İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye, 1920
Türkiye
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar

Bakan Bilgin'den EYT açıklaması: Dosya önümüzde, önümüzdeki günlerde açıklayacağım

© Çalışma ve Sosyal Güvenlik BakanlığıÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin - Sputnik Türkiye, 1920, 28.07.2022
Abone olTelegram
Bursa’da konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, EYT ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.
‘Üretim Sürecine Katılımın Desteklenmesi Projesi’ Bursa açılış toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'in katılımıyla gerçekleşti.
Programda konuşan Bakan Bilgin, projenin Türkiye'nin istihdam açığına katkıda bulunacağını söyledi. Programın Uluslararası Göç Örgütü tarafından desteklendiğine dikkat çeken Bakan Bilgin, “Biz bu programı çeşitli kaynaklardan, kendi kaynaklarımız da dahil, yerli kaynaklardan ve uluslararası kaynaklardan Türkiye çapında, Türkiye'nin bütün sanayi şehirleri başta olmak üzere, bütün kentlerine yaymak amacındayız. Amacımız bu yıl sonuna kadar bu programı bütün Türkiye'ye yayarak yaklaşık sanayide 50 bin yeni istihdam üretmek” dedi.

'Örgütlenme çabası içerisine giren işçilere olumsuz tavır sergileyen işverenler karşısında bizim bakanlığımızı buldu'

İşçilere yaşanılan sorunlar ve çözümleri hakkında bilgi veren Bakan Bilgin, "Çalışma hayatında diğer bir düzenleyici mekanizmamız bizim toplu sözleşmeler ve toplu sözleşmelerin dışında da asgari ücret uygulamasıdır. Asgari ücret adı üzerinde çalışanlarımızın asgari düzeyde temel geçimlerini sağlayacak bir ücret politikasıdır. Bunun anlamı şudur aslında. Demokratik toplumlarda asgari ücretin üstündeki ücret demokratik müesseseler vasıtasıyla işletilir ve yükseltilir. O da nedir? Toplu sözleşmedir. Toplu sözleşme deyince mutlaka örgütlü işçiler toplu sözleşme hakkından istifade ediyorlar. Bu bakımdan ben Türkiye'de asgari ücreti yukarıya taşıyacak ücret politikalarının aynı zamanda bir sosyal politika aracı olarak görüyorum. Mücadele ve sendikal örgütlenme sonucunda oluşacak toplu sözleşme vasıtasıyla gerçekleşecek ücretlerin örgütlenmeye bağlı olduğunu, örgütlenme düzeyi arttıkça bizim asgari ücretin üzerinde ortalama ücret seviyesinin yükseleceği bir aşamaya geçeceğimizin altını çizmek istiyorum. Dolayısıyla asgari ücret toplam ücretlerin üçte birini geçti. Temel ücret oldu vesaire gibi tespitler var. Ama bu bize bir başka şeyi söylüyor. Demek ki Türkiye'de işçi kesimi yeteri derecede örgütlü değil, yeteri derecede toplu sözleşmeden istifade edilemiyor. Demokratik toplumun getirdiği özgürlükler çalışanlarımız tarafından yeterince kullanılamıyor. Bunun anlamı buralarda bazı sorunlar var. Sorunlardan hepsinden bahsedecek zamanımız yok ama bazılarını söyleyeyim. Bunlardan biri işletme türlerinin bizde ölçeğinin küçük olması. Bu küçük işletmelerde örgütlenme sorunlarının ağır olduğunu biliyoruz. İkincisi bizim işverenlerimizin sendikaya karşı demokratik çalışma kültüründen uzak olması. Sendikalardan yürütmeleri, sendikalı örgütlenmeyi bir tehlike olarak algılamamalı. Bu durum günümüz için, çağdaş ve demokratik toplumlarda örgütlenme kültürü açısından geri bir zihniyet ifade ediyor. Bunun değişmesi lazım. Üçüncüsü de sendikalarımızın ve işçilerimizin örgütlenme motivasyonlarının düşük olması. İşçilerimizin de daha duyarlı hale getirilmesi, eğitim başta olmak üzere onlara destek verilmesi. Bu konuda şunu söylemek isterim ki örgütlenme çabası içerisine giren işçilere olumsuz tavır sergileyen işverenler karşı biz bakanlık olarak işçilerimizi koruduk" dedi.

‘Enflasyonun artmasının sebebi döviz açığı'

Yaşanan ekonomik kriz ile ilgili de konuşan Bakan Bilgin, Türkiye’nin döviz açığına dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Tabii bir başka sorun, bütün bu ekonomik, dünyadaki ekonomik krizin yansımaları olarak Türkiye'nin yaşadığı enflasyon sorunudur. Enflasyon son yıllarda şahit olmadığımız bir orana yüzde 80’lere ulaşmıştır. Bu ciddi bir sorundur. Tabii ki bazen şöyle değerlendirme yapanlar var, işte dünyanın başka ülkelerinde yüzde 10, yüzde 20 fakat işte her birisi artan oranlarda devam eden bir kriz şekline dönüşen ve bugünlerde de çok sık resesyona girme endişesini artıran bütün iktisatçıların tartıştığı bir mesele haline gelmiştir. Resesyonun arkasından da bildiğiniz gibi bu durgunluğun bir stakkasyonist ortama dönüşmesi tehdidi ile karşı karşıyayız. Bütün bunlardan Türkiye etkileniyor. Türkiye daha fazla etkileniyor. Neden Türkiye daha fazla etkileniyor? Bunu aslında iş hayatının içinde olan bütün iş adamları bu konuyu tartışan ve bilen bütün insanlar tahmin ediyor. Bunun cevabı bu sorunun cevabını biliyorlar. Bu sorunun en önemli kaynağı Türkiye'nin döviz açığıdır. Döviz talebidir. Döviz talebinin artması, döviz fiyatlarını artırıyor. Bildiğimiz iktisada giriş derslerinde, bizim ders kitaplarımızın bu daha başlangıcında yer alan bir şey. Talebi arttığı zaman, onu yeterli üretemiyorsanız onun fiyatı artar. Bu önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor. Tabii Türkiye'ye ilave bir yük daha geliyor. Döviz fiyatlarındaki dalgalanmanın dışında bir başka yük de enerji kaynaklarının tahmin ettiğimizin üzerine çıkmış olması. Petrol, işte brent petrolün 40 dolar civarından artarak, 120 dolarlara ulaştığı bir aşamada bizim enerji maliyetlerimiz korkunç bir patlama göstermiştir. Bugün yıl sonu itibarıyla tahminimiz ekonomiye bunun 50 milyar doların üzerinde bir yük getirmesidir. Bunun maliyetini görüyoruz. Bunun maliyeti ekonominin çeşitli alanlarında ama özellikle enerji, ulaştırma, ilişkisi açısından baktığımız zaman pazarlarda bunu hissetmek, marketlerde bunu hissetmek hepimizin gündelik hayatının bir parçası olarak, gündelik bir olay haline gelmiştir. Tabii bunlar çözümsüz olaylar değil. Bunların bir kısmı uluslararası sistemle meydana gelen sorunların çözülmesine bağlıdır. Ama esas önemli tarafı da, bizim elimizde olan tarafı da ekonominin istikrar içerisinde olması, büyümesini sürdürmesi.”
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısı yapılıyor - Sputnik Türkiye, 1920, 19.07.2022
Türkiye
Bakan Bilgin: EYT konusunda en uygun formülü bulacağız
Ekonomik krizin çözüm yolunun istihdamdan geçtiğini söyleyen Bilgin, “Türkiye bugün ihracata dayalı büyüme modelini geçerek bunu ısrarla sürdürerek, ihracata dayalı büyüme, büyümenin de sanayi üretimine dayanması, sanayinin de imalat sanayinin dinamizmine oturarak devam ettirilmesi Türkiye'nin önündeki tek çözüm yoludur. Tabii biz özellikle bu aşamada sanayinin istihdam yatırım, sanayi ve üretim arasındaki ilişkiyi sağlayacak en önemli unsur olan beşeri boyutunun, yani insani boyutunu, emek boyutunu bizim desteklememiz, istihdamı desteklememiz, üretim sürecinde emeği desteklememiz ve emeğin sosyal bakımdan korunmasını sağlamamız gerekmektedir. Biz takip ettiğimiz sosyal politikalarla bunu gerçekleştiriyoruz. Bütün kamu çalışanlarını koruyacak 3600 düzenlememizle. Yaklaşık 5,5 milyon emekli ve kamu çalışanını kapsayan bir düzenlemeyle bu sosyal politikada emekçilerin enflasyon karşısındaki konumunu güçlendirdik, onları tahkim ettik. Diğeri de asgari ücretteki aşınmayı, yılbaşında yaptığımız yüzde 50’lik artışın enflasyon karşısındaki aşınmasına hemen ilave bir yüzde 30’luk destek verdik. Bu programlarımız devam edecek” diye konuştu.
Programın kadın istihdamına yönelik projeyle devam edeceğini söyleyen Bilgin, “Bu programın Türkiye çapında hızlı bir şekilde yayılmasını planladık. Türkiye’ye katkı yapacak bir program olduğuna inanıyoruz. Bu programın Bursa’mıza da katkı yapacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde Bursa’yı yine bu kapsamda başka bir programda ziyaret edeceğiz. Onu da yine sanayicilerimizle, iş adamlarımızla ve üretim sürecindeki bütün paydaşlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz. O da kadın istihdamına ağırlık veren 50+1, kadınlara pozitif ayrımcılık yapan bir istihdam programı olacaktır. O gün de yine sizlerle paylaşacağız” dedi.
Bakan Bilgin, konuşmasında EYT sorununa de değindi. EYT dosyasının önlerinde olduğunu ve ileriki günlerde tamamlanacağını söyleyen Bakan Bilgin, “Türkiye’nin her sosyal meselesi bizim önümüzdedir. Bunların üzerinde çalışıyoruz, bunların üzerinde çözüm yolları üretiyoruz. Formüller buluyoruz. En uygununu tamamladığımız gün, daha önce 3600’de yaptığımız gibi, asgari ücrette yaptığımız gibi, yarın da sözleşmeli personel konusunda dosyayı açtığımda basın mensuplarıyla paylaşacağım. Diğer gün geçici işçiler sorunu var. Onu tamamladığımız gün, onlarla ilgili açıklama yapacağım. EYT var, EYT’yi tamamladığımız gün, onları açıklayacağım” ifadelerini kullandı.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала