Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın

Diyanet İşleri Başkanı: Gönlüm ister ki çocuklarımız yalan söylediğimize şahit olmayarak büyüsünler

© İHAAli Erbaş ve ailesi
Ali Erbaş ve ailesi - Sputnik Türkiye, 1920, 28.11.2021
Abone ol
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, “Gönlüm ister ki çocuklarımız bizler evde gözlerinin önünde namaz kılıyor olarak bizi göre göre büyüsünler. Yalan söylediğimize hiç şahit olmayarak büyüsünler. Dolayısıyla ailemizin buna çok dikkat etmesi lazım. Çocukların büyüme sürecinde hal ve hareketlerimize dikkat etmemiz lazım” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve eşi Seher Erbaş, 'Aile: Sevgi, Şefkat ve Merhamet' konulu Yurt Dışı Aile Semineri programına katıldı. Programa iki torunuyla katılan Erbaş, Diyanet Radyoları Genel Yayın Yönetmeni Aykut Burak Şimşek’in sorularını cevapladı:
Evlilikte paylaşmak vardır. Sorumluluğu karşılıklı paylaşırlarsa bu kolaylaşır. Korkulacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Bekarlarımıza tavsiyemizi yapmış olalım. Hatta çocuklarla bu sorumluluğu paylaşmak lazım. Sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu ama korkulacak bir şey olmadığını da vurgulamamız lazım.
Evliliğe adım atmakla benlikten çıkıp biz oluyoruz. Orada ben yok, ben dediğiniz zaman sıkıntılar başlar. Hani 5S formülümüz var ya, sevgi, saygı, sadakat, sabır, selamet diyoruz. Ailenin eğer sağlıklı bir şekilde yürümesini istiyorsak, ki bunu herkes ister, istemeyen olmaz, orada karşılıklı sevgi, saygı olacak. Sadakat yani dürüstlük, bu çok önemli. Çocukların anne babalarına karşı, eşlerin birbirlerine karşı çok dürüst olması lazım. Sadakat burada çok önem arz ediyor ama sabırsız bunlar olmaz. Cenab-ı Hak, peygamberlere sabırla ilgili dua öğretiyor; ‘Allah, sabredenlerle beraberdir.’ ‘Rabbimiz bizim üzerimize sabır yağdır’ buyuruyor. Sabrın en çok lazım olduğu yer ailedir. Ailede eşler birbirlerine karşı sabırlı olacak, çocuklar kendi aralarında sabırlı olacak, anne baba çocuklarına karşı sabırlı olacak, çocuklar anne babalarına karşı sabırlı olacak. Ailenin sağlıklı bir şekilde yürümesinin en önemli ilaçlarından birisi sabırdır.
Tabii sevgiyi hissettirmek çok önemli ama Peygamber Efendimiz, ‘Sevdiğiniz kişilere sevdiğinizi söyleyin’ buyuruyor. Peygamber Efendimiz bizim önümüzü her konuda açıyor. Sevgide Peygamber Efendimiz nasıl örnek olmuş, neler söylemiş, hangi konuları tavsiye etmiş? Mesela ailede çocuklara sevginin hissettirilmesi ya da söylenilmesi konusunda da çok önemli bir örnek var. Peygamber Efendimiz bir gün yolda bir arkadaşıyla sahabeden birisiyle yürürken çocukları oynarken görüyor, gidiyor onları seviyor, okşuyor, öpüyor, küçücük çocuklara sevgisini belirtiyor. Yanındaki kişinin biraz tuhafına gidiyor ve diyor ki, ‘Ya Rasulallah, siz çocukları böyle sever misiniz, öper misiniz. İşte on kadar çocuğum var, daha hiçbirisini böyle sevip öpmedim diyor.’ Öyle deyince Peygamber Efendimiz, ‘Allah senin kalbinden merhameti çekip çıkartmışsa ben sana ne yapabilirim’ diyor. Muhteşem bir söz. Dolayısıyla bu şekilde sevgiyi göstermek, esasında bir merhamet göstergesidir. Sevgi göstermemek de demek ki merhametsizlik göstergesidir.
Vefa, ailede olunca çok daha anlamlı oluyor. Yani eşlerin birbirine vefa göstermesi, çocukların büyüklerine vefa göstermesi. Vefasızlık, toplumda çok büyük bir hastalık ama ailede olursa bu daha büyük bir hastalık. Çocukların, vefat etmiş aile büyüklerine Kur’an okuyup ruhlarına göndermeleri, onları anmaları bir vefa göstergesidir.
Kur’an-ı Kerim’de İsra Suresi’nde buyuruyor ki 'Rabbimiz, ‘Anneniz, babanız yanınızda yaşlandığı zaman onlara kol kanat gerin. Nasıl ki onlar siz küçükken rahmet ve merhamet ile sizlere kol kanat gerdilerse siz de onlara kol kanat gerin, onlara ‘öf’ bile demeyin ve onlara güzel sözlerle hitap edin.’ Ne kadar önemli. Yani ailede çocukların anne babalarına nasıl hitap edeceği ile ilgili dahi ayet-i kerime ilkeleri ortaya koyuyor. Nedir ilke? Onlara ‘öf’ bile demeyin. Cenab-ı Hak, ailedeki sevginin, saygının, bağlılığın, vefanın ortadan kalkmasına müsaade etmiyor.
En büyük problemlerimizden birisi de bayramlarda bayramı tatile dönüştürmek. Buna da dikkat çekmemiz lazım burada. Bayramlar, aile fertleri birbirleriyle bir arada olsunlar, bayramlarını tebrik etsinler, otursunlar, birlikte yemek yesinler, sohbet etsinler. Sohbet kültürü bizim medeniyetimizin en önemli zenginliklerinden birisidir. Sahabi kelimesi de oradan geliyor, sohbet arkadaşı demektir sahabi, ashab. Dolayısıyla insanın çocuklarıyla, torunlarıyla oturup sohbet etmeleri, geçmişi yad etmeleri, yani aile bağlarını güçlendirmek için aile büyüklerini anmaları, bunlar gerçekten çok büyük zenginliktir. Şu anda bizi dinleyen kardeşlerimize tavsiyemiz; çok fazla arayı uzatmadan birbirlerini ziyaret etmeleri, aynı şehirde ise hele bunu çok daha sık yapmaları, farklı şehirlerde ise en azından bayramlarda mutlaka bayram ziyaretlerini yapmaları, mesela eğer annesi, babası yanında değilse ya da uzakta ise cuma günleri telefonla onları aramaları.
Çocuklarımız eğer namaz konusunda soğuk davranıyorlarsa kendimize bir bakmamız lazım. Yani biz çocuklarımızın gözünün önünde namaz kılıyor muyuz, kılmıyor muyuz? Teşvik ediyor muyuz, etmiyor muyuz? Gönlüm ister ki çocuklarımız bizler evde gözlerinin önünde namaz kılıyor olarak bizi göre göre büyüsünler. Yalan söylediğimize hiç şahit olmayarak büyüsünler. Dolayısıyla ailemizin buna çok dikkat etmesi lazım. Çocukların büyüme sürecinde hal ve hareketlerimize dikkat etmemiz lazım. İbadetlerimizi ihmal etmemiz lazım, namaz, oruç, diğer konular, hayır hasenat konularında. Camiye gittiğimiz zaman çocuğumuzu alıp camiye götürmemiz lazım. Herhangi bir hayır hasenat yapacağımız zaman o hayır yapacağımız maddeyi, para olur başka şey olur, çocuğumuza verip çocuğumuzun onu vermesini sağlamamız lazım.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş - Sputnik Türkiye, 1920, 26.11.2021
TÜRKİYE
Erbaş: Müslüman coğrafyalardaki olumsuz örnekleri İslam'la özdeşleştirmek vicdansızlık olur
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала