Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Seyir Hali - Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Kod 46 ile işten çıkarılan Hugo Boss işçisi Ünal: ‘26 yıllık sigorta hayatımda bir tane ihtarım yok’

Kod 46 ile işten çıkarılan Hugo Boss işçisi Ünal: ‘26 yıllık sigorta hayatımda bir tane ihtarım yok’
Abone ol
Hugo Boss işçisi Mevlüde Ünal, Kod 46 ile işten çıkarılması konusunda “26 yıllık sigorta hayatımda bir tane ihtarım yok. 17 yıldır o firmada çalışıyorum. Bir tane sözlü tartışmam, kavgam, gürültüm yok. Neden böyle bir olayda savunma imzalayamıyorum” dedi.
Mevlüde Ünal, çalıştığı İzmir’in Gaziemir ilçesinde bulunan Hugo Boss fabrikasından hırsızlık yaptığı iddiası ile “işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” anlamına gelen Kod 46 ile işten atıldı. Ünal, yaşadıklarını ve hukuk mücadelesini Radyo Sputnik’te Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı.
Ünal, iş akdinin feshinden önce işten ayrılmayı görüşmek istediğini yöneticilerine söylediğini “2004 Temmuz itibariyle orada işe başladım. 2021’de iş akdimi feshettiler. Bunun gerekçesi de ben kendileriyle 30 Temmuz’da görüşmek istedim. Benim annem rahatsız, ameliyat oldu. Haberleri de var bu konu ile ilgili. İki tane çocuğum var. ‘Anlaşmalı olarak işten ayrılmayı düşündüğümü belirterek bana yardımcı olmalarını istedim. Ben 99 öncesi sigorta girişliyim ve 25-26 yıllık sigorta hayatım var. İstesem 3600’den bırakıp gidebilirdim. 17 yıllık bir emeğim olduğum için onlarda da emeğim olduğumu sandığım için rica edip konuşmak istediğimi söyledim. Cuma günü oldu olay, Cumartesi günü konuşuruz denildi. Cumartesi günü ‘bugün çok yoğunum. Pazartesi görüşelim’ dedi. İyi dedim. Cumartesi günü öğlen saatlerinde işten çıktım ve merdivenlerden düşüp ayağımı kırdım. 1 ay sonra raporum bitti” diye açıkladı.

‘Bir kişinin gönderileceğini psikolojik şiddet uygulandığında anlıyorduk’

Ayağının kırılmasında bir buçuk ay sonra iş başı yaptığını belirten Ünal, işe dönüşünün ardından mobbinge maruz kaldığını “Bir buçuk ay sonra döndüm. Bir ay raporumdan 15 gün içerde iznim vardı. İşe döndüğüm andan iki gün sonra onlar bana mobbing uygulamayı kafalarına koymuşlar. Bizde kara liste gibi bir şey vardır. Daha önce yöneticilik yapan arkadaşlarım da var, bir üst usta bizden olan insanlar. Onlar bu uzun yılları olan, gözden çıkardıkları, yerine birini aldıkları insanlara mobbing uygulamaya başlıyorlarmış. Biz bunu hiç bilmiyoruz, yaşamadığımız için başımıza gelmedi. Bir kişinin gönderileceğini psikolojik şiddet uygulandığında biz anlıyorduk. Bana da başladılar. Fark ettikten sonra ne yapacağımı bilemedim. Konuyu da açamıyorum, daha yeni iş başı oldu. Çalışmaya devam ettim, ‘iyi bir zamanı olur’ diye iyi düşündüm” diye belirtti.

‘Benim eşimden ayrı olmam bazı erkekler egolarını tatmin edecek anlamına gelmiyor’

Ünal, sağlık izni öncesi yöneticisinin kendine karşı tavrını “Başındaki yöneticim ben ayağımı kırmadan önceki 15-20 gün yanımdan hiç ayrılmadı. Normalde gereksinim olarak fabrika içinde çalıştığımız bölümde gezmesi gerekirken sürekli benim yanımda oturuyordu. ‘Çok güzel, şiir gibi çalışıyorsun. Seni izlemekten keyif alıyorum’ gibi sözler, omzuma dokunmalar, ‘canım nasılsın’ sözleri oluyordu. El şakalarını çok sevmediğimi söyledim. Biz kadınlar birazcık daha iyi niyetliyiz. Kötüyü düşünmüyoruz, aklımıza getirmek istemiyoruz. Benim daha önce 9 yıl başka firmada çalışmışlığım var. Hala iyi düşünüyorum. Benim eşimden ayrı olmam bazı erkeklerin egolarını tatmin edecek anlamına gelmiyor. İki erkek evladım var. Ben de erkek yetiştiriyorum. Tersledim, belki de kendime karşıda taraf oluşturdum. İzinden döndüğümde bana ters ters konuşmaya başladı” diye ifade etti.

‘26 yıllık sigorta hayatımda bir tane ihtarım yok’

Ünal, işten atılma sebebi olarak belirtilen olayı “Normalde kendimiz dikime getirdiğimiz geri dönüşüme atılan atık parçalar oluyor. Kendilerinin de bilgisi var, o parçalardan bizde olduğunu da biliyor. Bizim fabrikanın çıkışında olan belirli kapılarımız var. İki tanesinde güvenlik var. Bizim çıktığımız kapılarda güvenlik olmadığını arkadaş biliyor. Özel kendi bir tiyatro uyguluyor. Beni ne uyarıyor, ne diyaloğa giriyor. Çıkacağım kapıya arkama adam takarak sadece benim çantamı açtırıyor. Benden önce ve sonra kimseyi kontrol etmiyor. Yıllardır orada kimsenin çantası aranmıyor. Amirin köşede bekleyişi, güvenliğin özellikle benim ismimi sorması ile bize bir tuzak kuruyorlar. Kendi istedikleri gibi yapıyorlar. Eylül’de işbaşı yaptım. Ekimin 5’inde başıma geliyor olması bu kadar mı tesadüf? Ben bu kadar yıldır neden orada çalışıyorum? 26 yıllık sigorta hayatımda bir tane ihtarım yok. 17 yıldır o firmada çalışıyorum. Bir tane sözlü tartışmam, kavgam, gürültüm yok. Neden böyle bir olayda savunma imzalayamıyorum” diye aktardı.

‘İş hukukuyla alakalı Tekstil İş Sendikası, İzmir Kadın Meclisi benim arkamda’

Yaşanan olayın ertesinde iş akdinin feshedildiğini belirten Ünal, işverene karşı davada Tekstil İş Sendikası ve İzmir Kadın Meclisi’nin destek verdiğini “Olay Cuma günü oldu. Cumartesi günü Tekstil İş Sendikası’na kaydoldum. Bunu da duymuşlar. Salı günü tutanağı hazırlayıp iş akdimi feshediyorlar. Tacizle alakalı kişi de bütün evrakta ‘daha önce defalarca yaptığı’ konuşmalarda geçiyor. Ben o yöneticiyle ayağımı kırmadan bir buçuk ay önce çalışmaya başladım. Ayağımı kırdıktan sonra da zaten o arada bir buçuk ay geçti. Döndüğümde Eylül’de başlıyorum. Ekim’in 5’inde iş akdim fesh oluyor, hakkımda yorum yapabilecek en son insan. İş hukukuyla alakalı Tekstil İş Sendikası, İzmir Kadın Meclisi benim arkamda. Mahkemem bitsin, Allah’ın izniyle hakkımı alayım. O kişiye de kişisel olarak bana attığı iftira hakkında dava açacağım” diye konuştu.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала