İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye, 1920
Türkiye
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar

Erdoğan: Milli güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye'den söküp atmakta kararlıyız

© AATürkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla Türkiye, İran ve Rusya arasında düzenlenen "Astana Formatında Yedinci Üçlü Zirve Toplantısı" gerçekleştirildi. Erdoğan, zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla Türkiye, İran ve Rusya arasında düzenlenen Astana Formatında Yedinci Üçlü Zirve Toplantısı gerçekleştirildi. Erdoğan, zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
 - Sputnik Türkiye, 1920, 19.07.2022
Abone olTelegram
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye'den söküp atmakta kararlıyız" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tahran Uluslararası Konferans Salonu'nda, Türkiye, İran ve Rusya arasında düzenlenen "Astana Formatında Yedinci Üçlü Zirve Toplantısı"nın açılışında konuştu.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7'ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin şahsında İran Hükümetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019'da Ankara'da bir araya geldiklerini hatırlatırken, koronavirüs salgını nedeniyle 2020'deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyledi. Erdoğan, "İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkanı bulacağız" diye konuştu.

'PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir'

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegane girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Milli güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye'den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak, Rusya Federasyonu ve İran'dan beklentimiz bu mücadelede Türkiye'ye destek olmalarıdır. Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak, bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye'nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir."

'Bölücü terör örgütü işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılmalı'

"PKK, YPG, PYD, Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ediyor. Suriye halkına yapılacak en büyük iyilik bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olacaktır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizin geleceğinde bölücü teröre ve uzantılarına yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor. Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
"Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye'nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir."
Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye'deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.
"PKK, YPG, PYD örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığı görüyoruz" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye'nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye'nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hala gerçekleşmemiştir. Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı haline dönüşmüştür. Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye'de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekanı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum."
Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM'nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır" diye konuştu.
Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye'nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.
Erdoğan, şunları söyledi:
Muhalefet kanadı tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunuyor. Rejimin tavrı ise birlikte başladığımız bu süreci baltalamaktadır. Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum."

‘İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesi bu bakımdan önemlidir'

Erdoğan, Tahran Uluslararası Konferans Salonu'nda, İdlib'de bugün göreceli de olsa sükunet varsa bunun Astana Platformu'nun bir başarısı olduğunu vurguladı.
Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, İdlib'deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.
Erdoğan, "Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib'deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hakimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim" diye konuştu.
'1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için hazırlıklarımız sürüyor'
Türkiye'nin 37 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.
Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye'den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim."

'Uluslararası camianın yardım ve desteği de zaruri'

Suriye'deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Erdoğan, "Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir" dedi.
Suriye'nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Erdoğan, "4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum" ifadelerini kullandı.
BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa 6 ay için uzatıldığını dile getiren Erdoğan, bu sürenin BM'nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye'nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.
Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye'deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegane yöntem olduğuna işaret ederek, "Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye'nin, İran'ın, Rusya'nın ve Suriye'nin omuzlarında olacaktır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni işbirliği geliştirmemize imkan sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikardır. Değerli dostum Putin'in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi'ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum."

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала