14:07 13 Aralık 2019
Canlı Yayın
    U.S. President Donald Trump shakes hands with Bahrain Crown Prince Salman bin Hamad Al Khalifa during a meeting in the Oval Office of the White House in Washington, U.S., September 16, 2019. REUTERS/Al Drago

    Trump: Belli bir ülkeyle savaşa girebilirdik, ama mühimmatımız kalmamıştı

    © REUTERS / ALEXANDER DRAGO
    ABD
    URL'yi kısaltın
    0 227
    Abone ol

    Beyaz Saray'da ağırladığı Bahreyn Veliaht Prensi'ne silah satarken ABD'nin askeri gücünü yere göğe koyamayan Başkan Donald Trump, diğer yandan 2017'de koltuğa oturduğu dönemle ilgili şunları söyledi: Belli bir ülkeyle çatışmaya girebilecek pozisyondaydık, General Mattis, 'Erteleyebilir misiniz, mühimmatımız tükenme noktasında' dedi.

    Suudi kraliyeti ile ABD yönetiminden yetkililer, Suudi devlet petrol şirketi Aramco'ya ağır darbe indiren saldırıların ardında 'İran'ın olduğuna şüphe bulunmadığı' iddiasında söz birliği ederken, ABD Başkanı Donald Trump bu koroya ayar verme çabasıyla çarpıcı itiraflarda bulundu.

    Beyaz Saray'da Bahreyn Veliaht Prensi Selman bin Hamed el Halife ile görüşmesi vesilesiyle gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, Aramco saldırılarını İran'ın mı düzenlediğine dair soruları doğrudan yanıtlamaktan kaçındı. "Evet, İran yaptı" demek yerine "Öyle gibi gözüküyor" demeyi tercih eden ve soruşturmalar sonucunda failin yakın zamanda netleşeceğini söyleyen Trump, "İran'la savaş istiyor musunuz" sorusu üzerine 'kimseyle savaş istemediğini' vurguladı. 

    Bununla birlikte ABD'nin askeri gücüne methiyeler düzen Trump, diğer yandan 2017'de Beyaz Saray'a geldiğinde savunma bakanı atadığı emekli general Jim Mattis'den ABD ordusunun mühimmatının bitmek üzere olduğunu öğrendiğini belirtti. 

    "Dünyadaki en güçlü orduya sahibiz. Ordumuza kısa süre önce 1.5 trilyon dolardan fazla harcadık. Hiçkimse bu rakama yaklaşmadı. Dünyadaki en iyi donanıma sahibiz. En iyi füzeler bizde" diye konuşan ABD Başkanı,  şöyle devam etti:

    "Ama hayır, kimseyle savaş istemiyorum. Ama (savaşa) herkesten daha fazla hazırlıklıyız. 2.5 yıl önce aynı şey değildi. Ve biz yaptıklarımızla ordumuzu pek çok değişik yoldan yeniden inşa ettik.  F-35 de var. En iyi savaş uçakları, en iyi roketler, en iyi füzeler, en iyi donanıma sahibiz. Ama tüm bunları söylerken, kesinlikle (savaştan) kaçınmak isteriz."

    Sohbet ilerlerken "Ortadoğu'da topyekun savaş riski sizi ne kadar endişelendiriyor" sorusuna "Hiç endişelenmiyorum" yanıtını veren Trump, "İran'ın yaptığından sonra buna bir adım daha yaklaştığımızı düşünmüyor musunuz" sorusunu da "Hayır düşünmüyorum. Şahsen hiç endişelenmiyorum. Dünyanın benzerini bile hiç görmediği askeri güce sahibiz. Hiç endişelenmiyorum. Kaçınmayı isterim" diye yanıtlayarak şöyle devam etti:

    "Yaklaşık 3 yıl önce buraya geldiğimde, General Mattis bana 'Mühimmatımız bitme noktasında' dedi, ben de 'Bunu söylemek için korkunç bir şey' dedim. Onu suçlamıyorum, kimseyi suçlamıyorum. Ama bana bunu söyledi."

    "Çünkü hangisi olduğunu söylemeyeceğim belli bir ülkeyle çatışmaya girebilecek pozisyondaydık."

    "Ve bana dedi ki, 'Mümkünse erteleyin, çünkü çok az mühimmatımız var'. Ben de dedim ki, 'General, biliyor musun? Bunu başka bir generalden tekrar duymayı kesinlikle istemiyorum'. Hiçbir başkan asla ve asla 'Mühimmatımız tükenmek üzere' diye bir açıklama duymamalı."

    "Ve şimdi  daha fazla mühimmatımız, daha fazla füzemiz, daha fazla roketimiz, daha fazla tankımız var, herşeyden bugüne değin olduğundan çok daha fazla var. Daha fazla savaş jeti. Ben buraya geldiğimde, savaş jetlerimizin yarısı uçmuyordu. Ve kötü durumdaydılar. Ve şimdi dünyanın en iyi savaş jetleri bizde. Herkes onları satın almak istiyor."

    "Yani şimdi fazlasıyla mühimmatımız var" diye devam eden Trump, şöyle konuştu:

    "Bu daha önce hiç anlatmadığım bir hikayeydi. Son dakika haberi. Ama çok az mühimmatımız kalmıştı. 'Hiç mühimmatımız yoktu' demek istemiyorum, buna çok yakın haldeydik." 

    ABD deniz piyadeleri nezdinde 'efsane' sayılan emekli general Mattis'in kendisine "Biz bir şey yapana kadar erteleyebilir misiniz, biz (mühimmat stoklarını) doldururken erteleyebilir misiniz" dediğinin altını çizen Trump, her zamanki gibi selefi Barack Obama'yı hedef aldı.

    'BAHREYN'İN ÇOK PARASI VAR'

    "İşte önceki yönetimden devraldığım miras bu. Başkan Obama, Başkan Obama'dan önceki yönetimlerle ilgili doğruyu söylemek gerekirse. İşte bununla uğraştım ben. Ve biz bunu düzelttik, hem de iyi düzelttik" diyen Trump, sırasıyla 700, 718 ve 738 milyar dolarlık yıllık savunma bütçesi onayladığını belirterek "Bu Bahreyn için bile çok para, değil mi" diye sordu. 

    Ardından şu diyalog gelişti:

    Bahreyn Veliaht Prensi: Çok para, efendim.

    ABD Başkanı: Bahreyn için bile çok para.

    Bahreyn Veliaht Prensi: Çok para.

    ABD Başkanı: Ve Bahreyn'in çok parası var. Okey?

    BAHREYN'İN ABD'DEN İLK PATRIOT ALIMI 

    Görüşmenin başında Bahreyn Veliaht Prensi Selman bin Hamed el Halife ABD'den ilk Patriot Batarya Sistemi alımı için anlaşma imzaladıklarını belirtirken, "Bundan daha iyi bir zamanlama olamazdı" dedi.

    Trump da 'Bahreyn'e sattıkları Patriot'a yaklaşabilen füze savunma sistemi olmadığını' araya sıkıştırdı. Ancak Suudi Arabistan'ın ABD'den aldığı Patriotların petrol devi Aramco'yu üretimini yarıya indiren saldırılardan koruyamadığına her iki lider de değinmedi.

    'F-16 DA MI ALDINIZ, MUHTEŞEM'

    İkili arasında şu diyalog da yaşandı:

    ABD Başkanı: Savaş jetlerimizden alıyor musunuz?

    Bahreyn Veliaht Prensi: Alıyoruz.

    ABD Başkanı: Hangisi?

    Bahreyn Veliaht Prensi: F-16.

    ABD Başkanı: Muhteşem.

    Bahreyn Veliaht Prensi: Burada imzaladık.

    ABD Başkanı: Zevk sahibisiniz (Kahkaha). 

    Bahreyn Veliaht Prensi: Teşekkür ederim.

    Etiketler:
    F-16, Patriot, Selman bin Hamed el Halife, Jim Mattis, Donald Trump, İran, Bahreyn, Suudi Arabistan, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın