- Sputnik Türkiye, 1920
Ukrayna krizi
Batılı ülkelerin Ukrayna'ya silah tedarik etmeye dönük hamleleri ülkede krizi tırmandırdı. Ukrayna ordusu, güçlerinin neredeyse yarısını ülkenin doğusundaki çatışma hattına yığdı. 2021'de Ukrayna'ya 650 milyon dolardan fazla askeri yardım sağlayan ABD, Kiev’e silah göndermeyi sürdürüyor.

Prof. Dr. Ünal: Türkiye, tansiyonu düşürmeye yönelik arabuluculuk yapmayı planlamalı

© Sputnik / Михаил Климентьев / Fotoğraf bankasına girErdoğan, Putin
Erdoğan, Putin - Sputnik Türkiye, 1920, 28.01.2022
Abone olTelegram
Özel
NATO’nun Ukrayna’yı silahlandırarak tırmandırdığı Ukrayna krizi sürerken Türkiye, Moskova ile Kiev yönetimleri arasında arabuluculuk yapma girişiminde bulundu. Prof. Dr. Hasan Ünal, son dönemde Ankara’nın bu alandaki politikasında değişikliğe gittiğini ve tansiyonu düşürmek için önemli bir rol üstlenebileceğine işaret ediyor.
Ukrayna krizi, Batılı devletlerin Kiev’e silah tedarik etmesi ve Batı medyasının “savaş” söylemleriyle birlikte hızla tırmanışa geçti. Rusya defaten çatışmaya girmek gibi bir niyetleri olmadığını açıkça ifade etmesine rağmen NATO, Ukrayna’yı adeta bir silah deposu haline getirmiş durumda. 2021'de Ukrayna'ya 650 milyon dolardan fazla askeri yardım sağlayan ABD, Kiev’e silah göndermeyi sürdürüyor. ABD’nin sevkiyatları arasında Javelin tanksavar füzesi gibi silahlar da bulunuyor.
ABD Başkanı Joe Biden, 26 Ocak’ta ise Rusya'nın 'Ukrayna'yı işgal edebileceği' iddiasını yineleyerek NATO'nun Doğu kanadındaki ülkelerin korunması için 8 bin 500 Amerikan askerinin alarmda beklediğini ifade etmişti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de ABD'nin NATO Mukabele Gücü'nün aktif hale getirilmesi durumunda destek sağlamak üzere 8 bin 500 askerini teyakkuza geçirmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtmişti.
NATO ise Ukrayna sebebiyle gerginliğin arttığı Doğu Avrupa'ya, 'Rusya'ya karşı caydırıcılığı ve güvenliği artırmayı' gerekçe gösterip ek askeri güç gönderme kararı aldı. Buna göre Danimarka, Litvanya'ya F-16 jetleri; Fransa, Romanya'ya asker; Hollanda, Bulgaristan'a F-35 yollayacak. İspanya da savaş gemileriyle destek verecek.

‘ABD ve NATO, Rusya’nın Ukrayna’ya saldıracağı söylentilerini besliyor’

ABD öncülüğündeki NATO’nun Ukrayna’yı asker ve silah deposu haline getirme girişimi için AP milletvekili Thierry Mariani, “Rusya karşıtı histeriyi yaymak” tanımlaması yapıyor. ABD ve NATO'nun, Rusya’nın Ukrayna’ya saldıracağı yönünde gerçeği yansıtmayan söylentiler yaydığını belirten Mariani “Aslında Rusya’yla savaş tehdidi olmadığına içtenlikle inanıyorum” değerlendirmesinde bulunuyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batılı ülkelerin yaydığı bu söylentileri, ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile İsviçre’nin Cenevre kentinde yaptığı görüşmesi sonrasındaki açıklaması dahil neredeyse her açıklamasında çürütüyor. Bakan Lavrov başta olmak üzere Rus yetkililer Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmayacağını defalarca dile getirmiş durumda.

NATO’nun masada çözümü tıkayan tutumu, Türkiye’nin arabuluculuk girişimi

Ancak Batı medyası sistematik olarak Ukrayna’nın güvenliği vurgusu yaparak “savaş senaryolarına" yer verse de; NATO, Rusya’nın paktın doğuya doğru genişlemesinin durdurulması yönündeki talebini açıkça reddetti. Lavrov son olarak bu gelişmeye işaret ederek Rusya’nın savaş istemediğini tekrarlayarak fakat çıkarlarının göz ardı edilmesine izin vermeyeceklerini de belirtti.
Tüm bu süreçte Türkiye ise gerginliği azaltmaya yönelik girişimlerinde bulunuyor. 21 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna ile Rusya arasında arabuluculuk yapma niyetini açıklamasının Kremlin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Erdoğan’ın teklifinden yararlanıp Türkiye’yi ziyaret edeceğini söyledi. Rus liderin gerçekleştireceği ziyaretin detayları net değil. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Türk heyetinin 3 Şubat’ta Ukrayna’ya gideceği açıklandı. NATO’nun siyasi çözümün önünü tıkadığı bir süreçte Türkiye’nin çözüm girişimini, Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, Sputnik’e değerlendirdi
Sergey Lavrov - Sputnik Türkiye, 1920, 28.01.2022
Ukrayna krizi
Lavrov: Rusya savaş istemiyor, ancak çıkarlarının göz ardı edilmesine de izin vermeyecek

‘Türkiye’nin tutumu ülkenin ABD ve İngiltere öncülüğünde yürütülen Rusya’yı çevreleme politikasının parçası olmadığını gösteriyor’

Prof. Dr. Ünal, “Türkiye’nin Rusya-Ukrayna ihtilafına yönelik politikasında gözler görülür değişiklikler var” diyerek bunu şöyle açıkladı:

Türkiye’nin 2014’ten beri Kırım konusunda Rusya’ya muhalefet eden, Kırım’ın Ukrayna’nın toprak bütünlüğü içinde olduğunu çeşitli platformlarda ve görüşmelerde söyleyen bir politikası vardı. 29 Eylül’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus mevkidaşı Putin arasında yapılan Soçi Zirvesi’nin ardından Türk dış politikasında bu konuda önemli değişikliklerin olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bu konuda krizin yönetimi Dışişleri Bakanlığı’ndan çıkarak tamamen Beştepe’ye geçti. Cumhurbaşkanlığı’nın bu konudaki politikası ise kuzeydeki komşularımızın arasındaki sorunları barışçıl yollarla çözülmesine yönelik ilerliyor. Bu konuda Türkiye’nin yapabileceği bir şey varsa da arabuluculuk dahil olmak üzere her türlü desteğin verileceği de ifade ediliyor. Batılı ajanslar da Türkiye’nin bu konuda ABD’nin tam anlamıyla yanında olmadığını gündeme getiriyor. Türkiye de bunu yalanlamıyor ve politikalarını bunu doğrulayıcı şekilde çiziyor. Ancak Türkiye prensip olarak Kırım’ın Ukrayna’ya ait olduğu tezinden vazgeçmiş değil. Bu konuyu gündeminde tutarak Rusya’yı rahatsız edici girişim ve açıklamalardan vazgeçmiş durumda. Bu önemli bir değişiklik ve Moskova’nın gözünden kaçmadığından eminim. Bu Türkiye’nin ABD ve İngiltere öncülüğünde yürütülen Rusya’yı çevreleme politikasının da bir parçası olmadığını gösteriyor. Çok yerinde bir tavır.

‘Türkiye, tansiyonu düşürmeye yönelik sınırlı arabuluculuk yapmayı planlamalı’

Türk dış politikasındaki bu tavrın ardından Kremlin’in Ankara’nın arabulucu pozisyonundan memnun olacağını açıkladığını ifade eden Ünal, şöyle devam etti:

Çünkü Türkiye’nin oluşturduğu bir güven var. Ancak arabulucuğu şöyle düşünmek lazım. Mesela ABD’nin Camp David’de Mısır ve İsrail’i uzlaştırması örneğindeki gibi bir arabuculuk düşüncesindeysek yanılırız. Kapsamlı bir arabuluculuk mümkün değil bunu yapabilecek bir devlet de yok. Çünkü Ukrayna ile Rusya arasındaki sorunlar çözülmez bir halde. Olsa olsa tansiyonu düşürmek mümkün olabilir. Dolayısıyla Türkiye tansiyonu düşürmeye yönelik sınırlı arabuluculuk yapmayı planlar ve bunu da dikkatli şekilde atacağı adımlarla sürdürürse burada başarılı olma imkanı var. ABD ve NATO’nun Rusya’ya verdiği cevaplar yapıcı belirsiz dediğimiz bir tarzda kaleme alınmış. Demek ki Batı dünyası diplomasiye alan açmaya çalışıyor. Çünkü aynı zamanda Batı dünyası cevapların sızdırılmamasını ve perde arkası diplomasiye devam etmek istiyor. O zaman Türkiye’nin arabuluculuk ihtimali artıyor.

‘Erdoğan, Zelenskiy’e hayatın gerçeklerini anlatmalı’

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Şubat’ta Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e hayatın gerçeklerini anlatmalı” diye devam eden Prof. Dr. Ünal, “Erdoğan, Zelenskiy’e; ‘Sizin NATO üyesi olmanız imkansız, ne kısa ne orta vadede böyle bir şey mümkün değil. Dolayısıyla bunu gündeminizden çıkartın. Tansiyonu düşürmek için Minsk anlaşmalarının uygulamasına yönelin’ diyebilir. Bunlar olursa tansiyon yavaş yavaş düşebilir, Türkiye’nin de katkısı olur. Ama bunu Batı dünyası sabote edebilir. En azından Türkiye bunları yaparak tarafsızlığını göstermiş olur” diye ekledi.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала