07:03 23 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    U.S. President Donald Trump talks to reporters during the annual Congressional picnic event at the South Lawn of the White House in Washington, U.S., June 21, 2019. REUTERS/Carlos Barria

    Göçmen çocuk ölümleri yetmedi: Trump, göçmenleri kendilerini yakmaya sürükleyen Avustralya'nın örnek alınmasını istedi

    © REUTERS / CARLOS BARRIA
    ABD
    URL'yi kısaltın
    0 07

    ABD'den Meksika'ya geçmeye çalışırken nehirde boğulan göçmen baba-kızın görüntüleri dün tüm medyayı kaplarken, Trump bu acının dinmesini bile beklemedi. ABD Başkanı, göçmenlerin kendilerini yakmalarına neden olan Avustralya'daki uygulamaların örnek alınmasını istedi.

    ABD'ye Meksika sınırından kaçak giren göçmenlerin çocuklarının ailelerinden koparılıp sefil koşullardaki merkezlere kapatılmaları, burada travma geçirmeleri ve hatta bazılarının ölmesinin üzerine bir baba ile 2 yaşındaki kızının nehirden geçmeye çalışırken birlikte boğularak can vermesi eklenirken, bu politikaların mimarı kendisininkinden bile beter uygulamalar içindeki Avustralya'nın örnek alınmasını istedi.  

    Avustralya hükümetinin göçmenleri ülkeye gelmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemeleri için uyardığı ilanları Twitter'da paylaşan ABD Başkanı Donald Trump, "Öğrenilecek çok şey var" iddiasında bulundu. 

    İlanlarda "MÜMKÜN DEĞİL, Avustralya'yı eviniz yapamazsınız", "Vizesiz halde tekneyle gelirseniz, Avustralya'ya asla yerleşemeyeceksiniz", "Avustralya gelmiş geçmiş en sert sınır koruma önlemlerini uygulamaktadır, paranı insan kaçakçılarına boşuna harcamadan evvel iyi düşün" gibi sloganlar kullanılıyor.

    Trump, ilanların fikir babası olan Avustralya Başbakanı Scott Morrison'la Japonya'daki G20 zirvesi öncesi görüşecek. 2013 yılında Göç ve Sınır Koruma Bakanı sıfatıyla 'sınır egemenliği' politikaları uygulamaya koymuş olan Morrison, "Tekneleri durdurun" sloganıyla Avustralya'ya ulaşan göçmen sayısını düşürürken Pasifik adaları Nauru ve Papua Yeni Gine'deki gözaltı kamplarında tutulan sığınmacıların sayısının olağanüstü artmasına yol açtı.

    İNTİHAR GİRİŞİMİ DALGASI

    Morrison'ın mayıs ayındaki genel seçimi sürpriz şekilde kazanmasının ardından Papua Yeni Gine'nin Manus Adası'nda 500 kişinin tutulduğu gözaltı kamplarında en 9 kişi intihar girişiminde bulundu. 

    Anamuhalefetteki İşçi Partisi'nin en az 150 sığınmacıyı yerleştirmek üzere Yeni Zelanda ile uzlaşı sağladığını duyurmasına rağmen Avustralya hükümeti bunun göçmenleri denizleri aşıp gelmeye teşvik edeceği gerekçesiyle öneriyi reddetti. 

    Bu arada Manus Adası'ndaki vakalar, bir intihar girişimi dalgasının başlangıcı oldu. Bu ay en az 8 erkek daha intihar girişiminde bulundu. Bunlar içinden bir Sudanlı kendini ateşe verdi, kendini asan bir İranlı, ipi kesen gardiyanlar tarafından kurtarıldı. 

    ÜÇ YIL ÖNCEKİ VAKALAR

    2016 yılında 23 yaşındaki İranlı bir erkek Nauru'daki bir gözaltı kampında kendini ateşe vererek ölmüştü. Ardından 21 yaşındaki Hodan Yasin isimli Somalili kadın kendisini yakmasının ardından Avustralya'ya nakledilip acil servise kaldırılması sonucu hayatta kalmıştı. 

    KAMP CEHENNEMİ

    Bu kamplardaki koşulları insan hakları örgütleri 'cehennem' diye nitelerken BM de 'derin endişe' açıkladı.

    BM insan hakları uzmanlarının raporunda "Süresiz ve mütemadiyen uzayan hapsedilme, gerekli tıbbi bakımın da olmamasıyla daha beter hale geliyor ve uluslararası standartlara göre zalim, insanlıkdışı ve aşağılayıcı muamele oluşturuyor" denildi. 

    Önceki ABD Başkanı Barack Obama ile önceki Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull arasında varılan bir anlaşmaya göre buralardan 530 sığınmacının ABD'ye yerleştirilmesi, Trump'ın şimşeklerini çekmişti.

    Trump başkan seçilmesi sonrası ilk telefon görüşmelerinden birini yaptığı Turnbull'la kavga etmiş, "Ben ülkesine insan almak istemeyen dünyanın en büyük adamıyım" demişti.

    Etiketler:
    Sığınmacı, Scott Morrison, Donald Trump, Avustralya, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın