Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
BM Güvenlik Konseyi (BMGK) - Sputnik Türkiye, 1920
POLİTİKA
Türkiye ve dünya politikasından en güncel haberler, açıklamalar

Akşener: Ekonomide dini tariften, Çinli tarife geçtik

© AA / Evrim AydınMeral Akşener
Meral Akşener - Sputnik Türkiye, 1920, 14.12.2021
Abone ol
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin açıklamalarını hatırlatarak, "Bakan Nebati 'Çin modeli değil' dedi, kendisini uyarayım lideri ile konuşmasında fayda var" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin "İnsan Hakları ve Doğu Türkistan Çin Uygur Özerk Bölgesi Raporu"nun açıklanması dolayısıyla bir otelde düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, Kırım, Türkmeneli ve Doğu Türkistan ile pek çok coğrafyada, Türklerin hala yaygın olarak insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını, ölüm-kalım mücadelesi verdiğini söyledi.
Doğu Türkistan'da yaşanan zulme "dur" demek ve Uygur Türklerinin gerçeklerini tüm dünyaya duyurmak için bir araya geldiklerini belirten Akşener, raporun içeriğiyle ilgili bilgi verdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, şöyle devam etti:
"Raporda, Çin yönetiminin, küresel çıkarları doğrultusunda, 'güvenlikleştirme' adı altında gerçekleştirdiği, 'Çinlileştirme' politikasının detaylarını göreceksiniz. Çin yönetimi, yıllar boyunca toplama kamplarının varlığını reddetti. Ama gelinen noktada, hem bu kampların fiziki varlığı hem de toplama kampı mağdurlarının anlattığı gerçekler artık gizlenemeyecek bir boyuta geldi. Hal böyle olunca da inkar gitti, yerine yalanlar geldi. Neymiş? 3 milyonu aşkın insanın alıkonulduğu, sistematik işkencelerin, tecavüzlerin yaşandığı bu ucube yerler aslında meslek edindirme kurslarıymış. Utanmazlığa bakar mısınız? Yalanlarla tüm dünyayı ayakta uyutabileceğini zanneden şu zihniyete bir bakar mısınız? Ama nafile. Aslında dünya bu gerçekleri biliyor. Aslında herkes, Çin'in uyguladığı zulmü görüyor. Ancak maalesef hiç kimse, bu zulmü durdurmak için somut bir adım atmıyor."
Akşener, "bu durumdan faydalanmaya çalışan Çin yönetiminin, insanlık dışı faaliyetlerini örtbas için elinden geleni ardına koymadığını ve bu zulme ses çıkaranları tehdit etmekten çekinmediğini" ileri sürdü.
Kendisinin de geçen nisan ayında "tehdit" edildiğini söyleyen Akşener, "'Uygur soykırımını durdurun' dediğim için Çin'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne, meydan okuduğumu ilan ettiler. 'İnsan hakları ve adalet' dediğim için beni şiddetle kınadılar. 'Doğu Türkistan'daki Müslüman Türk'ün namusuna uzanan eli çekin' dediğim için 'Haklı karşılık verme haklarını' saklı tutacaklarını söylediler. Varsın olsun. Biz İYİ Parti'yiz. Biz, ne onlardan ne de onların içerideki iş birlikçilerinden dün de korkmadık, bugün de korkmayız" diye konuştu.

'Ciddiyete davet ediyorum'

Meral Akşener, bir gazetecinin, Hazine ve Maliye Bakanı Nebati'nin, Türkiye'nin ekonomi modeliyle ilgili açıklamalarına ilişkin sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Asıl vahim olan ekonominin başına getirilen bu arkadaşımızın ortaya koyduğu 'inşallah, maşallah' üzerinden bir tarif var. Ekonomi böyle yönetilemez, temennilerle yönetilemez. Ekonominin başına, oranın patronu olmak üzere getirilen kişi temenni ederek ekonomiyi canlandıramaz, yönetemez ve kendi varlığı üzerinden bir kefalet ortaya koyamaz. Maliye bakanları, ekonomiden, hazineden, maliyeden sorumlu bakanlar, devlet hazinesiyle ilgili kefalet koyarlar. Bu konuşmaları büyük bir ciddiyetsizlik olarak görüyorum ve hükümeti, Sayın Bakanın şahsında bütün yöneticileri, acilen ciddiyete davet ediyorum. Türkiye bir devlet krizi yaşıyor. Bu devlet krizini getiren de bir ciddiyet krizi var. Dolayısıyla ciddiyete davet ediyorum ve konuşmalarına dikkat etmelerini öneriyorum."
Akşener, bugün itibarıyla dış güçlerin bir kenara koyulduğunu belirtti. Bu konuda önlerine iki görüş geldiğini vurgulayan Akşener, bunlardan birinin Japon yatırım bankası Nomura'nın raporu, diğerinin Prof. Dr. İzzet Özgenç'in yorumları olduğunu ifade etti.
Özgenç'in aynı zamanda hukuk profesörü olduğuna dikkati çeken Akşener, şunları kaydetti:
"'Olağanüstü hal ilan edilebilir' diye bir kavram var. Şimdi dış güçler işi bırakılmış bir kenara, iç güçlere gelmiş iş. 'İç güçler' dediğiniz zaman, özellikle İzzet hocanın tarifi üzerinden bakarsak, sermaye kontrolünden başlayarak bankadaki dolarlara, vatandaşın dolar mevduat hesaplarına kadar bazı adımların atılabileceği gibi bir endişe yaratır ki bu, Türkiye'nin gerçekten çok zor duruma düşmesine, iflas etmesine sebep olur. Bu konuda da herkesi ciddiyete davet ediyorum. Sakın ha öyle bir el uzatma olmasın."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала