BM Güvenlik Konseyi (BMGK) - Sputnik Türkiye, 1920
POLİTİKA
Türkiye ve dünya politikasından en güncel haberler, açıklamalar

Çelik: Mesele, terör örgütlerine verdikleri desteğin kesilmesi için o ülkelerin ikna edilmesidir

© AAAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'na (MKYK) ilişkin parti genel merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'na (MKYK) ilişkin parti genel merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.
 - Sputnik Türkiye, 1920, 19.05.2022
Abone olTelegram
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsveç-Finlandiya'nın NATO başvurusuna ilişkin, "Mesele yeni üye olmak isteyenlerin terör örgütlerine verdikleri desteğin kesilmesi için o ülkelerin ikna edilmesidir'' dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
Sözcük Çelik, "İsveç'in PKK ve YPG'ye destek verdiği net şekilde gözüküyor. NATO bir güvenlik örgütüdür, bu örgütün mücadele alanı küresel terörizmidir. Siz, NATO üyesi ülkenin hedef olarak gösterdiği terör yapılarıyla temas içindesiniz ve destek veriyorsunuz" diye konuştu.
Atatürk Havalimanı tartışmalarıyla ilgili de Çelik şu değerlendirmede bulundu:
"Atatürk'ü istismar ederek Atatürk'ün isminin verildiği bir yerin yıkılması olarak sunuyorlar. Oraya 132 bin 500 ağaç dikilecek."
Çelik'in açıklamaları şöyle:
"Çok değerli bir meslektaşınızı kaybettiniz. Gazeteci arkadaşımız Özlem Sarıkaya Yurt'u kaybettik genç yaşta. Hepimizi gerçekten çok üzdü. Değerli ailesine başsağlığı, siz değerli meslektaşlarına, NTV ailesine en içten taziyelerimizi başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
Bugünler 18-20 Mayıs günleri milletimizin hafızası açısından önemli bir gün. Kırım Tatarlarının 78 yıl önce yaşadıkları trajedilerin yıldönümü. Maalesef bugünlerde Kırım Tatarları kardeşlerimiz bir başka trajediyi başka açıdan yaşıyorlar. Kırım Tatarlarının direniş konusundaki azimleri onları tarihten yok etmek isteyenlerin amaçlarını önledi.
Sayın Cemiloğlu başta olmak üzere milli kimlik hassasiyetinin devam ettiğini görüyoruz. Buradan bütün Kırım Tatarlı kardeşlerimize sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyoruz.
Terörle mücadele kararlılığımız yurt içi ve yurt dışında sürüyor. Her geçen gün terör örgütlerine verilen siyasi ve askeri desteklerin nasıl gerçekleştiğine dair yeni bilgilere ulaşıyoruz. Tam da bu bağlamda bugünlerde İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği tartışıyor. AK Parti açısından NATO üyeliğinin ilke, prensip, kurallara bağlı olarak yürütülmesi her zaman bağlı olundu.
Müttefiklerimizden bazıları başta olmak üzere Türkiye'nin düşmanı olan örgütlere verilen askeri destekleri sayın Cumhurbaşkanımız yüksek sesle ifade etti. 11 Eylül'den sonra terörizm net bir şekilde mücadele hedefi olarak ele alınmıştı. Türkiye'nin terörle mücadelesinde aynı desteğin verilmesine şahit olmadık. Türkiye bu mücadeleyi verirken müttefiklerimiz patriotları kendi ülkelerine götürdüler.

'PKK ve YPG'ye verilen destek her şekilde siyasi açıdan ilkesiz ve gayri ahlakidir'

Net şekilde şunu söylüyoruz; sizin bu destekler bize askerimize, vatandaşımıza saldırı olarak ortaya çıkıyor. Bu hiçbir şekilde kabul edilemez. PKK ve YPG'ye verilen destek her şekilde siyasi açıdan ilkesiz ve gayri ahlakidir.
Diğer bölgelerde DEAŞ var, oradan çekilmemizi istemiyorlar. PKK ve YPG'nin olduğu bölgeden çekilmemiz gerektiğini ifade ediyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi açık, olarak NATO'ya üye olacak ülkelerin terörle bağını kesmesi gerekir. Özellikle Luxemburg Dışişleri Bakanı'nın bu meseleyi hiçbir şekilde anlamadığını gösteriyor.
Türkiye hem kendi güvenliği hem NATO'nun içindeki konsensüs bakımından bunları dile getiriyor. Oy birliğine karar alacağına göre o sebeple kurallara, ilkelere, prensiplere uygun şekilde yeni üyeliklerin ele alınması gerekir. Avrupa polis teşkilatının raporları açık ve net şekilde gösteriyor ki, İsveç'in PKK ve YPG'ye destek verdiği net şekilde gözüküyor. İsveç Savunma Bakanı PKK'nın Suriye'nin başındaki şahısla zum üzerinden toplantı gerçekleştiriyor.

'Siz doğrudan NATO üyesi ülkenin hedef olarak gösterdiği terör yapılarıyla temas içindesiniz'

Sorun şudur, NATO bir güvenlik örgütüdür, bu örgütün mücadele alanı küresel terörizmidir, siz doğrudan NATO üyesi ülkenin hedef olarak gösterdiği terör yapılarıyla temas içindesiniz ve destek veriyorsunuz. Bu örgütler sizin ülkelerinizde para topluyorlar. Bu para silah olarak geri dönüyor.
Hem NATO içerisindeyiz hem de bize silah ambargosu uyguluyorsunuz. Yeni üye olmaya çalışan ülkelerin de bu şekilde davranışları var. Böyle bir şey kabul edilemez. NATO'nun mantığı birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindir. Yakın zamana kadar Macron ne diyordu, Türkiye'nin NATO üyeliğini sorguluyor, Türkiye'nin NATO üyeliği sorgulanmalı diye absürt açıklamalarda bulunuyor, Ukrayna krizinden sonra NATO'nun güney kanadını güçlendirmeliyiz diyordu.
Burada ne bize ambargo ne de düşmanımız gördüğümüz terör örgütlerine destek verilmesi kabul edilemez. Türkiye çok basit bir şey istiyor; NATO'nun üyeleri ve NATO'ya üye olmak isteyenlere NATO'nun ilkelerine bağlı olması isteniyor. Açık olan şu insanlığa karşı olan bu terör örgütlerine desteğinizi kesmenizi istiyoruz.

'Problem terör örgütlerine verilen destek'

Yine bu ülkelerden birinin dışişleri bakanın açıklaması son derece utanç vericidir. 'NATO'ya destek veren ülkelerle iyi geçinmesi Türkiye'nin yararınadır' diyor. Mesele son derece nettir; Türkiye devlet politikası olarak NATO'nun gelişmesine karşı çıkmadı. İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyesi olmasıyla problemi olmadı. Problem onların terör örgütlerine verdiği desteklerle ilgilidir.
İsveç, Finlandiya'da verilen desteklerin PKK'nın yaptığı gösterilerin fotoğrafları vardı. Orada açılan PKK bayrakları, demokratik hukuk devletinin kabul edemeyeceği görüntüler vardı. Biz o görüntüleri AK Parti kürsüsünden göstermeyi uygun bulmuyoruz. O paçavra resimlerini göstermeyiz. Net bir tablo var, böyle bir şey demokrasi, hukuk devleti ve NATO prensipleri açısından kabul edilemez.
Meşhur Fransızların çimento fabrikası var. Bu firmanın PKK ve YPG'nin Suriye'deki terör faaliyetleri için kullandığı yer altı sığınakları ve tünelleri yaptıkları ortaya çıktı. DEAŞ terör örgütleriyle bağlantıları ortaya çoktu. Paris temyiz mahkemesi bu Fransız çimento fabrikasının insanlığa karşı suç işlemek bakımından karşı karşıya olduğu soruşturmanın devamına karar verdi."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала