Eksen - Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Tahıl konusunda nasıl masaya oturulduysa, doğalgaz konusunda da bu yapılacaktır’

‘Tahıl konusunda nasıl masaya oturulduysa, doğalgaz konusunda da bu yapılacaktır’
Abone olTelegram
Ali Arif Aktürk’e göre, AB'nin doğalgazda yüzde 15'lik tüketim indirimi anlaşmasının anlamı yok, 2100 doları bulan fiyatlarla tüketim doğal olarak azalacak. Aktürk, tahıl konusunda nasıl masaya oturulduysa, doğalgazda da yapılması gerektiğini belirtti. Aktürk, Türkiye için ise enerjide arz güvenliği sağlasa bile mali krizin etkilerine dikkat çekti.
ABD yönetiminin Birleşmiş Milletler (BM) onaylı Minsk anlaşmasını taammüden öldürmesine eşlik eden Avrupalılar, Ukrayna gerekçesiyle Rusya Federasyonu'na açtıkları ekonomik savaşın en büyük mağduru haline geliyor. En önemli enerji tedarikçisi Rusya Federasyonu'na kendi getirdikleri yaptırımlar ve kısıtlamaların sonuçları ve alternatif arayışlarının kısıtıyla yüzleşen Avrupa Birliği, enerjiyi Rusya'nın 'silah olarak' kullandığını iddia ederken, çareyi 'doğalgaz tüketimini azaltma' diye adlandırılan bir uzlaşmada arıyor.
Yıllık teknik bakımı gereken Kuzey Akım-1 boru hattının yaptırımlar yüzünden devre dışı kalan tribünleri yüzünden gaz akışı yüzde 20'ler seviyesine gerilerken, mart ayından bu yana ilk kez doğalgaz fiyatları 1000 metreküp başına 2100 doların üzerine çıktı. Depoların yaz aylarında doldurulması taktiği de işe yaramamış görünürken, AB'nin üretim üssü Almanya'da şimdiden kara kışta ne yapılacağı tartışmaları yaşanıyor.
Avrupa'nın enerji kriziyle imtihanı, AB'de tüketimde gönüllü indirim anlaşması, yaptırımlar, tribünler eşliğinde kış krizi öncesi ve Türkiye'deki durumu eski BOTAŞ yöneticisi ve enerji uzmanı Ali Arif Aktürk ile konuştuk.

‘Düzenli bakım onarım bile siyasi argümanlara konu ediliyor’

Ali Arif Aktürk’e göre, doğalgaz fiyatlarının 2 bin doların üzerinde seyretmesinin ana nedeni kamuoyunda tartışılma biçimi. Boru hatlarının tüm dünyada bakım ve onarımlarının yapıldığını, tribünlerin 28 bin saatte ağır bakıma girmesi gerektiğini belirten Aktürk, bakım-onarımın da biraz siyasi argümana kurban edildiğini söyledi:
“2 yıl önce gaz fiyatları ne olur diye sorsaydınız, şu rakamları söylemezdim. Çünkü bu rakamlar afaki rakamlar. Maalesef biraz önce baktım, 2 bin doların üzerinde bin metreküpte. Şu anki rakamların temel nedeni, bunun kamuoyunda böyle tartışılması. Ukrayna-Rusya çatışmasının önemli bir kısmı da medyada oluyor. Zaman zaman teknik gerekçelerle ihtiyacı olan düzenli bakım onarım bile siyasi argümanlara konu ediliyor. Böylesi boru hatlarının tüm dünyada bakım onarımı yapılır. Mavi Akım’da da yapılır, İran hattında da yapılır. BOTAŞ’ta da yapılır. Kuzey Akım-1’de de yapılıyor. Tarihi daha önceden bellidir, sistem operatörleri kendi arasında anlaşır. Talebin en az olduğu dönemde de bu bakım onarıma girerler. Bu bakım onarım biraz da siyasi argümana kurban edildi. Önce tribünler 28 bin saatte ağır bakıma girerler, tümüyle sökülür, kanatçıklar kontrol edilerek monte edilir. Kanada’ya gönderildi, yaptırımlarla geri verilmiyor dendi. Ruslar da bunu kamuoyunda kullandılar. Şu anda Kuzey Akım-1’den akış son derece düşük seviyeye geldi. Canlı olarak takip edebildiğiniz bir yer var, her noktayı görebiliyorsunuz. Yaklaşık 22 milyon metreküp gün. Kuzey Akım-1 projesinin kapasitesi 170 milyon metreküp gün, 20’ye düştü. Ruslar, Belarus üzerinden akışı da kesti. Türkiye üzerinden geçen TürkAkım-2’den normal trendinde devam ediyor, bir azalma yok. Bulgaristan üzerinden Romanya’ya akış devam ediyor. Romanya normalde kışın çektiği Rus gazını Bulgaristan üzerinden alıp kendi yeraltı depolarını doldurmaya devam ediyor.”

'Piyasa dışı yasaklamalarla tüketimi indirirsin deme lüksü yok'

Avrupa Birliği'nin yüzde 15'lik tüketim azaltılması anlaşmasının anlamı olmadığı görüşündeki Aktürk, bu yüksek fiyatlarla gelir düzeyi yüksek Avrupa dahil olmak üzere kimsenin gaz kullanamayacağını ve tüketimin doğal olarak azalacağını dile getirdi. Aktürk, AB'nin 'liberal piyasa' diyerek diğer yandan da piyasa dışı yasaklamalarla tüketimi indirin deme lüksü olmadığını dile getirdi:
“Bu fiyatlarla ekonominin gereği azalacak. 2 bin dolarlık gazı kimse kullanamaz. Avrupa’da gelir düzeyi yüksek olsa da kullanamaz. Avrupa şu anda yüksek enflasyon ve durgunluğa girmek üzere. Zaten kanuni bir düzenlemeyle herhangi bir önlem alınmasa bile, tüketimin yüzde 20 zaten fiyattan dolayı düşeceğini düşünüyorum. 2021’de Ruslar, Avrupa’ya 155 milyar metreküp gaz ihraç etti. Bu sene bunun 125 milyar metreküp seviyelerine ineceğini tahmin ediyorum. Temel zaten fiyat. Birkaç gün önce Fransa önlemler açıkladı. Şu anda tuzu kuru olan ülkelerden biridir. Fransa’da enerjinin yüzde 80’inini nükleerden sağlıyor. Nükleerler baz yüktür, böyle fiyat dalgalanmalarına çok fazla etkilenmezler. Onlar bile çeşitli önlemler alıyorlar. Bu fiyatları düşürme açısından bu tür önlemler talebin azalması açısından doğru. Bu mevsimde haziran, temmuzda böyle bir fiyat görmedim. 2 bin dolarlık gazı tüketmeye gönüllü tüketici varsa tüketsin. AB’de 'liberal piyasa' diyoruz, 'hem elektrik hem doğal gazda sınırlar yok' diyoruz. Fransa’daki tedarikçi Almanya’ya da tedarik eder diyoruz. Piyasa dışı yasaklamalarla tüketimi indirirsin deme lüksü yok. Bu AB’nin kendi prensiplerine de aykırı. Bu tür açıklamalar market ekonomilerinde olmayacak açıklamalar. Macaristan Başbakanı da bunu göz önüne alarak, 2 bin dolara tüketecek varsa, tüketsin diyor.”

‘Tahıl konusunda nasıl masaya oturulduysa, doğalgaz konusunda da bu yapılacaktır’

Oluşan ortamda sadece Rusya değil ABD, Avustralya ve Katar gibi doğalgaz üreticilerinin 'bayram ettiğini' anımsatan Aktürk, tıpkı tahılda olduğu gibi doğalgazda da masaya oturulması gerektiği görüşünde:
“Tahılda nasıl ki masaya bir şekilde oturuldu, burada da bu gazı Ruslar da satmak zorunda, paraya ihtiyaçları var. Rusya Gazprom rüyasında göremeyeceği bir fiyat seviyesine ulaştı. Buralardan hem gaz üreticileri hem Rusya Federasyonu hem ABD hem Avustralya hem Katar bayram ediyor, cari fazla veriyorlar. Dolayısıyla bu gazı satmak zorundalar. Ukrayna’daki müdahaleyi devam etmek için de bu paraya ihtiyaçları var. Rusya da bu kadar rahat şekilde vanayı kapatın demiyorlar. Teknoloji açısından da orada 500’e yakın kuyu var, mutlaka üretim yapmak ve bir yerlere göndermek zorundalar. İç tüketimleri var, Çin’e bir miktar katıyorlar ama fiziki imkansızlıklar nedeniyle Avrupa’ya gaz bir şekilde girecek. von der Leyen gibi politikacıların yerine olsam daha düşük profilli, teknokrat seviyesinde kapalı kapılar ardında çözüm yolları ararım. Tahılda çözüm nasıl bulundu, burada da mutlaka bulunacaktır. Kuzey Akım-1’nin de akışının kışa doğru artacağını tahmin ediyorum.

'LNG piyasasında da Rusya 4. sırada'

Aktürk LNG'nin çözüm olarak konulduğunu ama Rusya'nın LNG piyasasında 4'üncü olduğunu belirterek örneğin İspanya'ya giden Rus LNG'sinin dünyaya satıldığını anımsattı:
"LNG bir çözüm olarak masaya konuyor ama LNG piyasasında dünyada Rusya 4. sıradadır. Rusya’ya boru gazında bağlı olmayalım diyor AB ama LNG’de de bağımlı. Yamal’daki LNG, teknik nedenlerle yola çıkıp İspanya’ya geliyor. İspanya’dan tekrar dünyaya satılıyor. Bu da Rus gazıdır aslında.”

‘Türkiye en azından teknik anlamda enerjide arz güvenliğini güvenceye aldı ancak fiyatlar giderek artıyor’

Türkiye’nin enerji konusunda en azından teknik anlamda güvenceye aldığına işaret eden Aktürk, ancak yüzde 100'e varan enflasyon ortamının sıkıntılarına dikkat çekti. Aktürk, enerjinin ucuza kullanıldığı ve zam ihtiyacına vurgu yaparken, "Vatandaş gücünü kaybetti, onun için aşağı tükürseniz sakal, yukarı tükürseniz bıyık" dedi:
“Türkiye hem Rusya hem İran hem Azerbaycan’dan ve 4 tane LNG terminali kurarak teknik kapasitesi ve arz güvenliğini en azından teknik olarak güvenceye aldı. Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı konu teknikten öte finansal. Bu fiyatlarla bu ekonomide gaz tüketmenin imkansızlığı da ortadadır. Temmuzda Türkiye tarihinde ilk kez bir bütçe ikinci kez TBMM’ye sunuldu. Bunun temel nedeni BOTAŞ’ın doğal gazın finansmanı için ek bütçe. 1.2 milyon TL ilave vergi gelirine ihtiyaç var. Bu da sadece gaz için. Şu anda enflasyon yüzde 100’lere yaklaştı. Konutlarda da fiyatlar dünyanın en ucuz fiyatı diyebilirim. Vatandaş gücünü kaybetti, onun için aşağı tükürseniz sakal, yukarı tükürseniz bıyık. Şu anda inanılmaz bir zam ihtiyacı var. Elektrikte 1 Ağustos’ta anormal bir zam ihtiyacı var. Yapılmazsa birilerinin fonlaması gerekiyor. Aynı şekilde gazda da yapılırsa BOTAŞ rahatlayacak ama yapılmazsa da yine vergi mükelleflerinin bir cebinden öbür cebine koyulacak."

'Boğaz’da yalıda oturan Rahmi Bey’in faturası da sübvanse ediliyor, Sultanbeyli’deki Ayşe Teyze’nin de'

Aktürk, Avrupa tasarrufu düşünürken, Türkiye'nin sübvanse edilmiş enerjiyi inanılmaz hoyratça kullandığı görüşünde. Enerji tüketimi için kimlik belgesi uygulamasının sürekli ötelendiğini aktaran Aktürk, sübvansiyonun da varsıl-yoksul ayrımı gözetilmeden yapılmasını eleştirdi:
"Avrupa şu anda tasarruflu düşünüyor. Türkiye’de tasarrruf da yapılmıyor. Enerji kanunu çıkalı 15 sene oldu, orada konutlarda sertifikalandırma vardı, enerji tüketim sınıflamasına göre enerji kimlik belgesi verilecekti. 2017’de idi son takvimi. Önce 2020 Ocak’a ötelendi, şu anda kağıt üzerinde her binanın enerji kimlik belgesi olması gerekirken ev satışlarında, kiralamada bu belge olmadan yapılmaması gerekirken tapu daireleri bununla ilgilenmiyor. Belediyelerde iskan alınırken bu da kağıt üzerinde bakılıyor. Sübvanse ettiğimiz enerjiyi inanılmaz hoyrat şekilde tüketiyoruz. Türkiye’nin kış döneminde konutlardan dolayı gaz talebi artıyor. Kuzey Akım-1’in maksimum kapasitesi 175 milyon metreküp gün, Türkiye’nin kışın talebi 325 milyon metreküp gün. Tüm Avrupa’ya Kuzey Akım-1 bile Türkiye’ye yetmez, talep bu kadar fazla. Bunu karşılamak için de bu kış da pahalı LNG alacağız. LNG piyasası o kadar sıkıntılı bir durumda ki Tayland bile şu anda deli gibi LNG arıyor. Uzakdoğu kış dönemine hazırlanıyor. AB de öyle. Amerika’daki LNG satışları bayram ediyor. 3-4 dolar mal edilen LNG bugün 45 dolar ile dünyaya satılıyor. Boğaz’da yalıda oturan herhangi gelir durumu yüksek Rahmi Bey’in faturası da sübvanse ediliyor, Sultanbeyli’deki Ayşe Teyze’nin de. Halbuki sübvansiyonun doğru yapılması gerekiyor. Boğaz’da yalıda oturan insanın buna ihtiyacı yok. Onu sübvanse ederseniz, kaynak gerekir. Pandemi döneminde de daha önce sigara yasağı geldiğinde de, restoranlarda, kafelerde de atmosfer ya elektrikli ya doğalgazlı ısıtıcı ile ısınıyor. Bu sübvanse edilmiş enerjiyle yapılan ısıtma. Türkiye bu kadar zengin değil, bunun bir an önce engellenmesi gerekiyor. Orada siz atmosferi ısıtırsanız Ayşe Teyze’nin de gerçek faturası 2 bin lirayken 500 lira olur. Aradaki 1500 lirayı da biz dolaylı vergilerle ödemek durumunda kalıyoruz. Avrupa için de zor ama bizimki gibi kırılgan bir ekonomide seçim sürecinde daha zor. 2024 daha feci olacak.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала