Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
BM Güvenlik Konseyi (BMGK) - Sputnik Türkiye, 1920
POLİTİKA
Türkiye ve dünya politikasından en güncel haberler, açıklamalar

Çelik: Azerbaycan, normalleşmeye olumlu baktığı için Türkiye, nabzı düşürmek için adımlar atıyor

© AAÖmer Çelik
Ömer Çelik - Sputnik Türkiye, 1920, 29.12.2021
Abone ol
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Ermenistan ile normalleşme ilişkileriyle ilgili, "Cumhurbaşkanımızın bazı şartları vardı. Bunlar normalleşme sürecinde Azerbaycan'ın olumlu bakması, arşivlerin açılması, tarihçilerin bu konuda bir çalışma yapmasını iletmişti" dedi. Çelik, özel temsilcilerin ilk toplantısının Moskova'da yapılacağını da söyledi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Sözcü Çelik, Ermenistan ile olan normalleş adımlarında Türkiye'nin bazı şartları olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımız arşivlerin açılmasını ve tarihçilerin bir çalışma yapmasını ve herkesin saygıyla yaklaşmasını tavsiye etmişti. Ermenistan hiçbir şekilde olumlu yaklaşmadı. Azerbaycan Türk’ü kardeşlerimiz normalleşme sürecine olumlu baktığı için Türkiye bölgedeki nabzı düşürmek için adımlar atıyor. İlk adım İstanbul – Erivan uçuşları olabilir. Umarız ki Ermenistan işgalci politikalardan vazgeçer" dedi.
Yunanistan'ın mültecilere yönelik tutumunu eleştiren Çelik, "Demokrasi konusunda, insan hakları konusunda büyük laflar edenlerin, bütün demokrasilerini Akdeniz'in sularına küçücük botlarla gömdüğünü görüyoruz" diye konuştu.
Çelik, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginlikle ilgili, "Sayın Cumhurbaşkanımız, arabuluculuk dahil her türlü yardımın bu sorunun çözülmesi için Türkiye tarafından ortaya konulabileceğini söylüyor. 12 Ocak 2022'te NATO ile Rusya konseyi bu durumu değerlendirecek. Karadeniz'in barış ve istikrarı ülkemiz için de önemlidir" dedi.
Libya'daki başkanlık seçimlerini yakından takip ettiklerini aktara Çelik, "Maalesef başkanlık seçimleri ertelendi. Seçimlerin hukuki zemini için yeterli mutabakat sağlanamadı. Nihai aday listesi açıklanamadı. Başkanlık seçimleri için 24 Ocak tarihi öneriliyor. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair karar bulunmuyor. Türkiye başından beri adil, muteber seçimlerin yapılmasını destekliyor" diye konuştu.

'Kılıçdaroğlu üç yılda ne ortaya bir belge koydu, ne suç duyurusunda bulundu'

Sözcü Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun telefonlarının dinlenme iddialarıyla ilgili gelen bir soruya da "Kılıçdaroğlu, buna benzer bir cümleyi 2018’de de söyledi. Üç yılda ne ortaya bir belge koydu, ne suç duyurusunda bulundu. Teyit edecek bilgilere de ulaşmadı. Bir partinin genel başkanının bir sınır içinde konuşması lazım. 'Beni dinliyorlar' diyerek kurumlara suç teşkil eden bir yaklaşım atfetmek yanlış. Bu bir fitne siyasetidir. Bu gayri ciddiliktir. Neye göre bunu söylüyor, hangi bilgi ya da belgeye göre söylüyor" yanıtını verdi.
Çelik'in açıklamaları şöyle:
- "Karşımızdaki ittifakın senaryosu her gün değişiyor. Şimdi Millet İttifakı'nın içinde yer almayız, ayrı bir ittifak kurarız deniyor. Birtakım gariplikler var. Geçende 7 madde yayınladı sayın Kılıçdaroğlu. Bir sonraki Cumhurbaşkanının kendi ittifaklarından olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanı olacak kişiye talimatlar buyuruyor. Şu kurumu kaldıracak, böyle bir kurum kuracak diyor. CHP'nin seçilmiş ve meşru hükümetler üzerinde kendi kendine atfettiğini denetleme iktidarı kurma arzusu her zaman vardır. Seçilmiş iktidarın üzerinde denetleme iktidarı kurma arzusunun Türkiye'nin başına belalar açan çeşitli sonuçları olmuştur. 1960'dan beri bu konuda çok büyük acılar çekmiştir. Bir sonraki Cumhurbaşkanı bizim ittifakımızdan olacak deyip, ondan sonra da o Cumhurbaşkanına talimat vermeye dönüştürdüler. Bu Türkiye'de ve dünya vesayet tarihi açısından yeni bir aşamaya karşılık geliyor. Olmayan bir cumhurbaşkanına talimat verilmesi gibi. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Bir sonraki aday ben olacağım, seçilirsem şunları şunları yapacağım' da demiyor.

Siyasette ittifak tartışmaları

- Bu ittifakın kimlerden oluştuğu, sayın Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmesine göre farklı bileşenler, HDP'nin değerlendirmesine göre farklı bileşenlerden oluşuyor. CHP-HDP ikilisi açısından baktığınızda, bir konuda anlaşıyorlar, iki taraf da tezkereye karşı çıkıyor mesela. TSK'nın Türkiye'nin güvenliğini koruması için hukuki zemini oluşturmaya hem CHP hem HDP karşı çıkıyor. Sayın Kılıçdaroğlu çıkıp 'Kandil'i yıkacağız' dedi. Biz de dedik ki 'Hem tezkereye karşı çıkacak hem Kandil'i nasıl yıkacaksınız'? Bu ittifakın demokrasi, hukuk devleti, anayasal düzen konusunda söylediği nasıl bir şey olacak?
- HDP açıkça 'PKK terör örgütü değildir' diyor. Bu ikisi nasıl ittifak kuracak merak ediyoruz. Bu şapkadan nasıl bir cin çıkacak? Hem tezkereye hayır hem Kandil'i yıkacağım demek tutarsızlık. Tepkileri göğüslemek için üretilmiş bir şey. İki yapı yanyana gelmiş. Biri Kandil'i yıkacağım diyor, biri Kandil'i referans alıyor. Bu şapkadan tavşan çıkmaz, cin çarpması çıkar."
- Kamuoyu çok bilmiyor bunları. MİT'in kahramanca dünyanın pek çok bölgesinde Türkiye'nin güvenliği sağlaması için operasyonlar gerçekleştiriyor. Yurt dışında vatandaşları kurtardığı çeşitli operasyondan bahsettim. Bu teşkilat Türkiye için mücadele ederken şehit verdiğinde şehitler için tören bile yapamayan bir teşkilat. Gizlice ve sessiz sedasız şehitleri defnediyoruz. MİT'in demokrasiye, milli birliğimize göz dikmiş olanlara karşı nasıl operasyonlar yaptığını biliyoruz. Birisi MİT'in faaliyetlerine karşı bu faaliyetleri yapamasın diye soruşturma istiyorsa bu tabii terör örgütünü muhafaza altına almak gibi bir yaklaşımı görüyoruz.

Sokak hayvanlarının durumu

- Sayın Cumhurbaşkanımızın bu açıklamasının iki boyutunun beraber değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın hanımefendi de bir hayvansever. Çeşitli hayvanları besliyorlar. Çok hassaslar. Asiye kızımızın başına gelenlere kadar buraya şikayet yağıyordu. Bu bir alan bunun düzenlenmesi lazım. İnsanlar tehlikeyle karşı karşıya. Çocukların, yaşlıların, her yaştan insanımızın zarar görmemesini temin etmeye çalışmak, ikncisi de sokaktaki hayvanları sahipsiz bırakmamak. Eleştirel yaklaşan bazılarının 'sokak hayvanları sahipsiz değildir' deniliyor, tam da bu sebeple sahipsiz olmadıkları için yapılıyor bunlar. Bu kadar hassasiyete rağmen içimizi yakan bir görüntü her gün neredeyse sosyal medyaya düşüyor. Siyasetin görevi bu alanı düzenlemek. Sokak hayvanlarına zalimane bir seçenek sunuluyor yaklaşımı doğru değil.
- Birileri bu talimatları yerine getirirken gördüğümüz bazı görüntülerde olduğu gibi zalimane bir yaklaşım içerisine giriyorsa o da suçtur. Bazı çok kötü, gerçekten kabul edilemeyecek barınak gibi düzenlemeler var. Burada bir canlının yaşaması mümkün değil. Barınak derken onları kast etmiyoruz. Yarından itibaren bununla ilgili çok iyi örnekleri olan belediyelerimizin ortaya koyduğu örnekler sosyal medya hesabından paylaşılacak.
- Sokak hayvanlarının sahipsiz olmadığını göstermek için bu düzenlemeyi ortaya koyuyoruz. Onları sokakta bıraktığımızda heder olacaklardır. Burada yerel yönetimler başkanlığımız var. Rahatlıkla her türlü görüşe açığız, bu görüşler bize iletilebilir. Ama Cumhurbaşkanımız bunu söyledikten sonra bu zalimane ortaya çıktı demek haksızlık ve yanlıştır. Bu konuda en büyük hassasiyeti her zaman sayın Cumhurbaşkanımızın eşi hanımefendiden alıyoruz. Burada kast edilen şey gerçekten kaliteli, sağlık hizmetlerinin verilebildiğidir.
- Bazı belediyelerimiz bütçemiz yetmiyor diyor, gerekirse sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Tarım Bakanlığı'nda bir çalışma yapılıyor. Asiye gibi çocukların başına bir iş gelmesin, hem de o zalimane uygulamalara muhatap olan hayvan canların canı incinmesin."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала