Eksen - Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Zaho olayının arkasındaki failleri bilmiyoruz ama bir eli şu an için Türkiye değil İran kazandı’

‘Zaho olayının arkasındaki failleri bilmiyoruz ama bir eli şu an için Türkiye değil İran kazandı’
Abone olTelegram
Faik Bulut’a göre, Türkiye'nin Irak'ta turizm bölgelerini vurma olasılığı düşük. Zaho olayı için 'kime yaradı' sorusunu yönelten Bulut, saldırının Türkiye'nin Irak'ta bağlantılı olduğu gruplarla ilişkilerini zayıflattığı ve şu an için bir eli İran'ın kazanması sonucunu doğurduğu görüşünde.
Irak'ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesinde turistik bir bölgede gerçekleşen saldırıda 9 kişinin hayatını yitirmesi, Ankara-Bağdat ilişkilerini gerdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise "TSK'dan aldığımız bilgiye göre sivillere yönelik herhangi bir saldırımız olmamıştır" açıklamasını yaptı. Ancak Irak tarafı saldırıdan Türkiye'yi sorumlu tutuyor. Irak'ta Türkiye'nin 'müttefiki' konumundaki gruplar dahi Ankara'yı kınadılar. Irak Başbakanı Mustafa Kazımi orduya ülke topraklarına olası saldırılara karşı 'teyakkuzda olun' talimatı verdi. Irak'ta meclis soruşturması açılması gündemde.
Türkiye-Irak ilişkilerini araştırmacı yazar Faik Bulut ile konuştuk.

‘Kim yapmış olursa olsun muhakkak bir meclis soruşturması konusunda hemfikirler’

Fait Bulut’a göre, Türkiye'nin 'sivillere zarar verilmediği' yolundaki açıklamalarına karşılık Irak kamuoyu çok hassas. Irak'ta Ankara'ya yakın Meclis Başkanı Halbusi ve KDP'nin de tavır almak zorunda kaldığını aktaran Bulut, tüm tarafların meclis soruşturması konusunda kararlı göründüğünü belirtti:
“Irak gazetelerine baktım, hala topçu atışı konusunda ısrarlılar. Gerek hükümete yakın gerek Şii çevreler gerekse Irak Komünist Partisi gibi sol çevrelerden Zaho'ya yönelik topçu atışı yapıldığı konusunda ısrarlı olunduğu görülüyor. Fakat 21 tane top düşmemiş de bir tanesi patlamış. Mevlüt Çavuşoğlu ve Dışişleri Bakanlığı bunu Türkiye’nin yapmayacağını söylediler ama gerekçeler çok klasik. Türkiye azami bir kart göstermektedir, 'Hiçbir sivile zarar gelmemiştir' diyerek. Bu her zaman kullanılan bir üslup. Onun dışında vurmadık diye bir şey görünmüyor. Dışişleri’nden gelen ‘Bu olaydan ötürü üzüntülüyüz’ beyanı var. Buna rağmen Irak'ta Türkiye’ye en yakın gruplardan birisinin başkanı, aynı zamanda parlamento başkanı Muhammed Halbusi, ikincisi KDP, hepsi olayı kınıyorlar, kim yapmış olursa olsun muhakkak bir meclis soruşturması konusunda hemfikirler. Irak kamuoyu Sadr’ın yanında. Kısacası oradaki genel bir kamuoyu tepkisi karşısında herkes harekete geçmiş durumda.”

‘Türkiye'nin 38'e çıkan üs sayısından rahatsız Şii oluşumlar vardı'

Irak'ta saldırıyı PKK'ya bağlayanlar bulunsa da Irak topraklarında TSK'nın 18'den 38'e çıkan üs sayısına atıf yapan Bulut, Türkiye karşıtı Şii oluşumların rahatsızlığına dikkat çekti. Bulut, Irak çapında 'duygusal bir atmosfer ve boykot havası bulunduğu vurguladı:
“Burada bir tek Kürdistan hükümetinin din ve etnik işlerinden sorumlu bir bakan var. Muhtemelen Kerkük kökenlidir, Aydın Maruf. Otomatikman bunun suçlusu gördüğümüz terör örgütü PKK’dır demiş ama hiçbir gerekçesi yok, somut şundan dolayıdır dememiş de ‘Biz böyle düşünüyoruz. Zaten eli kanlı bir örgüt’ demiş. Onun dışında direkt olarak şu örgüt yaptı demiyor. Türkiye de inkar etmekle birlikte 'bölgede yürüttüğümüz operasyonlar terör örgütlerine yönelik' diyor. İHA'ların intihar saldırıları konusu. Bana öyle geliyor ki Türkiye’nin yaptığını varsayarak çünkü orada eskiden 18 iken 38’e yaklaşan askeri üssü olması karşısında İran çok rahatsız hem de İran bağlantılı Şii oluşumları son derece rahatsız. Dronelar örgüt tarafından da olabilir fakat Haşdi Şabi ile bağlantılı örgütler tarafından da yapılabilir. Erbil’e atılan füzeler ve droneları da görürseniz böyle bir şey olabilir. İran’ın desteklediği ve İran’ı da destekleyen gruplar, Sadr’ın da konuşmasından sonra seferber oldular. Bunlar yapmış olabilir. Genel kanaat da Türkiye’nin yaptığı yönünde. Bence bu işin bir yanı. Araştırılır bulunur bulunmaz. Kamuoyunda Türkiye'nin bu tür eğilimlerini kınayan fakat el altından Türkiye’ye göz kırpan Başbakan Kazimi gibileri ile bugün alınan kararla sadece BM’ye götürelim demekle yetinmiyorlar. Şimdi genel bir boykot havası var; Türk mallarını boykot etmek. Böyle duygusal davranan Ortadoğu ülkelerinde bu gibi şeyler acayip tutuyor. Her zaman başarılı olmuyor ama çok tutuyor.”

‘Suudi Arabistan’ın saldırıyı şiddetle kınayıp araştırılmasını istemesi ilginç'

Zaho olayının Irak'ta Türkiye'nin yakın olduğu gruplarla ilişkilerini zayıflattığını belirten Bulut, diğer yandan Türkiye ile ‘barışan’ Suudi Arabistan’ın olayı ‘şiddetle kınamasının’ ilginç olduğuna dikkat çekti. Bulut, Suudi Arabistan ile İran arasında 'normalleşme' rüzgarlarına da atıf yaptı:
“Amerika’nın daha çok İran’a karşı kullanmaya çalıştığı iki Sünni parlamento grubu var. Bu gruplardan biri Hamis Hançer’in başkanı olduğu. Birisi de Mustafa Halebi dediğimiz Sünni grup. Bunlar parlamento başkanlarını da bir şekilde alıyorlar. Amerika ve biraz da Türkiye’nin desteğiyle bunlarla ilişkiler Türkiye’ye devredildi. Türkiye yapmış olsun veya olmasın bu tepkiler aynı zamanda Türkiye ve Irak nezdinde Türkiye’nin arkasında durduğu gruplarla ilişkileri epey oranda zayıflatmış görünüyor. İran, Türkiye, Amerika, Suudi dengesinde bir yere oynuyorsanız, şu andaki durumda eli kaybetmiş gözüküyor. Bana çok ilginç gelen, daha yeni, Türkiye ile barışan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın bu konuyu şiddetle kınayarak araştırılmasını istemesi oldu. Bağlantılı bir şey daha var. bugün de Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanlığı normalleşme yoluna gittiğini duyurdu. Bombayı kimin attığından bağımsız söylüyorum, Türkiye’nin artık ‘Burası benim çiftliğimdir, istediğimi alırım’ tavrıyla zaten olan öfkeli tepkiyle artacağını, sessiz karşılanmayacağını gösteriyor bana.”

‘Arkasındaki failleri bilmiyoruz ama bir eli şu an için Türkiye değil İran kazandı’

Bulut, Türkiye’nin turizm bölgesini vurma ihtimalinin düşük olduğu görüşünde. Zaho olayı için 'kime yaradı' sorusunu yönelten Bulut, Tahran zirvesinden sonra böyle bir olayın meydana gelmesiyle enerji ve Kerkük ve Musul üzerinde nüfuz mücadelesine atıfta bulundu. Bulut, olayın arkasındaki failleri kim olduğu bilinmese de şu an için 'bir eli Türkiye değil İran kazandığını' söyledi:
“Bu kime yaradı konusu dikkatimi çekiyor. Türkiye’nin merkezi şekilde şu turizm bölgesini vurun diye dediğini düşünmem. Ama o operasyonlarda çeşitli durumlar var. Eğer olduysa Türkiye tarafı çok sıkışmıştır. Son dönemlerde biraz sıkışmışlık da var. Operasyon çok rahat değil, sıkılmıştır, kafası bozulmuştur. Bu mantıkla mantıksız hareket yapmış olabilir. 'Bazen sıradışına çıkar' derdi Demirel, böyle rutin dışına çıkılmış olabilir. Kandil’den de böyle bir şey olabilir ama onlarda top yok. Roket var ama top yok. Buranın daha çok İran ve Türkiye arasındaki nüfus kavgasında İran yanlısı Şiilerin inisiyatif kullandıklarını düşünüyorum. İsterse top onlardan gitsin ister Türkiye’deki operasyon yapan çevrelerde olsun her halükarda ben bu kavganın buna sebep olduğunu düşünüyorum. Çünkü Tahran zirvesinde Türkiye ile İran arasında ne tür sıkıntılar var diye baktığımda sekiz madde önüme çıktı. Görünüşte samimi poz verdiler. Bu programlardan önemli olanlardan biri enerji, diğeri Türkiye ile İran’ın Kerkük ve Musul’daki nüfuz rekabeti. Arkasındaki failleri bilmiyoruz ama bir eli şu an için Türkiye değil İran kazandı. Türkiye iki kuvvetli Iraklı müttefikinden oldu, ama geçicidir. İki Sünni parti, diğeri de KDP. Suudi Arabistan’ın da Irak’a destek vermesi bana ilginç geldi.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала