GÖRÜŞ

Batılı devlet ve şirketlerin yaptırımları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni nasıl ihlal ediyor?

© Sputnik / Vladimir Sergeev / Fotoğraf bankasına girRusya-AB
Rusya-AB - Sputnik Türkiye, 1920, 03.03.2022
Abone olTelegram
Özel
Rusya’nın askeri operasyonu sonrası Batı’nın uyguladığı yaptırımlarla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesin ihlal edildiğini ifade eden Deniz Unay, “Şirketlerin bu kriz nedeni ile Rus vatandaşlarına yönelik erişim kısıtlamalarının acilen kaldırmaları ve yaşattıkları mağduriyetten dolayı özür dilemeleri gerekmektedir” dedi.
Rusya’nın, Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin talebine istinaden başlattığı askeri operasyonun ardından Batılı devletler Rusya’ya yönelik birçok yaptırımlar açıklarken bu yaptırımlar aynı zamanda Rus vatandaşlarını da hedef alıyor.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell “Rus halkını hedef almıyoruz” dese de özellikle dijital mecralarının ve içerik üreticilerinin uyguladığı yaptırımlar Rus vatandaşlarının yaşamını doğrudan etkiliyor.

Yurtdışındaki Ruslar tedirgin

Örneğin Rusya İnsan Hakları Sorumlu Yetkilisi Tatyana Moskalkova, Ukrayna'daki durum nedeniyle Avrupa'daki üniversitelerde öğrenim gören Rus öğrencilerin kayıtlarının silindiğini duyurdu. ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi üyesi Temsilci Eric Swalwell de CNN’e verdiği röportajda kendisinin ve bazı Kongre üyelerinin ABD’deki Rus öğrencilerin sınır dışı edilmesi ve eğitimlerine son verilmesi için çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.

Avrupa basın özgürlüğünü yok saydı

Haber alma hakkına darbe olarak yorumlanan kararla Russia Today (RT) televizyonu ve Sputnik haber ajansı AB’de yasaklandı. Bu kararın ardından sosyal medya şirketleri Twitter, Facebook, Instagram, YouTube ve TikTok, RT ve Sputnik’e karşı çalışanları fişleme ve erişim kısıtlama dahil çeşitli adımlar attı. Microsoft, RT ve Sputnik'in uygulamalarını sildi, internet aramalarında erişimi kısıtladı.

Tolstoy’un Anna Karenina'sı da engellendi

Apple, müzik platformu Spotify, Nike ve H&M’in Rusya’daki satışlarını askıya alması da doğrudan Rusya’da yaşayanları etkileyen bir durum olarak yansıdı. Rusya’daki Apple satışlarının bugün yeniden başladığı görüldü. ABD merkezli UPS ve FedEx posta servislerinin Rusya’ya mektup ve koli teslimatını askıya aldığını duyurması da bu açıdan önem taşıyor. Başta Avrupalı ve Japon markaları olmak üzere birçok otomobil şirketi Rusya’ya yönelik satışlarını kesti ve ülkedeki üretimlerini durdurdu.
Rusya'daki dijital içerik üreticisi Netflix kullanıcılarının yaptırım uygulanan Sberbank ve Alfabank kartlarıyla abonelik ödemesi yapamadığı belirtildi. Netflix, ayrıca, Tolstoy tarafından yazılan roman Anna Karenina'ın çekimlerini iptal etti. Şirket, birkaç Rus orijinal projesinin de çalışmasını durdurdu. Walt Disney yapım şirketi, filmlerinin Rusya'daki sinemalara dağıtımını askıya aldığını duyurdu.

Kedilere dahi yaptırım uyguladılar

‘Anlamlandırılmayan’ yaptırımlardan biri de kedilere yönelik oldu. Dünya Kedi Kayıtları Federasyonu (FIFE) Rusya’dan yetiştirilen hiçbir kedinin Rusya dışında herhangi bir FIFE kütüğüne kaydedilmeyeceğini ve Rusya’da yaşayanlara ait hiçbir kedinin FIFE fuarına katılamayacağı açıkladı.
Rusya - yaptırım - Sputnik Türkiye, 1920, 02.03.2022
Ukrayna krizi
Batı’dan ‘Rusya’ hamleleri: Hedefte tarih, edebiyat, spor, temel hak ve özgürlükler var

‘Teknoloji şirketleri kendilerini devletlerden ve uluslararası hukuktan üstün görüyorlar’

Batılı ülke, kurum ve şirketlerin aldığı bu kararları Sputnik’e değerlendiren teknoloji uzmanı Deniz Unay, “İnsanların düşünce ve ifade özgürlüklerinin kişiselleştirilmiş veriler ve gösterilen içeriklerle manipülatif olarak yön değiştirilebilir hale gelmesi özgür irade ve düşüncenin kısıtlanarak toplumların dizayn edilmesi halk arasında ve hükümetlerdeki endişeyi her geçen gün artırıyor. Özellikle son dönemlerde uluslararası teknoloji şirketleri ve sosyal medya platformlarının kendilerini devletlerden ve uluslararası hukuktan da üstün görüp almış oldukları kararlar toplumların haber alma özgürlüğünün hiçbir kanuna ve hukuka dayanmaksızın kısıtlanmasını doğru bulmuyorum” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı kararlar

Unay, “savaş ve kriz dönemlerinde ülkenin ve toplumun güvenliğini tesis etmek adına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki maddelerine bakacak olursak teknoloji şirketlerinin erişimi kısıtlama gibi bir haklarının olmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 10/1

“Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 10/2

“Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 17

“Bu Sözleşme’deki hiçbir hüküm, bir devlete, topluluğa veya kişiye, Sözleşme’de tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesi veya bunların Sözleşme’de öngörülmüş olandan daha geniş ölçüde sınırlandırılmalarını amaçlayan bir etkinliğe girişme ya da eylemde bulunma hakkı verdiği biçiminde yorumlanamaz.”

‘Şirketler uluslararası hukukun kural olarak süjesi değildir’

Deniz Unay, bu konudaki yorumlarını şöyle paylaştı:
“Öncelikle belirtmek gerekir ki erişimin engellenmesi şeklinde tezahür eden genel ve kapsayıcı yaptırımlar kişilerin haber alma hakkının hiçbir ayrım yapmaksızın engellenmesidir ki bu durum sözleşmenin 17. maddesinde düzenlenen hakkın ortadan kaldırılması anlamı taşıyacaktır. Bu konuda bir başka önemli husus ise sözleşmenin izin verdiği ölçüde kısıtlamaların kim tarafından ve ne şartlarda uygulanacağı sorunudur. Sözleşmeye baktığımızda hakların kısıtlanması yetkisinin taraf devletlere verildiği görülecektir. Haber alma hakkını sözleşmeye aykırı bir şekilde engelleyen erişim yasağının ise şu anda hizmet sağlayıcı şirketler tarafından uygulandığı görülmektedir. Oysa kişiler ve birer tüzel kişilik olan şirketler uluslararası hukukun kural olarak süjesi değildir.”

‘Tüm dünyanın, doğru ve tarafsız haber alma hakkı engellenmektedir’

Unay, “Taraf devletlerin savaş durumunda dahi hakların askıya alınması durumunda sözleşmenin 15. maddesine göre Avrupa Konseyi Genel Kurulu’na bildirimde bulunmak ve hesap vermek gibi yükümlülükleri bulunurken, tüzel kişiliklerin, keyfi, hakkın özüne dokunan ve hatta hakkı ortadan kaldıran denetimden yoksun kararlarının hukuka uygunluğundan bu anlamda bahsetmek mümkün görülmüyor” diyerek şunları ekledi:

Gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir husus ise burada haber alma hakkının sadece Rus halkı yönünden değil, tüm dünya milletleri açısından engellendiği hususudur. Zira tüm dünyayı böylesi bir durumda tüm dünyanın, doğru ve tarafsız haber alma hakkı engellenmektedir.

‘Uluslararası sözleşmelere ve uluslararası hukuka aykırıdır’

Deniz Unay, “Bu şirketlerin yapmış oldukları kısıtlamalar uluslararası sözleşmelere ve uluslararası hukuka aykırıdır. Rusya’da veya dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Rus vatandaşlarının haber alma özgürlükleri ve erişimlerinin kısıtlanmasının beraberinde getireceği problemleri düşündüğümüzde, iki ülke arasında oluşan bir kriz neticesinde milyonlarca insanın yıllardır severek satın aldıkları, kullandıkları ve hatta iletişimlerini gerçekleştirdikleri uygulamalara erişememenin mağduriyetini yaşıyorlar” dedi. Unay, sözlerini şöyle sonlandırdı:

Bugün içerisinde bulunduğumuz dönemde teknoloji ve iletişim imkânları artık sesli, görüntülü ve yazılı olarak eşzamanlı iletişim gücünü bizlere sunuyor. Ulusal ve uluslararası şirketler hukuktan almadıkları bir hakkı keyfi bir şekilde uygulamaya başlamaları ve bunu bir alışkanlık haline getirdikleri zaman artık insan haklarından ve hukukun üstünlüğünden bahsetmek mümkün olmuyor. Şöyle düşünün; bugün karşılaşılan kriz sonrasında oluşturulan algısal etkiden hareketle dünya genelinde yaşayan Rus vatandaşlarının gündelik hayatlarına yönelik yapılan kısıtlamalar, gelecekte başka ülkeler arasında ya da istedikleri ülkeye veya kuruma yönelik keyfi uygulamaları da beraberinde getirecektir. Şirketlerin Rus vatandaşlarına yönelik erişim kısıtlamalarının acilen kaldırmaları ve yaşattıkları mağduriyetten dolayı özür dilemeleri gerekiyor.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала