Akşam Postası - Sputnik Türkiye, 1920
AKŞAM POSTASI
Türkiye ve dünya gündeminde öne çıkan konuların ele alındığı; politikacı, uzman ve gazetecilerin yorumlarıyla katkı sunduğu Atilla Güner'le Akşam Postası, hafta içi her akşam dinleyicilerle buluşuyor.

Dr. Murat Kubilay: Acı reçete uygulamadan bu enflasyonu düşürmek artık mümkün değil

Dr. Murat Kubilay: Acı reçete uygulamadan bu enflasyonu düşürmek artık mümkün değil
Abone olTelegram
Sputnik’te Atilla Güner’le Akşam Postası yayınına katılan Ekonomist Dr. Murat Kubilay, "Türkiye’de bu kadar ithalat yapılmaması gerekiyor. Tüm bunlar yoksulluk anlamına geliyor, yani acı reçete" dedi.
Ekonomist Dr. Murat Kubilay, enflasyonla mücadele için uygulanması gereken stratejiyi Radyo Sputnik’te Atilla Güner’le Akşam Postası’na anlattı.
Dr. Murat Kubilay, “Üç haneli bir enflasyonla Çiller dönemi rekoru bile kırılabilir. Bunu engellemek için faiz tarafında çok net adımlar atılmalı. Türkiye’nin bu kadar ithalat yapmaması gerekiyor. Tüm bunlar yoksulluk anlamına geliyor, yani acı reçete” dedi.
Kubilay’ın açıklamalarından satırbaşları ise şöyle:

‘’Kısa vadede ilk yapılması gereken finansal istikrarın sağlanmasıdır. Türkiye’nin dış borçlanma kanallarının açılması, iç tarafta güvenin tesis edilmesi. Önce kendi paranızı cazip hale getireceksiniz ve aynı zamanda insanlar Türk Lirası taşımaktan endişe etmeyecekler, gelecekteki planlarını öne almaya çalışmayacaklar, firmaların kredi maliyetleri çok artmayacak. Bunun için de enflasyonla mücadele vermek zorundasınız çünkü böylesine 90’lı yıllardaki gibi enflasyonlar en fazla iki yıl büyütür sonra duvara toslatır. Rusya- Ukrayna ilişkileri bu süreci çok hızlandırdı, eğer bu olaylar olmasaydı belki bir süre daha gidebilirdi ama hiç beklenmedik enerji ve emtia fiyatlarında sıçrama olunca hemen acilen enflasyonla mücadeleye geçilmesi gerekiyor. Faiz tarafında çok net bir şekilde insanların enflasyonist beklentilerini kıracak, konut, otomobil gibi yatırımlara yönelmelerini kıracak kadar getiri sağlanması lazım ki talep azalsın. Döviz kurlarının da belirli bir yerlere çıkmasına müsaade edilmek zorunda çünkü Türkiye’de bu kadar ithalat yapılmaması gerekiyor. Tüm bunlar yoksulluk anlamına geliyor, yani acı reçete.

'Kasım’da erken seçime gidilseydi...'

2021 yılının Kasım ayındaki süreçten sonra Türkiye erken seçime itilemeyince onun bedellerini şuan yaşıyoruz. Gerçekleşen dış gelişmeler de şokun şiddetinin biraz daha arttırdı. Standart bir programa kısa vadede geçmek lazım. Kalkınma programları hazırlanıyor ama onlar sahici bir şekilde hazırlanmıyor, mega projeler bile sadece siyasi şekilde hızlı kararlar verilerek yapıldığını 3. havalimanından biliyoruz. Hem hane halkı refahını hem de real sektörün borçluluğunu dikkate alacak bir kalkınma planı lazım ama çok kapsamlı olması gerekiyor. Gençlerin eğitim düzeyleri yeterli değil, genç işsizlik var ve kadınların birçoğu ev işleriyle meşgul. Ev kadınlarını da dahil edecek çok daha kapsamlı proje gerekir ama ilk yapılacak şey yangını söndürmek. O yangında şuan Türk Lirası’ndan kaçış ve enflasyonun patlaması.
Eğer vatandaşlar her şeyin iyi olduğunu söyleyen gazete manşetlerini görüp inanıyorlarsa benim onlara söyleyecek bir şeyim yok. İşsizlik, işsiz kalmadığınız sürece çevrenizden duysanız bile tamamen içselleştirdiğiniz bir olay değil ama enflasyon herkesin alışveriş yaparken hissettiği bir şey. İktidardakiler bunları söyleyebilirler ama toplumun bu yaşananlara karşı tepki koyması lazım. Bunlar olmadığı için de seçim takvimi uzuyor, uzadıkça daha ağır hale geliyor ve telafisi zorlaşıyor."
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала