GÖRÜŞ

Bu kez adres Soçi: ‘Türk-Rus işbirliği derinleşerek ve farklı alanlara yayılarak devam ediyor’

© Fotoğraf : Türkiye CumhurbaşkanlığıCumhurbaşkanı Erdoğan, Rus mevkidaşı Putin ile birlikte
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus mevkidaşı Putin ile birlikte - Sputnik Türkiye, 1920, 29.07.2022
Abone olTelegram
Özel
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ağustos’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile baş başa görüşme yapmak için Soçi’ye gidecek. Bu zirvede de Suriye gibi güvenlik konuları başta olmak üzere tahıl koridoru, iki ülkenin ticaret, savunma ve enerji gibi farklı alanlarda işbirliğini geliştirmesi birçok başlığın masaya yatırılması bekleniyor.
Türkiye’nin Ukrayna krizinde tarafsız ve arabulucu bir rol almasıyla birlikte Ankara-Moskova ilişkileri de hızlı bir gelişim sürecine girdi. İki ülkenin birçok alandaki geniş işbirliği artan görüşme trafiği ile birlikte daha da artıyor.
Son olarak 19 Temmuz’da Tahran’daki Astana formatında zirvede bir araya gelen Erdoğan ve Putin, 5 Ağustos’ta da Rusya’nın Soçi kentinde görüşecekler.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, söz konusu görüşmeye dair yaptığı açıklamada, Putin ve Erdoğan'ın kısa süre önceki temaslarında askeri-teknik işbirliği konusunu farklı boyutlarıyla istişare ettiğini anımsatarak neredeyse her görüşmede farklı boyutların ele alındığını ve askeri-teknik işbirliğinin Soçi'deki görüşmede de istişare edileceğini kaydetti.
Gıda anlaşmasıyla ilgili soruları yanıtlayan Peskov, anlaşmanın halihazırda uygulamaya konulmuş olması gerektiğine dikkat çekerek "Süreç ilerliyor ve bu görüşme, Soçi'de sürecin varılan anlaşmalara ne kadar uygun olduğuna dair görüş alışverişi yapmak için iyi bir fırsat olacak" diye konuştu.

Son Soçi görüşmesi önemli kararlara ev sahipliği yapmıştı

İki lider son Soçi görüşmesi 29 Eylül 2021’de gerçekleştirmiş ve bu zirveden önemli kararlar çıkmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu görüşmenin ardından yaptığı açıklamada özetle şunlar ön plana çıkmıştı:
(Akkuyu Nükleer Santrali) “Nasip olursa 2023'ün mayıs ayında birinci üniteyi bitirme sözünü kendilerinden aldıkTabii bizim 3 nükleer santral yapma hedefimiz var. Sayın Putin'le 'Bu iki nükleer santrali de sizinle birlikte yapabilir miyiz?' diye de görüştük. 'Bu konuyla ilgili çalışalım' dediler.
Türkiye olarak Suriye'de, Rusya'yla birlikte kararlaştırdığımız her hususa bağlılığımızı sürdürüyoruz. Buralardan herhangi bir geri adım atmak söz konusu değil. Bütün mutabakatlara uymaya ve güvenlik koridorundaki radikal unsurların temizlenmesine de Türkiye olarak biz devam ettik. Bundan da taviz yok. Ama tabii aynı yaklaşımı muhataplarımızdan da bekliyoruz.
Sayın Putin, uzayla ilgili Türkiye ile beraber çalışmaya var. Uzayla ilgili atılabilecek adımlarla ilgili de heyetlerimizi, ekiplerimizi çalıştıracağız. Bir tane karada, bir tane denizde platform oluşturmak suretiyle, buradan uzaya roket fırlatma çalışmalarını beraber yapabileceğimizin teklifini sağ olsun yaptılar. Bu konuda da ilgili arkadaşlarımızı görevlendirerek çalışacağız.
Bir defa S-400 konusunda bizim sürecimiz devam ediyor. Geri adım atmak gibi bir şey söz konusu değil. Bu yararlı görüşmemizde tabi ki bunları da etraflıca konuştuk ve bunları daha ileri boyutlara nasıl taşıyacağımızı görüştük. Hatta uçak motorları yapımında ne gibi adımlar atacağız, savaş uçaklarıyla ilgili ne gibi adımlar atacağız; bunları da yine etraflıca konuşma imkanımız oldu. Allah nasip ederse uçak motorları konusunda da aynı adımı atacağız. Bir diğer konu, gemi inşasında da yine beraber birçok adım atabiliriz. Denizaltılara varıncaya kadar, burada da yine Rusya ile müşterek adımlarımız inşallah olacaktır. Çalışacağız. Durmak yok yola devam.”

5 Ağustos görüşmesinde hangi konular ele alınabilir?

Çalışmalarını Moskova’daki RUDN Üniversitesi'nde sürdüren siyaset bilimci Onur Sinan Güzaltan, bu görüşmede birçok önemli başlığın ele alınacağını ifade etti:
Erdoğan-Putin arasında ele alınacak öncelikli konu elbette ticari ilişkiler olacak. Çünkü Batı yaptırımları sonrası Rus pazarının sıkışmasıyla Türkiye adeta bir nefes borusu rolü oynuyor. Rusya’nın Türkiye’de yapmak istediği yatırımlar, turizm ve Türkiye’nin Rus pazarındaki yatırımları ele alınacaktır. Tahıl koridoru ile ilgili detaylar da konuşulacaktır. Bu konuda Özellikle ABD’nin kışkırtmalarına karşı alınabilecek önlemler konusunda karşılıklı görüş alışverişi olacaktır. Rusya’nın savunma sanayisinde işbirliği konusunda Türkiye’ye yeni bir yaklaşımı olduğu söyleniyor. Bu konuların gündeme gelmesi de mümkün. Suriye’de Türkiye’nin düzenlemek istediği operasyonun da masanın önemli başlıklarından biri olması muhtemel. Liderlerin Irak ve Libya konusunda da karşılıklı görüş alışverişi yapacağını öngörebiliriz. Öte yandan Rusya ve İsrail arasındaki son gerilimden sonra Filistin ve Lübnan meselelerinde iki ülke arasında bir işbirliği potansiyeli de doğdu.”
Güzaltan, “Şunu çok net bir biçimde görüyoruz ki Türk ve Rus işbirliği her görüşmede derinleşerek ve farklı alanlara yayılarak devam ediyor. Dolayısıyla iki ülkenin önünde de önemli bir süreç var” diye de ekledi.

Suriye’deki çözümü Astana ve Soçi getirdi

Suriye halkının maruz bırakıldığı savaşın üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçti. Bu süreçte ülkenin büyük bir kısmı terör örgütlerinin eline geçti. 2015’te Rusya’nın Suriye ile birlikte sahaya çıkmasıyla başta IŞİD olmak üzere birçok terör örgütünden işgal edilen bölgeler geri alındı. Günümüzde İdlib’deki silahlı terör grupları ve Fırat’ın doğusunda ABD himayesinde bulunan PYD/YPG, Suriye’nin önündeki güncel sorunlar olarak varlığını koruyor.
Bir yandan da Suriye’de siyasi çözüme yönelik görüşmeler sürüyor. Suriye’de siyasi çözüm arayışları uluslararası düzeyde ilk olarak Birleşmiş Milletler’in (BM) girişimleri ve Cenevre zirvesi ile gündeme gelmişti. BM Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan koordinatörlüğünde 30 Haziran 2012 tarihinde Cenevre’de gerçekleşen bu zirveye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi üyeleri olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’yla beraber Avrupa Birliği (AB) temsilcileri, Türkiye, Katar, Kuveyt, Arap Birliği temsilcileri ve Irak katıldı. Ancak Suriye hükümeti ve muhalefetten bir katılım olmadı. Cenevre’nin ikinci ve üçüncü görüşmeleri de 2014 ve 2016 yıllarında düzenlense de ateşkesin sağlanmasında bir yol kat edilemedi.
Suriye’de ilk ateşkes ise Türkiye, Rusya ve İran’ın öncülüğünde geldi. 20 Aralık 2016’da Türkiye, Rusya ve İran, Suriye’de ateşkes yapılması için mutabakata vardılar. Astana görüşmelerinin ilki ise 23 Ocak 2017'de yapıldı. Bu toplantıda, Suriye sorununun askeri yöntemlerle çözülemeyeceği ifade edilirken çatışmaların kısa sürede sonlandırılması ve ateşkesin devamlılığının sağlanması temel amaç oldu. İkinci görüşmede ise Rusya, İran ve Türkiye’den oluşan bir görev gücünün kurulmasında uzlaşıldı. 2017'nin mayıs ayındaki görüşmelerde ilk somut adım atılarak Suriye'de çatışmasızlık bölgeleri oluşturuldu.
Cenevre görüşmeleri de bir yandan devam etse de verilen kararların uygulanması konusunda güçsüz kaldı.
22 Kasım 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve önceki İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin bir araya geldiği Soçi Zirvesi ise bu üç ülkenin Suriye’deki krizi çözmeye yönelik bir kararlılık göstergesi oldu. Daha sonra gerçekleştirilen 2. Soçi Zirvesi, devam eden Astana görüşmeleri ve Erdoğan-Putin’in ikili görüşmeleri ise sahada bugünkü durumun oluşmasını sağladı.
Liderlerin son olarak Tahran’da gerçekleştirdiği buluşmanın ana gündemi ise Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki terörist gruplara düzenleyeceği olası operasyon oldu. Liderler Suriye’deki ABD varlığının sonlandırılmasına dair ortak vurgular yaptı.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала