GÖRÜŞ

Sırbistan ve Macaristan’da zafer, Pakistan’da direniş: ‘ABD karşıtı adımlar daha cesaretle atılıyor’

© REUTERS / KEVIN LAMARQUEABD Başkanı Biden
ABD Başkanı Biden - Sputnik Türkiye, 1920, 05.04.2022
Abone olTelegram
Özel
İki Avrupa ülkesi Sırbistan ve Macaristan seçimlerinde ABD/Batı karşıtı politikaları ile bilinen Aleksandr Vucic ve Viktor Orban yeniden zafer elde etti. Asya’da Pakistan Başbakanı İmran Han, ABD’nin müdahalesini suya düşürdü. Prof. Dr. Semih Koray, bu üç olay üzerinden dünya siyasetindeki köklü değişimleri ve gelecek beklentilerini değerlendirdi.
Son dönemde yaşanan üç gelişme ülkelerin anti-Amerikancı tutumlarındaki yükseliş ve Amerikan etkisinin dünya üzerinde kırılmasına dair önemli işaretler veriyor.
Rusya’nın operasyonu sonrası Batı’nın yaptırımlarına katılmayan ve bu konuda ABD ve Avrupa ülkelerinden büyük baskı gören Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandr Vucic, ülkede gerçekleştirilen seçimleri rakiplerine ciddi oranda fark atarak kazandı. Aleksandr Vucic, geçen pazar günü yapılan seçimden sonra partisinin genel merkezinde yaptığı konuşmada, "Size söz verebilirim, okullarda Dostoyevski'yi, operada Çaykovski'yi atmayacağız. Sırbistan Rusya ile ortaklık ve dostane ilişkiler sürdürmeye çalışacak" diyerek Belgrad'ın bu konuda tarafsız olduğunu yineledi. Sırbistan'ın Avrupa yolunda olmasına ve bölgede iyi ilişkilere sahip olmasına rağmen, 'geleneksel dostluk ilişkilerini kaybetmemesi gerektiğini' belirten Vucic "Ukrayna krizinin seçim sonuçları üzerindeki etkisi çok büyük oldu" dedi.

Macaristan’da Orban kazandı: Brüksel, Soros, uluslararası medya ve Zelenskiy vurgusu

Macaristan'da da yapılan genel seçimi, Başbakan Viktor Orban’ın liderliğindeki Fidesz-KDNP koalisyonu kazandı. 2010 yılında göreve gelen Orban, üst üste dördüncü kez seçildi. Sonuçlara dair konuşma yapan Orban "Çok büyük başarı kazandık. Ay'dan bile görülebilecek bir zafer elde ettik, Brüksel'den görüldüğü kesin" dedi. Orban, “Macaristan'ın egemenliğini ve özgürlüğünü savunduk. Sevgili dostlar, bu zafer de hayatımızın geri kalanında unutulmaz olacak. Savaşmamız gerekenler içeride 'sol', yurtdışında 'uluslararası sol', Brüksel bürokratları, Soros imparatorluğunun tüm finans kurumları, uluslararası medya ve hatta Ukrayna Cumhurbaşkanı" diye de ekledi. Muhalefetin altı parti bir arada ittifak yapmasına rağmen seçimi kazandıklarını dile getiren Orban, bazı 'uluslararası güçler ve kurumların desteğine rağmen' muhalefetin başarısız olduğunu belirtti.

Pakistan’da ABD girişimi başarısız oldu

Nüfusu, askeri gücü ve ekonomisiyle Asya’nın en önemli ülkelerinden biri olan Pakistan’da da tarihi günler yaşanıyor. ABD'nin Rusya yaptırımlarına uymayan ülkelerden Hindistan, Washington tarafından alenen tehdit edilirken, Pakistan, 'Washington'ın kumpası' olarak görülen Başbakan İmran Han'a yönelik güvensizlik oylamasını bloke etti. Meclis Başkan Yardımcısı Kasım Suri, güvensizlik oylaması düzenlenmesini anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle reddetti. Han, kendisine karşı güvensizlik oylamasının Pakistan'da rejim değişikliğine yönelik bariz bir girişim olduğunu ve "ABD ile işbirliği içinde planlandığını” ifade ederek, "(Muhalefetin) Beni görevden alma girişimi, ABD’nin iç politikamıza açık müdahalesidir” dedi. Başbakan İmran Han'ın çağrısı uyarınca Cumhurbaşkanı Arif Alvi'nin meclisi feshetmesi nedeniyle 90 gün içinde seçimlere gidilecek.
Pakistan Başbakanı İmran Han - Sputnik Türkiye, 1920, 02.04.2022
DÜNYA
Pakistan Başbakanı Han, ABD’yi hükümeti düşürme girişiminin ardında olmakla suçladı

‘Amerika'nın hegemonyasına ülkelerin inisiyatif kazanmış olduklarını gösteriyor’

Bu üç ismin de ortak noktası ABD Başkanı Joe Biden’ınotokratlar’ listesinde yer alması olarak öne çıkıyor. Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Semih Koray da “Bu gelişmeler Amerika'nın hegemonyasına karşı olan, kendi bağımsızlığını kendi seçtiği yoldan gelişmesini sağlamaya çalışan ülkelerin inisiyatif kazanmış olduklarını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Sputnik’e konuşan Prof. Dr. Koray, şunları kaydetti:
“Pakistan olayı da Macaristan ve Sırbistan'daki sonuçlar da aslında anti-Amerikan tutumun, hegemonyaya karşı olan tutumun, yeni dünyanın kuruluşunun bir parçası olarak hayata geçirilen tutumun gelişmekte olduğunu gösteriyor. Amerika’nın son dönemde dünyadaki en güvenilmez müttefik olduğunu, onun için Amerika'ya güvenerek ve dayanarak herhangi bir adım atmanın sonucunun hüsran olduğunu devletler ve milletler de kendi deneyimleriyle öğreniyorlar.”

‘Amerika bir sonuç alamadığı için durmadan yeni yaptırımlara başvurmak zorunda kalıyor’

ABD’nin yaptırımlarla dünyayı yönetmeye çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Koray, bu sürecin geleceğine dair ise şu öngörülerini paylaştı:

Amerika'nın Temsilciler Meclisi ve Kongresi neredeyse tüm günü hangi ülkeye, hangi kişiye ne yaptırım uygulayacağız diye geçiyor. Yaptırım demek yaptırmak demek. Yani bu aynı zamanda Amerika'nın yaptırımlarının hiçbir yönlendirici gücünün olmadığının da bir göstergesidir. Bu yaptırımlardan Amerika bir sonuç alamadığı için durmadan yeni yaptırımlara başvurmak zorunda kalıyor. Bu yaptırımlara maruz kalan ülkelere baktığınız zaman bunlar her açıdan dünyanın çoğunluğunu oluşturuyorlar. Bu yaptırımların temelinde yatan şey de doların rezerv para olarak ve uluslararası ticarette geçerli para olarak kullanılmasıdır. ABD bunu bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. Rusya'ya karşı uygulamaya konmuş olan yaptırımlar bu konuda da bu yaptırımları etkisiz hale getirmeye yönelen yeni şekillenmelere, uluslararası düzlemde yeni kurumlaşmalara imkân sağlayacak.

Biden, Erdoğan’ı hedefe koymuştu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ABD’nin istemediği bir olduğunu Joe Biden daha iktidara gelmeden açıklamıştı. 2019 Aralık ayında New York Times'ın hazırladığı The Weekly programında konuşan Biden, "Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan'a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. (…) Ama hâlâ, geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan'ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle" ifadelerini kullanmıştı.
Halihazırda Biden iktidarında Türk-Amerikan ilişkilerinde ilerlemenin aksine büyük bir gerileme yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Biden yönetimi ile anlaşamadıklarını daha önce birçok kez dile getirdi.
Türk halkında da özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ABD ve NATO karşıtlığı da hayli artış gösterdi. Bu kimi anketlere yüzde 90’ın üzerindeki rakamlarla yansıdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic - Sputnik Türkiye, 1920, 04.04.2022
DÜNYA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile telefonda görüştü

‘Türkiye'nin bu konuda izlemesi gereken yol çok daha aktif bir rol üstlenmektir’

Prof. Dr. Semih Koray da Rusya’ya uygulanan yaptırımlarla temel hedefin Vladimir Putin’i zayıflatmak olduğu konusunda birçok uluslararası ilişkiler uzmanıyla hemfikir. ABD’nin ‘otokratlara karşı demokratlar’ diyerek ülkelerin iç siyasetlerine müdahale girişimlerini değerlendiren Koray, “Dünyanın yeni bir demokrasi anlayışına ihtiyacı var” dedi ve şunları ekledi:
“Eğer otokratlıksa ABD hegemonyası yalnızca kendi ülkesinde otokratlık değil, dünya efendiliği için oynuyor. Türkiye'deki iktidara da karışıyor, Pakistan’dakine de karışıyor, Rusya’dakine de karışıyor. Zaten yaptırımların da genel olarak amacı halkı zor duruma sürükleyerek iktidarları zayıflatmak. Türkiye'de bu olay Amerika'ya tamamen bağlı, kendi geleceğini, kendi iktidarını Batı'ya ve Amerika'ya bağlamış olan kesimleri zayıflatan bir etki yaptı. Türkiye'nin bu konuda izlemesi gereken yol yeni bir dünyanın kurulmakta olduğunun farkına vararak bu yeni dünyanın kuruluşunda çok daha aktif bir rol üstlenmesidir. Ukrayna krizi Türkiye açısından hakikaten altın fırsatlar yaratıyor. Türkiye'nin kendini Batı'ya beğendirmesi değil, gelişen dünyada finansal alanda, uluslararası ticaret alanındaki ve ulaşım alanındaki diğer bütün alanlardaki baskıları boşa çıkartacak bir rol oynaması ve gelişen dünyanın kendisini çok daha ön cephesine ve merkezine yerleştirmesi gerekiyor."

‘Anti-Amerikan atılımların çok daha cesaretle atılmasına hizmet ediyor’

Prof. Dr. Koray, “Türkiye'de de Amerikancılığın, Türkiye'nin geleceğini Batı ile bütünleşmeye NATO ile Atlantik sistemi ile bütünleşmeye bağlamanın güçlendiği değil, aynen Macaristan'da, Sırbistan'da, Pakistan'da olduğu gibi zayıfladığı günlerden geçiyoruz. Amerika ve NATO'nun güvenilmezliği bütün dünyanın gözleri önüne serilmiş vaziyette. Bu da tabii bütün dünyadaki anti-Amerikancı atılımların çok daha cesaretle atılmasına hizmet ediyor. Bu son üç gelişme de bence bunu güçlendiren olaylar” diye de ekledi.
Rusya lideri Vladimir Putin, Macaristan Başbakanı Viktor Orban - Sputnik Türkiye, 1920, 04.04.2022
DÜNYA
Putin'den Orban'a seçim tebriği
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала