Seyir Hali - Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Prof. Dr. Uzunoğlu: Enflasyonu bir sorun olarak kabul etmemiz gerekiyor

Prof. Dr. Uzunoğlu: Enflasyonu bir sorun olarak kabul etmemiz gerekiyor
Abone olTelegram
Prof. Dr. Uzunoğlu, ekonomi politikası konusunda “Enflasyonla başa çıkmak için mutlaka enflasyonu bir sorun olarak kabul etmemiz gerekiyor. Dünyada gelişmiş ülkelerde durgunluk riski artıyor. Bunu bir sorun olarak kabul etmezsek bir taraftan enflasyon öbür taraftan büyüyememe gibi bir problemle karşılaşma olasılığımız oldukça yüksektir” dedi.
Trakya Üniversitesi İktisat Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, enflasyon politikasını, dünyanın durgunluğa yöneliminin sebeplerini ve Türkiye’nin dış ticaret dengesini Radyo Sputnik’te Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı.
Prof. Dr. Uzunoğlu, ekonomi politikasında yönetimin önceliklerini “Enflasyonla başa çıkmak için mutlaka enflasyonu bir sorun olarak kabul etmemiz gerekiyor. Şu andaki ekonomi programına baktığımız zaman aslında önceliğin enflasyonda olmadığını görüyoruz. Önceliğimiz büyüme, şu anda ihracata yönelik bir büyüme yakalandı. İhracatta işler fena gitmiyor, miktar olarak düşüş var. Biraz sıkışmaya başladık çünkü Avrupa’dan gelen haberler iyi değil. Bir durgunluk sinyali gözlüyoruz. Dünyada gelişmiş ülkelerde durgunluk riski artıyor. Bu da bizim ihracatımızı olumsuz yönde etkileyecek faktörlerden bir tanesidir. Bunu bir sorun olarak kabul etmezsek bir taraftan enflasyon öbür taraftan büyüyememe gibi bir problemle karşı karşıya kalma olasılığımız oldukça yüksektir” diye yorumladı.

‘Faizin düzeyine göre değerler belirlenir’

Politika faizinin enflasyon ile bağının koptuğu görüşünü belirten Prof. Dr. Uzunoğlu, faizin ekonomik düzenlemedeki önemini “Şu anda sadece kurda istikrarı sağlayarak mücadele yapmaya çalışıyoruz. O zaman kurda istikrarı sağlamamız lazım. Nasıl sağlayacağız? Elimizdeki en önemli silahlardan bir tanesi Merkez Bankası’nın politika faizidir. Politika faizi 14’lerde, enflasyon resmi rakamlarla 78.5’lar seviyesinde yani enflasyon ve politika faizi birbirinden tamamen kopmuş. Faiz tamamen piyasa dışı bir faktör haline gelmiş, işlevini tamamen yitirmiş. Eğer siz faizi doğru kullanmazsanız, gerçekçi olarak piyasada belirlenmezse piyasa bütün sinyallerini kaybeder. Faiz doğru saptanmamışsa kredi ve yatırım politikalarınız yanlıştır. Faizin işlevi ‘Enflasyonla mücadele etmek için faiz oranlarını yükseltiriz böylece talebi düşürürüz’ değildir. Faiz aslında ekonomi hakkında bir bilgi aktarımıdır. Faizin düzeyine göre değerler belirlenir. Kağıtların, hisselerin, gayrimenkullerin, otomobilin değeri buna göre belirlenir. Faizi olması gerekenden çok düşük tutarsanız insanlar daha yüksek kaldıraçlarla hareket etmeye başlar. Daha çok borçlanarak, kredi kullanarak belki karlı olmayan yatırımlara parayı yönlendirmeye başlar. Bu ekonomideki riskleri inanılmaz ölçüde arttırır. Yüksek kaldıraçlarla işlem yapmaya başlayan tradera döneriz” diye açıkladı.

‘Sıfır faiz politikasıyla merkez bankaları uzun süredir faizi yok ettiler, bütün dengeleri bozdular’

Prof. Dr. Uzunoğlu, dünyadaki merkez bankalarının düşük faiz politikasının mevcut küresel krize nasıl yol açtığını “Dünyada da böyle oldu. Sıfır faiz politikasıyla merkez bankaları uzun süredir faizi yok ettiler. Şimdi gelişmiş ülkeler enflasyonla mücadele etmek için yeniden faiz arttırma sürecine girdiler. Bütün dengeleri bozdular. Gelir ve servet dağılımını bozdular. Yüksek borçluluk ortaya çıktı. Ucuz paralarla şirketler rakiplerini satın aldılar. Piyasalar tekelleşti. Ne olması gerekiyordu? Rekabet içinde firmalar çalışacak, daha kaliteli mal üretecek, inovasyon yapacak, teknolojilerini geliştirecek ve bize de yarar sağlayacaktı. Üretim artacaktı. Onun yerine ucuz paralarla rakip şirketleri satın alarak finansallaştılar ve vatandaşa iyi hizmet yerine bütün maliyetlerini fiyatların içine koydular. Tekel fiyatları oluşmaya başladı” diye izah etti.

‘Paramızın değer kaybetmesi artık bir işe yaramıyor’

Prof. Dr. Uzunoğlu, TL değer kaybının dış ticaret dengesine faydalı olmadığını “Kendi ekonomimizde de görüyoruz. Borçla iş yapanın ödüllendirildiği bir dönem yaşıyoruz. Gerçi son zamanlarda bankalar frene basmaya başladılar çünkü bu doğru bir denge değil. Dış ticaret rakamlarında da görüyoruz. Paramızın değer kaybetmesi artık bir işe yaramıyor. Bir ülkenin parası değer kaybedince ithalatınız azalır, ihracatınız biraz daha iyi olur. Şu anda baktığınızda hiçbir şekilde yaramıyor. Dış ticaret dengesine baktığımızda 2021’de Ocak-Mayıs döneminde 18 milyar dolar dış ticaret açığı verirken bu sene 43 milyar dolar dış ticaret açığı veriyoruz. İthalatımızın yüzde 81’i ara mal yüzde 11’i sermaye malı yani yüzde 92’si zorunlu almamız gereken mallar sadece yüzde 8’i tüketim bu da üretimimizin tamamen ithalata bağlı hale geldiğini gösterir. İhracat yapıyoruz ama onun için de çok ciddi ithalat yapıyoruz” diye aktardı.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала