerçekleştiriyor. Birkaç Afrika ülkesinin Türkiye’den silahlı insansız hava aracı (SİHA) talep ettiği de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti sırasında medyaya yansıdı. Halihazırda Kuzey Afrika ülkesi Tunus, Türkiye’den Anka-S SİHA satın aldı. Fas’a ise ilk Bayraktar TB2 SİHA’nın teslim edildiği iddia ediliyor ancak bu konuda henüz teyit edilmiş bir bilgi yok.

‘Türkiye’nin varlığı Afrika devletleri için bir fırsat sunuyor’

Tarihte birçok büyük gücün Afrika üzerinde hegemonya kurmak için mücadele ettiğini belirten Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mürsel Bayram, Sputnik'e yaptığı değerlendirmede, “Bugün de birçok devlet Afrika’da yer etmeye çalışıyor” dedi ve şunları ekledi:

Peki, Türkiye ne kadar yer edinebilir? Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nde veto hakkına sahip 5 büyük güçten biri değil, ekonomik olarak da bir büyük güç sayılmayabilir. Türkiye’yi, daha çok orta ölçekli güç ya da bölgesel güç olarak değerlendiriyoruz. Ancak rekabet edebilme bakımından mesela diplomatik rekabet edebilme bakımından belli bir seviyeye geldi. Şuan Afrika’daki büyükelçilik sayısında Türkiye; Çin, ABD ve Fransa’dan sonra dördüncü sırada. Ekonomik olarak da elbette bir Çin ölçeğinde olmayabilir. Çünkü Çin’in Afrika ile ticaret hacmi sadece 2015’te 300 milyar dolara yaklaşmıştı. Ancak Türkiye’nin Afrika ülkelerine 3. yol sunduğunu söyleyebiliriz. Batılı devletlerin Afrika devletleriyle ilişkileri dikte edici, üstten bakan ve Afrika’nın taleplerini dikkate almayan bir anlayış. Ya da bazen demokrasi, şeffaflık gibi şartları öne sürerek yardımlar yapan, şartlara bağlı yardım yapabilen bir ilişki biçimi. Buna karşın Çin de kazan kazan ilişkisi kuruyor, Afrika’nın altyapısını iyileştirdi, en büyük ticaret ortağı haline geldi. Ancak onda da şöyle bir problem var; borç tuzağı diplomasisi dediğimiz yani olumsuz bazı sonuçlar doğurabilen ilişki tarzı da var. Türkiye, ne tam Çin gibi ne tam Batılı aktörler gibi, yani ne borç diplomasisine sürükler ne de tepeden bakan bir anlayışa sahip. Bu anlamda, Türkiye’nin varlığı Afrika devletleri için bir fırsat sunuyor.

‘Fransa, Türkiye’den tehdit algılıyor’

Türkiye’nin Afrika’daki faaliyetleri Fransa ile de bir çekişmeye dönüşüyor. Doç. Dr. Bayram, bu konuda,Fransa, Türkiye’nin Afrika’daki varlığıyla bir takıntı düzeyinde ilgileniyor” yorumunda bulunarak şöyle devam etti:

Bu demek ki Fransa, Türkiye’den tehdit algılıyor. Türkiye’nin Fransızca konuşan Afrika ülkelerindeki faaliyetlerinin Fransa’nın mevcut hegemonyasını erozyona uğrattığı düşünülüyor. Türkiye’ye yönelik kolonyalizm eleştirisinde bulunurken de Afrika devletlerinin bugüne kadar dile getirmiş oldukları, özellikle son günlerde dile getirmiş oldukları ‘Fransız sömürgesi’ eleştirilerden kurtulma yolu olarak bakıyor olabilirler. ‘Evet biz kolonyalizm yaptık ama bizden önce de Osmanlı Devleti vardı. O da benzer şeyleri uyguladı’ demek istiyorlar fakat Osmanlı’nın uygulamalarıyla Fransa’nın uygulamaları birbirinden çok farklı. Osmanlı tamamen kendisine bağımlı değil, içişlerinde bağımsız hatta bazen dışişlerinde de başka devletlerle anlaşma imzalayabilecek bir özerklik tanıyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afrika'daki görüşmelerinin ardından dört liderin imzasıyla bildiri yayımlandı. Bildiride IŞİD ve FETÖ dahil terörle mücadelede iş birliği vurgusu yapıldı, uluslararası topluma salgınla mücadelede vaatlerine uyma çağrısında bulunuldu. - Sputnik Türkiye, 1920, 19.10.2021
DÜNYA
Türkiye, Togo, Burkina Faso ve Liberya liderleri ortak bildiri yayınladı

‘Türkiye’nin jeopolitik hedefleri var’

Peki, Türkiye’nin Afrika’da kurduğu ilişkilerde hedefi nedir? Doç. Dr. Bayram, bu konuya dair ise şunları söyledi:

Türkiye’nin jeopolitik hedefleri var. Ortadoğu istikrarsızlaşırken Afrika geleceğin kıtası olarak görülüyor. Genç ve dinamik nüfusa sahip bir kıta, nüfus artış hızı dünya ortalamasının üzerinde, ekonomik büyüme hızı da dünya ortalamasının üzerinde. En hızlı büyüyen orta sınıf Afrika’da. Ve tabii ki çok kıymetli madenler Afrika’da. Afrika, Türkiye’nin Rusya ve İran’a bağımlılığını azaltabilecek devletleri de içeriyor. Örneğin Cezayir ve Nijerya Türkiye’nin en fazla LNG ithalatı yaptığı ülkeler. Birinci tedarikçi Cezayir, ikincisi Nijerya. Ve şu dönemde petrol fiyatları bu kadar artmışken alternatif tedarikçiler bulma ihtiyacı elbette söz konusu. Mesela Togo küçük bir ülke olabilir ama fosfat zenginidir. Türkiye’de örneğin gübre fiyatlarında artışlardan söz ediliyor, dolayısıyla Togo’daki faaliyetlerin bununla da bir bağlantısı olacak. Bunun dışında artık Türkiye’nin sunabileceği daha fazla fırsat olabileceğini söylemiştik; savunma sanayii ürünleri. Ve Afrika devletleri de buna ilgili gösteriyor. Ziyaret ettiği yerler Angola’da, Nijerya’da, Togo’da… İki devlet başkanıyla daha görüştü Burkina Faso ve Liberya devlet başkanlarıyla da onlar da Türkiye’nin özellikle güvenlik alanında, savunma sanayii alanındaki işbirliğinden faydalanmak istiyorlar. Türkiye’nin yeni bir savunma ortağı olarak da yükseleceğini söyleyebiliriz. Sonuç olarak Afrika eğer geleceğin kıtasıysa, örneğin 2050’den sonra çok daha güçlü bir Afrika kıtası olacaksa bu kıtanın dostluğunu kaybetmek istemez. Dolayısıyla Türkiye’nin stratejisi uzun vadeli. Yani şuan yaptıklarının yatırımların hemen karşılığını almayabilir.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала