Seyir Hali - Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Ali Çağatay Lozan Antlaşması’nın önemini masaya yatırdı: ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuş hikayesi’

Ali Çağatay Lozan Antlaşması’nın önemini masaya yatırdı: ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuş hikayesi’
Abone olTelegram
Gazeteci Ali Çağatay, Lozan Antlaşması’nın önemini “Lozan, gerçek anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuş hikayesidir. Bu hikayenin hafife alınması söz konusu bile olamaz. Eğer şu anda bir ülkemiz varsa bir ulus olarak bir arada bulunuyorsak bunu Lozan’ı yapanlara borçluyuz” diye anlattı.
Lozan Antlaşması’nın 99. yıl dönümünde Radyo Sputnik’te Seyir Hali programını yapan gazeteci Ali Çağatay, antlaşmanın önemini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konu hakkında açıklamalarını ve Lozan’a karşı iddiaları anlattı.
Çağatay, Lozan Antlaşması’nın önemini “Lozan, gerçek anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuş hikayesidir. Bu hikayenin hafife alınması söz konusu bile olamaz. Eğer şu anda bir ülkemiz varsa bir ulus olarak bir arada bulunuyorsak bunu Lozan’ı yapanlara borçluyuz. Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına borçluyuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lozan ile ilgili 2016 yılında ‘Tarihte bize ne yaptılar? 1920’de bize Sevr’i gösterdiler. 1923’de Lozan’a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı’ demişti. Dün Lozan’ın bir zafer olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan da teyit etti” diye vurguladı.
‘Türkiye’de yaşayan her 100 kişiden 48’i Lozan’ın 2023’te sona ereceği yalanına inanıyor’
Lozan konusunda hurafeler olduğunu belirten Çağatay, Konda’nın konuyla alakalı araştırmasını “Türkiye’de sadece Lozan değil, pek çok konuda şehir efsaneleri ve hurafelere inanan bir kesim var. Lozan Antlaşması ile ilgili Konda’nın yaptığı bir araştırma vardı. Bu araştırmaya göre Türkiye’de yaşayan her 100 kişiden 48’i Lozan’ın 2023’te sona ereceği yalanına inanıyor. ‘Türk Halkı’nı sistematik yalanlarla kandırmak mümkün’ dedim. Keza ‘Garp Cephesi Kumandanı İsmet İnönü, asker kaçağıdır’ yalanına inanan halk her yalana inanabilir. Bu durum sadece eğitimsiz kesimlerde değil, aynı zamanda eğitimli kesimlerde de aynı durumdadır. Eğitimli kesimde bir miktar azalıyor. Büyük yalanlar söylendiği zaman ona inanacak büyük kitleler bulmak mümkün” diye inceledi.
‘İngiltere, İtalyanların bu bölgede çok nüfuz sahibi olmasını istemediği için adaların Yunanistan’a verilmesini istedi’
Çağatay, Adalar’ın Lozan’da verildiği iddiasını “Lozan’da ne oldu? Türkiye’nin en büyük kara sınırı Lozan’da çizildi. Irak sınırı Lozan’la çizildi. Musul meselesi ortada bırakıldı. Türkiye’nin Yunanistan ile olan sınırı da Lozan Antlaşması ile imzalandı. Meriç nehri bir sınır olarak kabul edildi. Karaağaç İstasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’ya yaptığı tahribata karşı savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi. Adaların Yunanistan’a verildiği iddiaları tamamen boştur. 1913’te Osmanlı’nın imzalanan antlaşması ile İtalya’ya bırakılmıştı. İtalyanların mülkiyeti altındaydı. İngiltere, İtalyanların bu bölgede çok nüfuz sahibi olmasını istemediği için adaların Yunanistan’a verilmesini istedi. Büyük devletlerin kendi aralarındaki parsa kapma savaşı olarak Yunanistan’a gitti” diye yorumladı.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала