Eksen - Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

'ABD'nin arka bahçe gördüğü Latin Amerika'da işler değişiyor, Çin iktisadi olarak daha güçlü'

'ABD'nin arka bahçe gördüğü Latin Amerika'da işler değişiyor,
Abone olTelegram
Çağlar Tekin’e göre, ABD’nin arka bahçesi gördüğü Latin Amerika’da işler değişiyor. Biden yönetiminin Küba, Venezuela ve Nikaragua'yı dışladığı Los Angeles'taki Amerikan Devletleri Örgütü zirvesinde ABD'ye benzeri görülmemiş bir direncin açığa çıktığını belirten Tekin, bu nüfuz kaybına karşılık Çin'in konumunun pekişmesine dikkat çekti.
Tüm Amerika kıtasındaki devletlerin parçası olduğu Amerikan Devletleri Örgütü'nün son zirvesi ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlendi. Biden yönetiminin Küba, Venezuela ve Nikaragua'yı dışladığı zirveye Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador başta olmak üzere bir dizi lider protesto ederken, katılımcI 21 liderin azımsanmayacak bir kısmı eleştirel mesajlar verdi.
Biden, konuşmasında Amerika kıtasıyla yeni ekonomik ortaklığa vurgu yapıp, 1.9 milyar dolarlık altyapı yatırımından söz ederken, asıl derdi Latin Amerika'dan ABD'ye yönelen göç olgusuydu. Ancak Biden, uzun yıllardır var olan göç sorununu üç aylık Ukrayna operasyonuna bağlayıp Rusya'yı suçladı. Pek çok ülkenin lideri ise ABD'nin çifte standartlarına atıf yaparken, özellikle Küba'ya yönelik on yıllardır süren ambargoyu eleştirdi. Zirveye Obrador yerine katılan Meksika Dışişleri Bakanı ise örgüt içerisinde reforma gidilmesi için bir çalışma grubu kurulması gerektiğinin altını çizdi.
ABD ana akım medyası zirveyi Biden yönetimi için 'büyük başarısızlık' olarak yorumlarken, rakamlar da Çin'in Latin Amerika ülkelerinin tümüyle ticaret hacminde ABD'yi solladığına işaret ediyor.
Biden yönetimine adeta 'kazan kaldırma' alametlerinin yükseldiği Amerikan Devletleri Örgütü zirvesini gazeteci ve yazar Çağlar Tekin ile konuştuk.

'Amerika’nın en güvendiği bölge Latin Amerika’ydı. Orada da işlerin yürümediğini anlıyoruz'

Çağlar Tekin’e göre, ABD yönetimi Ukrayna cephesinde zorlanır, Asya'da Çin'e karşı kutuplaştırıcı hamleler yaparken en güvendiği ve 'arka bahçe' addettiği Latin Amerika'da da zorlayıcı bir durumla karşı karşıya:
"Latin Amerika'nın 'arka bahçe' olarak algılanması gerçekliği her sınandığında kendini doğrulayan bir tabirdi. Ama bunun dağıldığını görüyoruz. Bu Latin Amerika’ya özgü de değil. Ukrayna çatışması başlığında da bunu görmeye başladık. ABD’nin bölgedeki Avrupa ikinci komutanının yaptığı açıklama önemliydi, '200 binden fazla adam öldürdüler. Eğer Ukrayna masaya oturmazsa, savaşabilecek bir ordusu da kalmayacak' dedi. Bunlar kritik çıkışlar. Keza başka bir gerilimi önümüzdeki dönemde dünyada daha belirleyici olacak olan Çin üzerinden izliyoruz. ABD Asya'da Çin’e karşı kutuplaşma yürütmeye çalışıyor. Amerika’nın en güvendiği bölge Latin Amerika’ydı. Orada da işlerin yürümediğini anlıyoruz. Amerika, 2009 Honduras darbesi sonrası Latin Amerika’da çok ciddi bir yüklenme süreci geçirdi. Pek çok ülkede iktidarları değiştirdi, darbeler yaptırdı. Ancak darbelerin geri dönüşü yaşanmaya başladı. Honduras’ta, Bolivya’da gördük. Kolombiya’da tarihinde ilk defa kendine solcu diyen bir başkanın seçilmesi gündemde.

'1994’te başlayan bu zirvelerin en düşük seviyeli katılımı oldu'

Tekin, Biden'ın Küba, Venezuela ve Nikaragua'yı dışladığı Los Angeles zirvesinde Meksika'nın başını çektiği lider boykotuna atıf yaparken, bunun 1994'te başlayan zirvelerin en düşük seviyeli olanı haline geldiğini vurguladı:
"Biden, Küba, Nikaragua, Venezüella’yı Amerikan Devletleri Örgütü zirvesine davet etmezken böyle bir tabloyla karşılaşacağını düşünmüyordu. Meksika liderinin çıkışının hemen ardından Honduras, Guatemala, El Salvador, Bolivya da buna katıldı ve liderler seviyesinde temsil edilmediler. 1994’te başlayan bu zirvelerin en düşük seviyeli katılımı oldu. Biden’ın yaptığı konuşmada demokrasi baskınlığı vardı. Biden daha zirveye giderken protestocu bir kadının yediği dayak demokrasi söyleminin altındaki gerçekliğin gizlenememesini sağladı. Bu zirve yapılırken iktisadi veriler, Çin’in Amerika’yı solladığı yönünde. Amerika iktisadi egemenliğini yitirmiş gözüküyor. Son dönemde seçimlere baktığımızda sola yönelik bir görüyoruz. Oysa bir önceki süreç darbelerle bastırılmıştı. Bu darbelere rağmen hemen Latin Amerika birkaç gün içinde kendini yeniden sola çeviren atak yapmış oldu.”

‘Latin Amerika’da Çin, iktisadi figür olarak ABD’den daha güçlü bir pozisyonda’

Tekin'e göre Latin Amerika'da siyasi güç olarak ABD karşısında denge sağlayacak bir rakip bulunmasa da iktisadi anlamda Çin belirdi. Tekin, Biden'ın 'Çin'i dengeleyeceğiz' yolundaki sözlerinin işare ettiği yeni duruma dikkat çekti:
“Amerika’nın karşısında bir denge sağlayacak politik güç Latin Amerika’da hala yok. Ama iktisadi figür var. Çin bir iktisadi figür olarak orada Amerika’dan güçlü bir pozisyon almış durumda. Zaten Biden da Çin’i dengeleyeceğiz diyerek kritik bir cümle etti. ABD’nin arka bahçesi diye andığımız bir coğrafyada Amerikan Başkanı, kendisini Çin’i dengeleyeceğini vaadetmek zorunda hissetti. Bu ABD ve Latin Amerika ilişkileri açısından kritik bir cümle. Bu bir hegemonya iklimi. ABD’nin Ortadoğu’da, Asya’da, Doğu Avrupa’da güç kaybetmesi, bunlar tartışma başlığı olabilir. Ama Latin Amerika’da bunun yaşanması, Amerika’nın kendisini bir yatırımla beraber Çin’i dengeleyebileceğini söylemesi, Biden'ın bahsettiği miktar 2 milyar dolar civarında, bunun temel harcanacağı toplam da Amerika’ya yönelen göçün durdurulması üzerine kullanılacak.”

‘Zirveye katılan tüm liderler ABD’ye sitem etti'

Tekin, Ukrayna'ya 40 milyar dolar sunan Biden yönetiminin Latin Amerika için 1.9 milyar dolar kalkınma yatırımından bahsetmesi 'gülünç'. Tekin, Biden'ın söylemlerinin zirvede karşılığını bulmadığını dile getirirken, hemen bütün liderlerin ABD yönetimine sitem ettiğinin görüldüğünü belirtti:
“Meksika, El Salvador gibi ülkelere 1.9 milyar dolarlık ödenek çıkaracağız dediğinizde size gülerler. Bu da bir kalkınma yatırım olarak düşünülüyor, bununla anca bir köy kalkındırırsınız. Bu meblağ Amerikan perspektifinin ne hale geldiğini gösteriyor. Amerika’nın 40 yılın en yüksek enflasyon rakamlarına ulaşmış olması, Biden’ın hem Amerika hem kıtada yaşanan sıkıntıları Ukrayna-Rusya savaşına bağlaması. Bir diğer başlık olarak gıda krizini buna bağlıyor olması var. Bunların hepsinin gerçek dışı olduğu, oradaki liderler tarafından da biliniyor. Dünya, tahıl stokunun ihracat bazında yüzde 1’ine yakın orana sahip Ukrayna çok rahat kompanse edilebilir. Ama Rusya’nın satışlarını engelleyerek onlar başlattı. Bunları dünya liderleri de iktisatçıları da biliyor. Olağan dönemlerde böyle cümleler kurulabilir ama insanlar ciddi bir gıda krizine giriyor. Biz Türkiye’de etkilerini AKP’nin yaptıklarıyla daha ağır yaşıyoruz. Ama Latin Amerika ülkelerinde bu işin etkileri çok daha şiddetli gözükecek iken 1.9 milyar dolar gibi bir ödenekten söz ediliyor. Zirveye katılan tüm liderlerin ABD’ye sitem ettiğini gördük. Bu 1994’ten beri toplana zirve tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir tablo. Hegemonya açısından burası Asya ve Avrupa’da ile kıyaslanacak bir coğrafya değil. Latin Amerika, ABD'nin doğrudan istediğini başkan yaptığı bir coğrafyaydı. Maduro’yu rahatlatan girişim Amerika’dan geldi. Zira petrol meselesine çözüm bulmak adına bir dizi firma Venezuella’dan petrol alımı başlayacak. Venezüella’nın ihtiyaç duyduğu döviz girdisi için hayati bir nefes alanı yaratacak. Halihazırda Venezüella’daki enflasyon yüzde 1500’lerden yüzde 200’lere gerilemiş durumda. Muhtemelen bu sene sonunda enflasyon en azından yüzde 60’lara gerileyecek. Bu Maduro için de nefes alma alanı yaratacak, keyfi o yüzden yerinde. Türkiye’de biraz farklı yorumlandı ama Türkiye ile ilişkilerini geliştirmek için bir tane güzel cümle söyleme zorunluluğundan kaynaklandı diye düşünüyorum.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала