Akşam Postası - Sputnik Türkiye, 1920
AKŞAM POSTASI
Türkiye ve dünya gündeminde öne çıkan konuların ele alındığı; politikacı, uzman ve gazetecilerin yorumlarıyla katkı sunduğu Atilla Güner'le Akşam Postası, hafta içi her akşam dinleyicilerle buluşuyor.

Prof. Hepşen: Dünyanın hiçbir yerinde gayrimenkul Türkiye’deki gibi finansal araç olarak görülmez

Prof. Hepşen: Dünyanın hiçbir yerinde gayrimenkul Türkiye’deki gibi finansal araç olarak görülmez
Abone olTelegram
Gayrimenkul fiyatları ve kira bedellerindeki büyük artışı değerlendiren Prof. Dr. Ali Hepşen, "Dünyanın hiçbir yerinde gayrimenkul fiziki anlamda bu kadar mutlak bir finansal tercih olarak hane halkı tarafından değerlendirilmez" yorumunu yaptı.
Gayrimenkul fiyatları ve kira bedellerindeki büyük artışı İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Hepşen, Radyo Sputnik’te Atilla Güner’le Akşam Postası’na değerlendirdi. Prof. Dr. Hepşen, “Mutlak finansal ürün olmaktan kısmen çıkartmak ya da eğer finansal bir ürün olacaksa daha yüksek vergi oranlarıyla buna erişimi nispeten zorlaştırmak gerekiyor’’ dedi.
Hepşen şu açıklamaları yaptı:

‘’2017 Yılından bu yana üretim azaldı. 2017 Yılında Türkiye genelinde 1 milyon 260 bin konut için ruhsat alımı yapıldı. 2018 Yılında 500 bin, 2019 yılında 272 bin, 2020 yılında 470 bin, 2021 yılında 585 bin ruhsat alımı yapıldı. 2018 Yılındaki döviz kuru atağıyla beraber faizlerde artış yaşanmıştı bu da doğal olarak hem üretim maliyeti hem de üreticinin yavaş yavaş bu alandan çekilmesine neden olmuştu. Kurdaki her bir yükseliş beraberinde inşaat maliyetlerini yukarıya doğru taşıyor. İki yıl öncesiyle bu yılı kıyasladığımızda piyasa tarafına baktığımızda 4-5 katı bulan inşaat üretim maliyetinin arttığını görebiliyoruz. Bu kadar yükselen maliyet ortamı olunca üreticilerin gayrimenkul üretmekten uzaklaştığı bir alan oluyor ama artık finansal bir tercih karşımıza çıkıyor."

'Birikimleri korumak için yatırım aracı oldu'

"Bugünkü ortamda bir yıllık vadeli mevduat faizi 18.20 bandında sahip. Merkez Bankası’nın dün açıkladığı piyasa katılımcıları anketinde yılsonu beklentisi yüzde 56. Amaç sahip olduğumuz birikimi en verimli şekilde koruyabilmekse en bildiğimize bakıyoruz. 1990 Yılların bizlere öğrettiği refleksle doğal olarak konuta yöneliyoruz. Fizik ürünü barınma ihtiyacından çok yatırım amacıyla değerlendirenlerin olduğu piyasa olarak gözlemlemek gerekiyor. Herhangi bir ürünü olması gerektiğinden çok daha yüksek bir bedelle sahip oluyorsanız ve o ürünü finansal bir ürün olarak değerlendiriyorsanız dolayısıyla nakit akışı olarak baktığımızda kira getirilerinin yüksek olmasını arzularsınız dolayısıyla kiraların da bu kadar yükselmesinin nedeni budur.’’

’Dünya sermaye piyasasına yatırım yapıyor biz fiziki ürüne'

‘’Dünyanın hiçbir yerinde gayrimenkul fiziki anlamda bu kadar mutlak bir finansal tercih olarak hane halkı tarafından değerlendirilmez. Genel eğilim gayrimenkule dayalı sermaye piyasası araçlarına yatırım yapılır ama bizde fiziki ürünün kendisine yatırım yapıyoruz. Fiziki ürünün kendisine yatırım yaptıkça ve daha yüksek bedeller ödedikçe karşılığında daha yüksek getiri talep ediyoruz. Mutlak finansal ürün olmaktan kısmen çıkartmak ya da eğer finansal bir ürün olacaksa daha yüksek vergi oranlarıyla buna erişimi nispeten zorlaştırmak gerektiğini düşünüyorum’’.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала