01:40 20 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Halife Hafter Fransa'da düzenlenen uluslararası bir Libya toplantısındayken

    Libya Ulusal Ordusu komutanı Hafter: Amacımız Trablus'u yıkmak değil, kurtarmak

    © REUTERS / Philippe Wojazer/File Photo
    Afrika
    URL'yi kısaltın
    1413
    Abone ol

    Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter, Trablus’u kurtarma operasyonunun bir süresi olmadığını, askerlerinin sivil kayıplardan kaçınmaya çalıştığını söyledi.

    Sputnik’e konuşan Hafter, “Bu, yaklaşık iki milyon kişinin yaşadığı başkenti özgürleştirme savaşı, belirli zaman diliminin verilebileceği bir proje değil. Bu, birkaç yıl boyunca yüklü miktarda silah ve devlet hazinesi ile terörü destekleyen ülkelerden muazzam paralar almasına ve binlerce kiralık askeri kullanmasına izin verilen terör grupları ve suç çetelerine karşı yürütülen bir savaş” ifadelerini kullandı.

    Ağır silah kullanırlarsa bu savaşı bir iki güne bitirme gücüne sahip olduklarını, ama bunun Trablus’un yıkılmasına ve sivil zayiata yol açacağını söyleyen Libyalı general, “Oysa biz sivillerin ve şehrin güvenliğini her şeyin üstünde tutuyoruz, çünkü bu operasyonun amacı, başkenti yıkmak değil kurtarmak” dedi.

    Savaşın bitmesinin, hemen seçimler için koşulların oluşacağı anlamına gelmeyeceğini dile getiren Hafter, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:

    “Seçimler ve daimi anayasa yolunda hayata geçirilecek çok görev var. İstikrar ve güvenlik olmadan seçimleri yapmak mümkün değil. Terör grupları ve suç çeteleri faaliyetlerine devam ederken, çok sayıda silah kontrolsüz dolaşırken de güvenlik ve istikrar sağlanamaz. Önce ülkedeki durumu düzeltmek, güvenlik, ekonomik, sosyal sorunları çözmek lazım. Başkanlık seçimlerine adaylığımı sürmem konusuna gelince de ben şimdi bu konu üzerinde düşünmüyorum. Her halükarda henüz geniş kapsamlı kurtuluş savaşı devam ederken başkanlık seçimlerini konuşmak için erken”.

    Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi’nin, Libya Ulusal Ordusu’na karşı savaşan gruplar tarafından yönetildiğini ileri süren Hafter, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu sözde hükümetin rolü sadece aldıkları emirler doğrultusunda finans, silah ve paralı asker sağlamak. Konsey sadece aldığı emirleri hemen yerine getirmeye bakıyor. Başkanları dahil Konsey’de kimse, teröristlerin verdiği emirlere karşı gelmeyi göze alamıyor, sadece yerine getiriyorlar. Bu kanıta gerek duymayan bir gerçek. Hatta Konsey’in birkaç üyesi, terör gruplarının üyesi. Hatta dışardan Konsey vermiş gibi görünen kararlar aslında terör grupları tarafından hazırlanmış, Konsey sadece imza atıyor ve yayınlıyor. Bu gerçek, Konsey Başkanı verdiği sözü tutmayınca ortaya çıktı. Çatışmayı çözmek için gereken formüle ulaştığımızı düşündüğümüz her seferinde, istişareler için zaman talep ediyordu, sonra ortadan kayboluyordu. Maalesef, uluslararası ve bölgesel çabalara yanıt olarak onlarla yaptığımız diyalog sırasında boşu boşuna çok değerli zaman kaybettik. Şimdi ortada ne uluslararası ne de bölgesel arabulucu kaldı. Çünkü tüm dünya, Konsey’in formalite olduğunu, başkanının da üzerine aldığı taahhütleri yerine getirecek yetenekte olmadığını anladı. Bu kişi, gerçek güce sahip olmayan bir piyon sadece”.

    “Başka herkesi kafir görme ve kafalarını kesmesi gerektiği ideolojisine sahip ve devlete inanmayan” aşırılık yanlısı gruplar varken bu sorunun politik çözümün olmadığını vurgulayan Hafter, bu grupların uluslararası terör ağıyla bağlantılı olduğunu belirterek, “Başta başkenti kontrol altında tutanlar, diğer tüm gruplar sadece elinde silahla hareket ediyor. Her türlü politik çözüme yönelik atılan ilk adım, bu gruplara son vermek, silah bırakmalarına zorlamak. Biz de bu yönde çalışıyoruz. Bu olursa Libyalılar huzur, konfor içinde diyaloga başlayabilecek ve nihayetinde rekor sürede politik çözüme ulaşacak” yorumunda bulundu.

    Trablus’ta, güvenlik anlamında benzeri görülmemiş bir düşüş yaşandığını dile getiren Hafter, “Şehirdeki vatandaşlar, silahlı grupların vahşetinden ve mülklerine devam eden saldırılardan mustarip. Sunulan hizmetlerin düzeyindeki düşüşten dolayı ve bankalardaki likidite, elektrik, yakıt, içme suyu gibi normal yaşamın ana unsurlarının yokluğu yüzünden çok sert koşullarda yaşıyorlar. Trablus’ta kötüleşmeye devam eden durumun sonuçlarını tüm ülke hissediyor, çünkü bu bir başkent ve oradaki tüm devlet kurumları çeteler ve liderleri tarafından yönetiliyor. Bunların başında Müslüman Kardeşler geliyor. Onlar, Libya Merkez Bankası, Devlet Petrol Şirketi, pasaport ve iletişim servisleri, ulusal düzeyde faaliyet gösteren tüm egemen kurumları elinde tutuyor. Trablus’ta silahların ve uyuyan terör hücrelerinin yayılması sorunu, acil çözüm gerektiren en önemli konulardan biri” dedi.

    “Biz Trablus’a girdikten sonra önce tüm bu sorunları çözeceğiz” diyen Libyalı general, “Güvenlik durumunu istikrara kavuşturmak için geniş kapsamlı planımız var. Kriz yüzünden ortaya çıkan bölünme ve diğer sosyal sorunlara gelince, tüm silahlar sadece devletine eline geçtikten, terör de yok edilip gömüldükten sonra Libyalılar bunu kanuna göre ve farklı araçları kullanarak sosyal kuralların yardımıyla çözme yeteneğine sahip” diye ekledi.

    Başta komşular birçok ülkenin, Libya’daki olayların sonuçlarını doğrudan hissettiğini anlatan Hafter, bu ülkelerin öncelikle terör ve yasadışı göç sorunları yüzünden tedirgin olduğunu, çünkü ulusal güvenliklerini ilgilendirdiğini belirterek, “Ayrıca küresel ekonomiyi ilgilendiren petrol ve doğalgaz alanındaki sorunlardan endişe duyuyorlar” dedi.

    Libya’daki durumun doğrudan bölgedeki istikrarı etkilediğini kaydeden general, “Libya sorunuyla ilgilenen tüm ülkeler, terör ve yasadışı göçe karşı mücadelede Libya Ulusal Ordusu’nun rolünün farkında. Limanları ve petrol yataklarını kurtararak petrol üretimi ve ihracatının artmasına ordumuz sebep oldu” ifadelerini kullandı.

    Libya Ulusal Ordusu’nun, terörle mücadele misyonunu başarıyla tamamlaması için uluslararası desteğe ihtiyaç duyduğunu kaydeden Hafter, bazı ülkelerden destek gördüğünü belirterek, “Ancak terör destek vermese de operasyonlarımıza temkinli yaklaşan ülkeler de var, misal İngiltere ve Almanya gibi. Bu onların kişisel değerlendirmelerle ilgili olabilir. Ordu kontrolünün çıkarlarına zarar vereceğini düşünüyorlar. Bu çok yanlış. Belki askeri operasyonların durumu daha da kötüleştireceğini düşünüyorlar. Bu da çok yanlış. Bu operasyonlar, kanser ameliyatına benzer, ameliyat olmasa hastalık daha da yayılır ve nihayetinde tüm organizmayı yok eder” yorumunda bulundu.

    Rusya’nın Libya’daki duruma müdahale ettiği iddialarını da değerlendiren Hafter, “Rusya, diğer ülkelerin iç işlerine karışmama ilkesine bağlı kalıyor. Bu, Rusya’nın dış politikasında gözlemlediğimiz sağlam ilkelerinden biri. Ulusal güvenliklerini tehdit etmediği sürece karışmıyor. Rusya, büyük bir ülke, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi, Libya’daki sorunun hiçbir dış müdahale olmadan sadece Libyalılar tarafından çözüme kavuşturulabileceği defalarca açıkladı. Aynı zamanda Libya’daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Sebebi, ülkemizin sahip olduğu stratejik önem ve iki ülke arasındaki geçmiş. Rusya, durumu kontrol altında tutuyor ve Libya halkına zarar vereceğini düşündüğü tüm kararlara engel oluyor” dedi.

    Rusya’nın, onlarca yıldır işbirliği yaptığı dost ülke olduğunu vurgulayan Hafter, Moskova’nın, Libya’ya uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasında etkili rol oynayabileceğini belirterek, “Ancak bunun için BM Güvenlik Konseyi’ne oyların çoğunluğuna ve kimsenin veto hakkını kullanmaması ihtiyaç var. Bu konunun basit olmadığını ve uluslararası toplumda konsensüse ihtiyaç olduğunu anlıyoruz. Ama dünya, Libya Ulusal Ordusu’nun ne yaptığını net bir şekilde anlamalı. Teröre karşı mücadele ve sınırlarımızı korumak, yasadışı göç ve kaçaklığı önlemek, vatanımızı her türlü saldırıya karşı korumak için silaha ihtiyacımız var. Bu yüzden ordumuza silah sevkiyatına karşı uygulanan ambargo derhal kaldırılmalı. Ambargonun devam etmesi terör ve savaşın uzaması, sonuçlarının daha da kötüleşmesi demek. Ambargo olmasaydı çoktan terörün sonunu getirir, böyle yüksek bedel ödemezdik” ifadelerini kullandı.

    Etiketler:
    BMGK, Rusya, Fayiz es-Serrac, Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), Halife Hafter, Libya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın