Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Seyir Hali - Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Uluç Özülker: Büyükelçilerin yapmış olduğu aslında egemenliğe tecavüzdür

Uluç Özülker: Büyükelçilerin yapmış olduğu aslında egemenliğe tecavüzdür
Abone ol
Radyo Sputnik’te aralarında ABD’nin de bulunduğu 10 büyükelçiliğinin yaptığı Osman Kavala açıklamasını emekli büyükelçi Uluç Özülker yorumladı. Özülker “Büyükelçilerin yapmış olduğu aslında bir egemenliğe tecavüzdür. Bir büyükelçinin bunu yapmış olabileceğini düşünmek mümkün değildir. Karşımızdakiler büyükelçiler değil bu devletlerdir” dedi.
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, aralarında ABD, Fransa ve Almanya’nın olduğu 10 büyükelçiliğin Osman Kavala'nın tutukluluğunun 4. yılı nedeniyle yaptıkları ortak açıklamanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu büyükelçilerin ‘persona non grata’ ilan edilmesi talimatını Radyo Sputnik’te Ali Çağatay’la Seyir Hali programında değerlendirdi.
Özülker, değerlendirmesine şu sözlerle başladı:
“Büyükelçilerin yapmış olduğu aslında bir egemenliğe tecavüzdür. Bir büyükelçinin bunu yapmış olabileceğini düşünmek mümkün değildir. 10 ülkenin kendi aralarında ciddi şekilde karar verip adım atmış oldukları konudur diye bakarım. Karşımızdakiler büyükelçiler değil bu devletlerdir.”

‘Ülkeler birbirlerine görüş bildirebilir, burada en büyük sorun usul sorunudur’

Ülkelerin birbirlerine görüş bildirme hakkı olduğunu söyleyen Özülker, “Buradaki en büyük sorun usul sorunudur. Normal şartlarda ülkeler hoşnut olmadıkları şeyler hakkında diğerlerine görüşlerini bildirme hak ve yetkisine sahiptirler. Bunun diplomaside usulleri vardır. Mesela kolektif nota diye bir şey vardır. Birden fazla ülke aynı görüşte ise ortak bir metin hazırlarlar. Temsilci seçerek bütün isimleri içerecek şekilde nota verilir veya her biri tek tek virgülüne kadar aynı olmak kaydıyla iletebilir. Normal şartlarda Dışişleri Bakanlığı’na giderek bir girişim yapabilirlerdi. Dışişleri Bakanlığı’nda da karşılıklı olarak bu meseleler suhuletle götürülebilirdi. Bu yapılmadı. Daha da vahimi sosyal medya maharetiyle yapılması tabiatı ile çok daha gariptir” diye konuştu.

‘Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu açıklama çözüm getirici bir açıklama değildir’

Özülker, açıklamada söz konusu olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala kararını “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihadını kabul ettik ve bunu kişisel planda herkesin dava açabileceği bir konuma da kanunen getirdik. Anayasamızda uluslararası hukukun ulusal hukukun önünde olduğuna dair hüküm var. Bunun ötesinde AİHM kararlarının da bir temyizi olmadığı da kanun hükmüdür. Üstelik Türkiye, Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesidir. Bu koşullar altında ‘kabul etmiyorum, kale almayacağım’ dediğiniz zaman aslında kendinizi de teyakkuza düşürmüş oluyorsunuz. Şahsen Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu açıklama çözüm getirici bir açıklama değildir. Bu adımı attıktan sonra tekrar uzlaşıyı nasıl sağlarsınız iyi düşünmek gerekir. ‘Ben vazgeçtim’ diyemezsiniz. ‘Dışişleri bakanıma talimatı verdim’ dedikten sonra geri adım atarsanız hem prestij hem güç kaybına uğramış olursunuz” diye yorumladı.

‘Amerikan politikası fevkalade yanlış yürüyor’

Özülker, Amerika’nın Türkiye’ye yönelik politikalarında büyük sorun olduğunu ifade ederek “Bütün bu girişimler Türk-Rus ilişkilerinin daha da geliştirilmesi hususunda bir teşvik gibi geliyor. Bilinçli yaptıkları takdirde kendi bindikleri dalı keseceklerinden de emin olmalılar. ‘Bilinçli yapıyorlar’ desem yanlış olur. İstese de istemese de Amerikan politikası fevkalade yanlış yürüyor. ‘Başatım, kendi çıkarlarım ile yürürüm’ politikası ters tepiyor. Gelin görün ki uygulamamazlık da edemiyor. Kongre de Türkiye’yi günah keçisi olarak kullanmaya çalışıyor. Ben Amerika’dan endişeliyim. Fransa ile vekalet savaşçısı gibi Yunanistan’ı ortaya atmaya çalışıyorlar” dedi.

‘Cumhurbaşkanımız yönünden de herhalde birtakım hesaplar vardır’

Cumhurbaşkanı ile daha önce çalıştığını belirten Özülker, ‘istenmeyen kişi’ açıklamasının ardındaki karar süreci hakkında “Ben Cumhurbaşkanımızla çalıştım. Paris’te büyükelçiyken oralarda yakın ilişkimiz de oldu. İki şeyini bilirim. Bir kere inatçıdır. Bir şeye karar vermiş ve onu dile getirmişse ondan kolay kolay geri adım atmak istemeyeceğini biliyorum. Dışarıdan bir kişi olarak söylemek kolay ama ben şahsen bu adımı atmadan evvel uzmanı olan kişilerle bir danışır da yola çıkardım. Bunu yapmadan resen yola çıkarsanız bunun arkasında Cumhurbaşkanımız yönünden de herhalde birtakım hesaplar vardır diye düşünmek gerekiyor” diye konuştu.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала