09:47 05 Mart 2021
Canlı Yayın

    Doç. Dr. Yunus Emre: Türkiye'de 'herkes benim gibi olsun' anlayışı demokrasi sorunu yaratıyor

    Akşam Postası
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 24
    Abone ol

    Doç. Dr. Emre, Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşananlar hakkında "Enis Berberoğlu olayında karşılaştığımız durumda da, Boğaziçi Üniversitesi olayında karşılaştığımız durumda da Türkiye'nin genel demokrasi sorunundan bağımsız meseleler değil, bir parçası" yorumunu yaptı.

    'Herkes için Demokrasi' isimli son kitabında Türkiye'deki demokrasiyi sorgulayan akademisyen ve milletvekili Doç. Dr. Yunus Emre, RS FM'de Atilla Güner'le Akşam Postası'na konuk oldu.

    Kitabında 'demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını' yazan CHP PM üyesi Doç Dr. Emre, şöyle konuştu:

    • "Enis Berberoğlu olayında karşılaştığımız durum da, Boğaziçi Üniversitesi olayında karşılaştığımız durum da Türkiye'nin genel demokrasi sorunundan bağımsız meseleler değil, bir parçası. Türkiye'de, AİHM kararları neden uygulanmıyorsa, medya üzerinde neden baskı varsa, ifade hürriyetinin neden sorunları varsa, Meclis denetim işlevini neden layıkıyla yerine getiremiyorsa, yargı bağımsızlığı neden ortadan kalktıysa; özetle Türkiye'nin çok kapsamlı bir demokrasi sorunu var. Parça parça bütün bu meselelerde aslında bununla ilgili. Boğaziçi Üniversitesi'nde birkaç şey bir arada var. Bu türden demokrasiden uzak yönetimler kurumlara, kurumsal işleyişe, kurallara bağlı olmaya karşıdırlar, kişiye bağlı olmayı isterler. Kurallara sadakati değil, kişiye sadakati isterler. Bu yüzden ehliyetten, liyakatten uzak insanları görevlere getirirler.

    'Protesto hakkı engelleniyor'

    • Demokrasinin, insan haklarının en temel meselelerinden birisi akademik özgürlüklerdir. Öğretim üyelerinin, akademi çalışanlarının, araştırmacıların, öğrencilerin kendi araştırma konularını kendileri seçebilmeleri, bu araştırmaları özgürce yapabilmeleri, sonuçlarını özgürce yayınlayabilmeleri, araştırmaları sebebiyle başlarına bir takım şeylerin geleceği endişelerini taşımamaları, üniversite bünyesinde onları yıldırmaya dönük gayretlerin olmaması gibi meselelerdir. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki bu atama, bu bakımdan da büyük sorunlar içeriyor. Bir de ifade özgürlüğü meselesi var. İnsanlar bu konuda görüşlerini ortaya sunmak istiyorlar ya da öğrenciler protesto etmek istiyorlar ama bunun engellendiği bir ortam var. Nereden tutsanız elinizde kalıyor.

    Erdoğan'ın '84 milyon tabi üyemiz' sözleri

    • Bu Erdoğan'a özgü bir şey değil, bu zihniyet meselesi. Toplumu çeşitliliği ile, çoğulculuğuyla kabul ediyorsanız, herkesi olduğu gibi kabul ediyorsanız meseleyi başka türlü ele alırsınız. Herkesin kendiniz gibi olmasını istiyorsanız ve tabi bunun için size itaat etmesini istiyorsanız, o zaman bunu söylersiniz. Bu otoriter zihniyetin en önemli özelliklerinden birisi bu. 'Bütün toplum bizi desteklemektedir' iddiası, 'zaten biz toplumuz' iddiası, 'bizim dışımızda kimse yoktur, olanlar da ya hainlerdir' ya da 'kandırılmış saf insanlardır, onları da hızlıca kendi saflarımıza katacağız.' Milletin kendileri dışında bir unsuru olduğunu düşünmezler. Parti sözcüğü, parçadan geliyor, sözün kökeninde de o var. Erdoğan'ı destekleyen, partisine destek olanlar da bu milletin bir parçası. Kendi fikrinin hakikat olduğunu, en doğru fikir olduğunu, başka bütün fikirlerin topluma zararlı olduğunu, onların bir şekilde ortadan kaldırılmasının gerektiğini düşünüyor. Arka planda böyle bir zihniyet var. Türkiye bunu ne yazık ki acı tecrübelerle birçok defa yaşadı. Seçim dönemlerinde meydanlara çıkıp, 'millet burada, geri kalanlar zillet' diyerek tarif ederken aslında tam da bunu söylemek istiyordu. Kendisini destekleyip oy verenlerin, kendi mitingine gelenlerin 'millet' olduğu diğerlerinin 'illet' ve 'zillet' olduğu bir durum."
    Etiketler:
    Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi, Protesto, CHP, Boğaziçi Üniversitesi, Yunus Emre, Enis Berberoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın