- Sputnik Türkiye, 1920
Ukrayna krizi
Batılı ülkelerin Ukrayna'ya silah tedarik etmeye dönük hamleleri ülkede krizi tırmandırdı. Ukrayna ordusu, güçlerinin neredeyse yarısını ülkenin doğusundaki çatışma hattına yığdı. 2021'de Ukrayna'ya 650 milyon dolardan fazla askeri yardım sağlayan ABD, Kiev’e silah göndermeyi sürdürüyor.

Neo-Nazilere esir düşen sivillerden paralı askerlere: Kuşatması biten Azovstal’da neler yaşandı?

© Sputnik / Алексей КуденкоMariupol- Azovstal
Mariupol- Azovstal - Sputnik Türkiye, 1920, 17.05.2022
Abone olTelegram
Özel
Rusya’nın kontrolü ele aldığı Mariupol’de, 10 Mart’ta kuşatılan Azovstal fabrikasındaki operasyonda sona gelindi. Aşırı sağcı militanlar tarafından esir alınan bir çok sivil kurtarılırken, neo-Nazi grupları da Rusya tarafından oluşturulan insani koridor üstünden teslim oluyor. Sputnik, 2 ay içinde kuşatmada yaşanan önemli başlıkları derledi.
Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği askeri harekat sürerken, Ukraynalı aşırı milliyetçilerin elinden kurtarılan yerlerin de haberleri gelmeye devam ediyor. En son, Mariupol’de bulunan Azovstal demir-çelik fabrikası da bu bölgelerin arasına eklendi. Daha önce Azovstal fabrikası haricinde Rus birlikler tarafından tamamen kontrol altına alınan Mariupol’de, geriye kalan tüm Ukrayna güçleri ile diğer paramiliter gruplar fabrika topraklarına sıkıştırılmıştı.
Sovyetler Birliği tarafından inşa edilen ve birbiri içine geçmiş bir dizi tünel ile yer altı sığınağını da içeren Azovstal, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘saldırmayın, kuşatın’ emri ile Nisan ayından beri Rus ordusunun ablukasında bulunuyordu.

Kalabalık neo-Nazi gruplarından yabancı paralı askerlere: Azovstal fabrikası neden önemliydi?

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya göre kuşatma sırasında bölgedeki Ukrayna ordusu ve aşırı milliyetçi oluşumlardaki kişi sayısı 8 bin 100’den fazlaydı. Kentin kurtarılması sırasında 4 binden fazlası ortadan kaldırıldı, 1478’i esir düştü. Teslim olan Ukraynalı askerlerin ifadeleri dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan ulaşılan bilgilere göre, geriye kalan yaklaşık 2 bin 500 neo-Nazi grubu ve 400 yabancı paralı asker, Azovstal’a çekilmişti. Bölgede dinlenen telsiz konuşmalarından bu paralı askerlerin, İngiltere, Kanada, ABD, Romanya, Polonya, Fas gibi ülkelerden geldiğine dair bilgilerin varlığına vurgu yapılmıştı. Diğer ulusların henüz belirlenemediği de açıklanan bulgular arasındaydı.
Ukrayna, bu paralı askerlerin varlığına dair açıklama yapmaktan kaçınsa da Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) Başbakan Danışmanı Yan Gagin, Azovstal fabrikasında ABD, Fransa ve İngiltere'den kıdemli subayların bulunduğuna dikkat çekmiş, “Bu bilgiyi Azov Taburu militanlarını kuşatmadan kurtarma girişimleri ile yabancı ülkelerin temsilcilerinin mutabakat girişimleri, özellikle de bizzat Cumhurbaşkanı Macron'un sık sık yaptığı aramalar ve talepler de bunu dolaylı olarak kanıtlayabilir" ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca Gagin o dönemde, bunun esir düşen, teslim olan ve silah bırakan Azov taburu militanlarına ek olarak, fabrikadan kurtarılan siviller tarafından da onaylandığını hatırlatmıştı.

Azovstal’da esir tutularak canlı kalkan olarak kullanılan sivillerin, neo-Naziler’den kurtarılmasına yönelik operasyonlar

Silahlı grupların yanı sıra Azovstal’a sığınan ve daha sonrasında da Ukraynalı militanlar tarafından esir alındıkları ortaya çıkan siviller de fabrikayı kritik bir noktaya taşıdı. Rus tarafının Azovstal’daki siviller konusundaki endişelerinin kanıtlandığı bu süreçte, esir tutulan Mariupol sakini bir kadın, neo-Naziler tarafından bodruma nasıl kapatıldıklarını, Rus askerleri tarafından kurtarılmasından sonra şu şekilde anlattı:
Azov taburuna bağlı aşırı milliyetçi grupların sivilleri esir alarak kötü şartlar altında tutması, bunun gibi birçok örnekle beraber sıklıkla gündeme geliyor. Hatta öyle ki, yine Rusya’nın Mariupol’ün kurtarılmasına yönelik taarruz faaliyetleri sırasında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talebi doğrultusunda, Rus birlikleri, Ukraynalı Naziler tarafından Türk camisinde tutulan esirlerin kurtarılmasına yönelik özel bir operasyon gerçekleştirerek sivilleri tahliye etmişti.

Rusya’nın neo-Nazi gruplarına yönelik ‘sivilleri bırakın’ çağrısı, 30 dakikada bir telsizden anons edildi

Azovstral’de oldukları öğrenilen sivillerin oraya ancak ‘canlı kalkan’ olarak getirilmiş olabileceklerini düşünen Rus yetkililer, militanlara ‘sivillerin serbest bırakılması’ adına her 30 dakikada bir telsiz kanalları üzerinden çağrıda bulunarak, gün aşırı periyotlarda ‘ateşkes garantili insani koridor’ oluşturmuştu.
Rusya’nın teslim olma çağrılarını her seferinde yanıtsız bırakan ve içerideki sivilleri de göndermeyen Naziler, bu süreçte Batı’dan yardım istemeye devam etti. Azovstal’da çeşitli ülkelerden giden yabancı paralı askerlerin de Nazi gruplarıyla sıkışması dolayısıyla konu Batı için de ciddi önem arz ediyordu. Konuyu Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Rudenko, esir tutulan insanlar için militanlara iyi niyet jesti yaptıklarını hatırlatarak, “Sivillerin fabrikadan çıkışının önünde, Kiev hükümetinin ve aşırı milliyetçi oluşumların komutanlarının insanları canlı kalkan olarak tutmaya devam etme yönünde karar almaları dışında hiçbir engel yok" şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye, sivillerin kurtarılmasında arabulucu olabileceğini duyurmuştu

13 Mayıs’ta Rusya’da, Uluslararası Kızılhaç Komitesi yetkililerinin yer aldığı bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede Ukrayna güçlerinin Azovstal’den tahliyesinin ilk aşaması ele alındı.
Bu toplantıdan bir gün sonra Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Azovstal’da sıkışıp kalan yaralı Ukraynalı askerlerin deniz yolu ile tahliye edilmelerini içeren bir teklifte bulunduklarını açıkladı. Kalın’ın anlattığına göre söz konusu teklif, yaralı askerlerin karayolu ile Ukrayna’nın Zaporojye bölgesindeki Berdyansk limanına ulaştırılmasını, Azak Denizi’ndeki bu limandan da bir Türk gemisiyle Karadeniz üstünden İstanbul’a getirilmeleri planını içeriyordu.
Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Vladimir Cabarov ise, Rusya’nın Ortadoğu’daki en önemli partnerlerinden biri olduğunu söylediği Türkiye’nin, Ukraynalı militanlarla ilgili konuya müdahil olmaması gerektiği düşüncesine sahip olduğunu vurguladı. Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti’nin lideri Ramazan Kadirov da Türkiye’nin arabuluculuğu hakkında konuşarak, “Müslüman devletinin liderine çok saygı duysam da Azov Taburu’nun Donbass’ta sivil nüfusa karşı sayısız acımasızlık ve cinayet gerçekleştirmiş faşist ve Nazi bir grup olduğunu hatırlatmak isterim” demişti.

Ukrayna hükümetinin denetimindeki bölgelere gitmek isteyenler, BM ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü personeline teslim edildi

Rusya’nın izlediği politikalar ve kurulan diyaloglar ile zaman içinde esir tutulan siviller de fabrikadan kurtarılmaya başlanmıştı. Siviller için tüm iletişim kanallarını açık tutan Rusya bu süreçte, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç komitesi ile koordineli bir çalışma yürüttü. Moskova’da gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile varılan anlaşma doğrultusunda günbegün güvenli bölgeye alınan siviller alandan tahliye edildi. Bu anlaşmaya göre Azovstal’dan çıkan siviller, Rusya’nın ya da Ukrayna hükümetinin denetimindeki bölgelere tahliye edilmek arasında seçim yaptı. Ukrayna hükümetinin denetimindeki alanlara gitmeyi isteyen siviller, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü personeline teslim edildi.

Teslim olmak isteyen Ukraynalı güçler, kendi silah arkadaşlarından korktuklarını belirtti

Diğer bir yandan, cephane ve erzak sıkıntısı yaşayan militanların önemli bir kısmının da teslim olmak istediği öğrenilmişti. Fakat teslim olmak isteyen askerlere yönelik bazı komutanlar tarafından infaz emri verildiği de gelen bilgiler arasında yerini aldı. Keza kuşatılmanın son günlerinden biri olan 13 Mayıs’ta, Ukrayna güçlerinden bazıları, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin birlikleri ile iletişim kurarak teslim olmak istediklerini ama kendi silah arkadaşlarından korktuklarını belirtti.
Son 24 saatlik dilim içinde ise, 51'i ağır yaralı olmak üzere 265 Ukraynalı militanın silah bırakarak teslim olduğu açıklandı. Tıbbi yardıma ihtiyaç duyan tüm Ukraynalı askerler ve militanlar Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin Novoazovsk kentindeki hastaneye gönderildi.
Rusya Savunma Bakanlığı, Azovstal fabrikasından çıkan Ukraynalı aşırı milliyetçilerin teslim olma görüntülerini böyle yayınladı:
Azovstal’da kalan son Nazi güçlerinin tasfiyesinden sonra ise, kentte büyük çaplı bir seferberlikle yeniden inşa sürecinin başlatılması öngörülüyor.
Kiev'de AB yanlıları, Lenin heykeline saldırdı - Sputnik Türkiye, 1920, 23.03.2022
Ukrayna krizi
Nazizm, aşırı milliyetçilik ve Batıcılık: Ukrayna bugünlere nasıl geldi?
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала