Eksen - Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

'Ukrayna devletinde neonazi yapıların etkisi belliydi, değişen Rusya'nın artık bunu dile getirmesi'

'Ukrayna devletinde neonazi yapıların etkisi belliydi, değişen Rusya'nın artık bunu dile getirmesi'
Abone olTelegram
Okay Deprem’e göre, Ukrayna ordusu Minsk anlaşmasının hayati maddelerini geçersiz kılıyor. Deprem, Moskova'nın Ukrayna devletinde etkili neonazi Banderist yapıları anmaya başlamasına dikkat çekti. Deprem, Kiev'in ABD desteğiyle Donbass'ta yeni savaşa girişilmesini önleyecek tek gelişmenin eşi benzeri görülmemiş enerji krizi olduğu görüşünde.
ABD yönetiminin Karadeniz'de tatbikatlar ve askeri yığınağı artırması eşliğinde Ukrayna yönetimine kalkan olan tutumu bölgede gerilimi tırmandırıyor. Minsk Anlaşmalarını uygulamamakta direnen Kiev yönetimi ülkenin güneydoğusundaki Donbass'ta ateşkes ihlallerini artırırken, Moskova, NATO ve ABD tatbikatlarının Donbass'ta 'askeri çözüme hazırlık çerçevesinde savaş planlarının incelenmesi' olarak yorumluyor.
Etkileri Karadeniz'de hissedilen Ukrayna ve Donbass'taki gelişmeleri gazeteci ve yazar Okay Deprem ile konuştuk.

‘Ukrayna ordusu Minsk anlaşmasının hayati maddelerini geçersiz kılıyor'

Okay Deprem'e göre Donbass'taki gerilim Ukrayna ordusunun 'gri hat' diye anılan Minsk anlaşmalarının girilmesi yasaklanmış alana yönelik hamleleri yüzünden yükseliyor. Ukrayna ordusunun kuzey hattından güneye doğru ağır silah sevkıyatı da yaptığını belirten Deprem, Minsk anlaşmalarının hayati maddelerinin sahada geçerliliğini yitirdiğini belirtti:
“Yakın zamanda Lugansk’taydım, şimdi Donetsk’teyim. Son haftalarda durum iyice gerginleşti. Ukrayna ile bölgedeki tek taraflı bağımsız yapılar arasında, daha çok Ukrayna kaynaklı yaşanan durumu birkaç başlıkta yorumlayabiliriz. Birincisi, çok yakın zamanda Minsk anlaşması uyarınca 30 km’ye kadar genişliğe sahip Azak Denizi’nden Rusya sınırına kadar hem Donetsk hem Lugansk bölgesini fiili olarak Ukrayna’dan ayıran gri hatta Ukrayna ordusu birkaç noktadan girdi. Minsk protokolünce girilmesi yasaklanmış ‘tarafsız’ alanda mevzi kazanma teşebbüsü oluyordu. Batı cephesi dediğimiz yerde çok ciddi bir derinlikte ordu birimleri girdi, bir köyü ele geçirdiler. 70-80 kişiyi esir aldılar, bir kısmı Rusya vatandaşı. Artık açıktan, dolaysız, tartışma götürmez şekilde Minsk anlaşmalarının hayati maddelerinin sahada geçerli olmadığını gösteren gelişmeler. Bunun öncesi ve sonrasında Ukrayna ordusunun Konstanovka-Buruşka kuzey hattından güneye doğru yine ağır silah sevkiyatı devam ediyor. Pek çok yerde sivillerin çektiği görüntüler var. Telegram ve YouTube’da da paylaşılan onlarca tank, havan topu nakline devam edildi."

'Ukrayna muhalefete hiçbir şekilde faaliyet hakkı tanımıyor'

Deprem'e göre Ukrayna yönetimi Moskova ile tek diyalog kapısı Medvedçuk'u da tutuklayarak Rusya yönetiminin muhatap alabileceği bir rejim olmaktan çıkmış vaziyette. Deprem, Kiev'in kendi içinde muhalefete hiçbir şekilde faaliyet hakkı, şansı tanımadığını söyledi:
"Rusya hükümetinin en başta Devlet Başkanı Putin'in, eski devlet başkanı ve başbakanlık da yapmış olan Medvedev'in ve Dışişleri Bakanı Lavrov'un, farklı ifadelerle dedikleri tek bir şey var. Artık Kiev rejiminin muhatap alınacak durumdan çıktığı. Görüşecek, müzakere yürütülecek bir zemin kalmadığı. Bu durum dolaylı olarak Minsk anlaşmalarını, Ukrayna’nın taraf olduğu ve Normandiya Dörtlüsü dediğimiz platformu da kapsıyor. Kremlin’in burada kastettiği, Ukrayna hükümetinin kendisi. Bu tartışmasız olarak şu anlama gelir; bu çatışmayı en nihayetinde bir savaş çözecek. Putin’in sözlerine de bakalım. Yakın zamanda Ukrayna muhalefet blokunun liderlerinden Medvedçuk tutuklandı. Ukrayna muhalefetine hiçbir şekilde faaliyet yürütme hakkı, şansı tanımıyor. Putin aynen bu şekilde ifade etmiş. Yasal yollardan, normal yollardan Ukrayna artık kendi içinde normalleşme şartlarını ortadan kaldırmış durumda. Bunu diyen Rus devlet başkanı. Tek bir bağlamda yorumlanabilir. Demek ki Ukrayna’daki durum bir şekilde değişecekse, maalesef bir savaşla olacak gibi gözüküyor.”

'Ukrayna’ya hakim derin devletin, neonazi yapıların etkinlikleri belliydi, değişen Moskova'nın bunu dile getirmesi'

Okay Deprem'e göre, Kiev'deki derin devlete içkin neonazi Banderistlerin etkinliği zaten bilinirken, Moskova'nın daha önce ifadelendirmekten kaçındığı bu olguyu artık açıkça dile getirmeye başlaması dikkat çekici:
“Geçen yıla kadar bu ifadeyi dile getirmekten Rusya kaçınırdı. Ama artık son zamanlarda giderek vurgusu artacak şekilde dile getiriyorlar. Ukrayna rejimine doğrudan neonazi, neo Banderci deniyor, hatta alt düzeyden bazı resmi yüzler faşizan kelimesine yer veriyorlar. Bunu baştan beri bilmiyor değillerdi. Ukrayna’ya hakim derin devletin, aşırı milliyetçi neonazi yapıların etkinlikleri baştan beri belliydi, bugün çok değişen bir şey yok. Burada tek değişen Kremlin’in resmi açıklamalarındaki, ifadelerindeki değişim. Bunun nedeni de son aylarda hız kazanan gerilim. Ukrayna hükümetinin ortak platform olmaktan kaçınması, kendi elleriyle Minsk masasını devirmesi, Normandiya Dörtlüsü’nün ortamı. Aynı şekilde Moskova ile Kiev'den kaynaklı bir şekilde bir araya gelinememesi. Yakın zamana kadar Ukrayna ile Rusya arasında ‘gayriresmi’ kontağı kuran yegane kişi muhalefet lideri Medvedçuk idi. Onu da ortadan kaldırınca belki en önemli etmen bu oldu. Bugün Ukrayna’da ilgili hukuki organlar son adımları atınca artık Moskova da kendince bu jargonu kullanmaya başladı.”
'Lenin Meydanı'nı Bandera Meydanı yapmaktan söz edilir oldu'
Ukrayna İçişleri Bakanı'nın Donetsk'in ele geçirilmesiyle merkezindeki Lenin Meydanı'nın ismini Bandera olarak değiştirecekleri çıkışı yapmasından, Sağ Sektör, Aydar, Donbass gönüllüleri gibi neonazi grupların aleni etkinlikllerine, Ukrayna'nın dört yanında cadde ve sokaklara Nazi ordusuyla işbirliği yapmışların isimlerinin konulmasına atıf yapan Deprem, tüm bu gelişmelerin Kremlin'in jargonunu güncellemesinde de etkili olduğunu vurguladı:
“En son Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov açıklamasında, Ukrayna ordusunun Donetsk’i ele geçirdiğinde merkezindeki Lenin Meydanı'nın isminin Bandera olarak değiştirileceğini ileri sürmüştü. Bu Ukrayna’da devam eden süreç. Sovyet döneminden kalma sayısının kimsenin bilmediği on binlerce sokak, cadde isimlerinin yeni döneme özgü dönüştürülmesi. İkinci Dünya Savaşı’nda işgalci Alman Nazi ordusuyla işbirliği yapan Ukrayna Kurtuluş Ordusu adı verilen yapı ve ona benzer neonazi aşırı milliyetçi grupların isimlerinin konulması, onlardan esinlenen büstlerin açılması. Kiev'de bile bunun yapılmış olması. En görünür olanı da Kiev dahil pek çok yerde Sağ Sektör, ordunun aşırı sağcı yarı otonom askeri paramiliter yapıları Aydar, Donbass gönüllüleri gibi unsurların Nazi Almanya’sını andırırcasına sokaklarda marşlar söyleyip gövde gösterisinde bulunmaları. Galiçya kökenli Ukrayna milliyetçileri ölüm yıldönümlerinde Hitler destekli orduların kazandıkları ‘başarıların’ yıldönümlerinde bu yürüyüşleri düzenliyorlar. Bu birikim de en nihayetinde artık Kremlin jargonunun güncellenmesini kaçınılmaz kılıyor, sözünü esirgememesine yol açıyor.”

‘Ukrayna’da eşi benzeri görülmemiş bir enerji krizi var’

Deprem, Ukrayna ordusunun Donbass'a yönelik saldırgan askeri faaliyetlerine karşılık ülkede durumun parlak olmadığı görüşünde. Deprem özellikle kış aylarıyla birlikte eşi benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşandığını belirtirken, bu durumda gaz sıkıntısının yanı sıra kömür madeni zengini Donbass'ın yitirilmiş olmasının da rol oynadığını belirtti. Deprem, en azından enerji krizinin olası çatışmaların önüne geçilmesini sağlayabileceği değerlendirmesinde bulundu:
“Bölgede Rusya’yı da içine çekecek, provoke edecek nitelikteki savaş ihtimali her zaman vardı. Bu ihtimal en yüksek mertebeden geçerli. Cephe hattında Donetsk'e ait bir hava topunu vuran Türkiye yapımı Bayraktar SİHA’nın saldırı emrini veren komutan dahil Ukrayna tarafının öngörmedikleri bir gelişme var. O da muazzam bir enerji krizi. Ukrayna’da ekonomik kriz, -her açıdan sosyal kriz yıllarca devam ediyordu, geometrik olarak derinleşiyordu- ama enerji krizinin eşi benzeri yok. Ukrayna’nın hemen hemen kömürü kalmadı. Eski Ukrayna’nın enerji maksatlı kömür rezervinin önemli kısmı Donbass’tan temin ediliyordu. Şimdi hatırı sayılır bir kısmı elinde değil. Doğal gazın önemli bir kısmı kesildi, Rusya’dan ve Avrupa’dan alamıyor. Nükleer santrallerin biri devre dışı, diğeri de yeterli kapasitede çalışamıyor. Soğuk iklimin yaşandığı 10 Kasım itibariyle hala merkezi ısıtma sistemi çalışmaya başlamadı. Aç ayı oynamaz misali ordu olarak her şeye hazır olabilirsiniz ancak doğru dürüst ısınıp beslenemezseniz savaşacak gücünüz olmaz. Başlasanız bile devamı gelmez. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman ordularının Moskova önündeki duruşunu hatırladım. Tabii şu an Ukrayna’daki iklim o şartların uzağında. Ama ne olursa olsun eğer yakın ve orta vadede Donbass merkezli topyekun bir savaş patlamayacaksa bunun kaçınılmazlığını engelleyen nedenlerden biri de Ukrayna’nın dondurucu soğuklarla boğuşması olur."

'Devleti yönetenler enerji krizini nasıl çözeceklerini bilmez halde'

Deprem'e göre ABD askeri destek sunsa bile son tahlilde Ukrayna'nın enerji ihtiyacını ABD yahut NATO karşılamayacak. Kuzey Akım-2 ve TürkAkım'la birlikte Ukrayna'nın transit özelliğini yitirdiğini belirten Deprem, devleti yönetenlerin bu krizi nasıl çözeceklerini bilmediklerini dile getirdi:
"Enerji krizinin yakın zamanda ne şekilde çözüleceği belirsiz. Karadeniz’de Amerika’nın gemileriyle birtakım aktarmalar yapması, Ukrayna’ya topyekun destek vereceğinin sinyallerini göndermesi tamam ama son tahlilde enerji ihtiyacını Amerika veya NATO’daki diğer müttefikler karşılamayacak. Doğal gazın malum dün olduğu gibi bugün de kaynağı belli. İster doğrudan ister dolaylı olsun. Kuzey Akım’ın, Türk Hattı’nın da çalışmaya başlamasıyla Ukrayna’nın transit ülke olma özelliği hemen hemen kalmıyor. Oradan gelen gelir de minimuma indi, belki de kalmadı. Ukrayna’da bu açıdan olağanüstü belirsizlik var. Kimse, belki devleti yönetenler bile bu krizi nasıl çözeceklerini, insanları nasıl ısıtacaklarını bilmiyor. Bu şartlarda olağanüstü şartlar olur, onlar bir tarafa ama önümüzdeki haftalarda ciddi merhaleye evrilecek topyekun bir savaş çatışma beklemiyorum.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала