Eksen - Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

'Türkiye arabulucu olmak için tarafsız olmalı, konuya pragmatik yaklaşmalı'

'Türkiye arabulucu olmak için tarafsız olmalı, konuya pragmatik yaklaşmalı'
Abone olTelegram
Yazdan Kaya'ya göre rasyonal bir değerlendirme Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuğuna imkan bırakmıyor. Kaya, Türkiye'nin NATO üyeliğiyle 'taraf' olduğunu ve Kırım'a dair söylemlerin destekleyici olmadığını belirtti. Kaya, Ankara'nın Rusya ile ortaklık seviyesindeki ilişkilerinden hareketle daha pragmatik olması gerektiği görüşünde.
ABD/NATO ile Rusya Federasyonu arasında NATO'nun genişlemesi krizinin yaşandığı bir dönemde, Ukrayna konusunda 'arabuluculuk' arzusunu dile getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kiev'e resmi ziyarette bulundu.
Ziyarette savunma sanayi ve havacılık alanında yeni işbirliklerinin temeli atılırken, teknoloji paylaşımı ve serbest ticaret anlaşması dahil 8 anlaşma ve mutabakata imza konuldu. Ukrayna'nın Donbass'ta da kullanıldığını açıkladığı Bayraktar insansız hava araçlarına ilgisini üretim bağlamında derinleştirdiği gözlendi.
Erdoğan, Kiev'de de arabuluculuk teklifini 'Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya liderlerine ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu' belirterek yineledi. Ukrayna'yı 'stratejik ortak' diye anan Erdoğan, Kırım da dahil Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklediklerini vurguladı. Erdoğan, Kırım Tatarlarına yönelik ortak projelerin gözden geçirildiğini belirtti. Zelenskiy de Erdoğan'a teşekkürlerini sundu. Erdoğan'ın şubat 2020'deki ziyaretinde olduğu gibi tören kıtasını Banderistlerden miras 'Slava Ukrayna' (Şan olsun Ukrayna'ya) diyerek selamlaması dikkat çekti.
ABD Dışişleri, Erdoğan'ın Kiev'i ziyareti ve Ukrayna'ya savunma alanındaki desteğinden duydukları memnuniyeti vurgularken, Rusya'dan bu durumun Rusya-Türkiye ilişkilerini etkilemeyeceği mesajı geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'un ise, Rusya liderinin 'ikili ilişkiler' çerçevesinde gerçekleşeceğini vurguladığı Türkiye ziyaretiyle ilgili herhangi bir anlaşmaya varılmadığını belirtmesi dikkat çekti.
Erdoğan'ın Kiev ziyareti ve 'arabuluculuk' arayışlarını Rusya-Kırım-Türkiye Vakfı kurucusu ve Başkanı Yazdan Kaya ile konuştuk.

‘Rasyonel açıdan Türkiye’nin arabulucu olacağını zannetmiyorum’

Yazdan Kaya'ya göre 'rasyonel bir değerlendirme' Türkiye'nin arabuluculuğuna imkan bırakmıyor. Türkiye'nin NATO üyeliğinden ötürü taraf olduğunu anımsatan Kaya, Kırım konusundaki tarın da 'destekleyici' olmadığını söyledi. Kaya, Moskova'nın böyle bir ziyareti sakince izleyeceği, notlarını alacağı ve Türkiye'den tepkileri değerlendireceği görüşünde:

“Rasyonel bir değerlendirmeyle hareket edersek böyle bir aracılığın mümkün olmayacağını düşünüyorum. Türkiye zaten NATO üyeliği anlamında taraf konumunda. Diğer taraftan Ukrayna’ya gidip Kırım konusunda ve Ukrayna toprak bütünlüğü üzerinden açıklamalar yaparak Türkiye’nin arabulucu olacağını zannetmiyorum. Böyle bir ziyaretten de bence bir sonuç çıkmaz. Rusya bu ziyareti sadece sakince izler, notlarını alır, Türkiye’den gelecek talepleri değerlendirir. Ancak bunu bir nihai anlamda çözüme ulaştırması ve masada buluşturması mümkün olmaz."

'Türkiye'nin daha pragmatik olması lazım'

Kaya, Türkiye'nin Rusya ile ortaklık seviyesinde ve ekonomik cephede önemli ilişkilerine atıfla daha pragmatik olması gerektiği görüşünde. Kaya, şu anda yaşanan krizin de asıl dünyada post kolonyal tutumlar içindeki ABD ile Rusya arasında yaşandığının altını çizdi:
"Türkiye’nin sanki bu konuda daha pragmatik olması lazım. Rusya ile enerji alanında ortaklık seviyesine varan bir ilişkisi söz konusu. Türk Akım gibi konular hayata geçirildiğinde bizim için değer arz edecek. Rusya nükleer gücü elinde bulunduran bir ülke. Böyle ülkelerin göreceli dengesi her zaman için kendi maaşını da beraberinde getirir. Aslında bu mesele zaten çok da Rusya ile Ukrayna arasındaki bir mesele değil. Bu mesele daha çok Rusya ile ABD arasında NATO eliyle yaşanan bir durum. ABD dış politikası, Irak ve Afganistan operasyonlarının ardından dünya kamuoyu önünde içine düştüğü hali kurtarmak için bölgede post kolonyal ve post model momentler üzerinden bir hat çekmeye çalışıyor. Bunu da NATO sopasıyla gerçekleştirmeye çalışıyor. Bunun karşısında Rusya’nın aldığı tedbirler de yenilir yutulur gibi değil, misliyle cevap veriyor.”

'ABD Frankestaynlarını yaratmakta çok mahir'

Kaya, ABD’nin Taliban ve IŞİD ile Ortadoğu’dan sonra kuzey coğrafyasını da neo naziler üzerinden karıştırmaya çalıştığı görüşünü dile getirirken, böylesi bir diyalogdan sonuç çıkacağını düşünmediğini belirtti:
“Meksikalı yazar Carlos Fuentes Macías der ki, Amerika kendi Frankestaynlarını yaratmakta çok mahir. Hatta bir süre sonra bu yarattığı canavarlar kendisine de saldırabiliyor, Taliban ve IŞİD gibi. Benzer bir şey Ukrayna üstünden neo nazilerle tertip ediliyor. Bandera destekçileri ve neo nazilere verilen destekler ve kışkırtmacı dış politika aynı zamanda Ortadoğu’dan sonra kuzey coğrafyasını da karıştırmaya yönelik hamleler. Bu şekilde de aslında içine düştüğü zafiyetten bir şekilde kurtulma derdinde. Böyle bir diyalogdan onun için bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum."

'Silah anlaşmaları ve Kırım'ı sürekli gündeme getirerek olmaz'

Ankara'nın silah anlaşmaları yaparak ve Kırım meselesini sürekli gündeme getirerek Rusya'nın 'masaya gelmesini' sağlayamayacağını söyleyen Kaya, amacına hizmet etmeyecek bir çaba sergilendiği görüşünde:
"Öte yandan, Türkiye bu ziyaretle beraber tarafsız olması gerekirken silah anlaşması yapıyor, Kırım meselesini sürekli olarak gündeme getiriyoruz. Rusya’nın böyle bir hususta masaya gelebileceğini düşünmüyorum. Masadayken Kırım’ı ortaya koyuyorsanız hadiseyi kafadan bitirmiş oluyorsunuz. Yani Kırım artık Rusya’nın kendisine hükümranlık alanı kabul ettiği toprak bütünlüğü içerisindeki bir gerçeklik. Bu şekilde artık tecelli etmiş, bunu değiştirmenin imkan ve olasılığı yok. Böyle bir konum içerisinde toprak bütünlüğü meselesini kendisine izzeti nefs meselesi sayarken konuya buradan yaklaşmak buradaki çözümsüzlüğün zaten başından ilmeğini atmak anlamına geliyor. Bu da amacına hizmet etmeyen bir çaba oluyor. (Putin) Gelirse çok önemli bir konu olur. Bu ziyaretin çok kolay olacağını düşünmüyorum.”

'Dikkatten kaçan Taliban ve IŞİD gibi neo-Nazi örgütlenmelerin sonradan yansıyacak şiddet döngüsü'

ABD'nin Ukrayna'yı kullanarak Doğu Avrupa'ya yığınak yaptığını ve Rusya'yı 'kötü' göstermeye çalıştığını söyleyen Kaya, dikkatten kaçan diğer meselenin de neo-Nazi örgütlenmeler ve bunların tıpkı Taliban ve IŞİD gibi sonradan yaratacağı döngüler olduğunun altını çizdi:

“Masada konuşulması gereken şeyler öncelikli olarak Kırım’dan ziyade bölgede haddini aşan NATO eliyle yapılan silahlanma. Amerika tarafından bölgeye gönderilen birlikler var. ABD bölgede böyle bir kaotik yapıya ihtiyaç duyuyor. Burada da kötü adam olarak göstermeye çalıştığı Rusya. Kırım meselesi üzerinden göstermeye çalışıyor. Ama Donbass ve Lugansk bölgelerinde Minsk Anlaşmalarına dayalı birtakım taahhütler verilmiş. Ukrayna tarafından hiçbir şekilde yerine getirilmiyor. Gözden kaçırdığımız bir diğer mesele bölgede giderek hızını arttıran neo-Nazi örgütlenmelerin daha sonra aslında Avrupa ve diğer coğrafyalara da IŞİD ve Taliban gibi yansıyacak olan şiddet görüntüsüdür. Bir sonraki aşamasına dikkat etmek lazım. Bu daha önce tecrübe edildi. Kendi Frankenstein’larını yaratmakta Amerika çok becerikli.

'Türkiye’nin tarafsız olması gerekirdi’

Arabuluculuk için 'tarafsızlık' gerektiğini dile getiren Kaya, bunun şartlarının da oluşmuş görünmediğini vurguladı:
"Arabulucu olabilmemiz için tarafsız olmamız lazım. NATO üyesiyiz. Libya, Suriye ve Ukrayna’da da şu andaki askeri yığınağa bir şekilde destek veriyoruz. Bunlara rağmen tarafsız olmanın özgül şartları oluşmuş değil. Bununla ilgili söylenen her şeyin ayakları havada kalıyor. Şöyle bir şey olabilir. Bölgesel anlamda iç siyasete tahvil edilecek söylemler geliştirmek için olabilir. Popülizminle rol çalmak bazen işe yarayabilir. Bu arada bugün 2016'da alçak bir saldırıda hayatını kaybeden Andrey Karlov’un doğum günü. Bu vesileyle onu da saygıyla anmak istiyorum. Bugün aynı zamanda 1945’te yapılan Yalta konferansın da sene-i devriyesi.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyareti dönüşünde, uçakta gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. - Sputnik Türkiye, 1920, 04.02.2022
TÜRKİYE
Erdoğan: Putin-Zelenskiy görüşmesi yeni oluşuma fırsat verir
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала