15:43 18 Aralık 2017
Ankara+ 11°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    PYD Eşbaşkanı Salih Müslim

    Salih Müslim: Kürtler Rusya'dan stratejik kararlar bekliyor

    © AA/ Mustafa Öztürk
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 21

    Suriye yönetimi ve iç muhalefeti aynı masada buluşturan Moskova müzkerelerine katılan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Sputnik Haber Ajansı'na konuştu. Kürtlerin Rusya'dan neler beklediğini anlatan Müslim, Türkiye'de yürütülen çözüm süreci ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

    Suriye muhalefeti ve yönetiminden 30'dan fazla temsilcinin katılım gösterdiği Moskova müzakereleri, Ocak 2014'te başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre-2 Konferansı sonrası kopan diyalog sürecinin yeniden başlamasını sağladı.  4 gün süren Suriye müzakerelerinde iç muhalifler ve Şam yönetimi heyeti 4 başlıkta uzlaştı.
    Uzlaşı sağlanan noktalar çerçevesinde, Suriye'nin bütün bölgelerine acil olarak insani yardım ulaştırılacak. Uluslararası topluma, Suriye'ye uygulanan ekonomik yaptırımları hafifletme ve İsrail'in Suriye ile Lübnan'a karşı gerçekleştirdiği saldırgan eylemleri kınama çağrısı yapılacak. Ayrıca uluslararası toplumdan, Suriye'ye dış müdahale çabalarının engellenmesi talep edilecek.

    Moskova'da Suriyeli  muhalifleri ve yönetimi 1 yıl aradan sonra aynı masada buluşturan toplantıya katılan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Sputnik Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı.

    "MÜZAKERELER VERİMLİ GEÇTİ"

    Sayın Müslim, Moskova’daki Suriye müzakerelerine kimler katıldı ve bu görüşmelerden sonuç çıktı mı?

    Bizim dışımızda, müzakerelere Suriye hükümeti ve muhalefet temsilcileri katıldı. Muhalefeti, ağırlıklı olarak Suriye’nin iç muhalefeti temsil etti. Ancak biz, partiler ve örgütler olarak müzakere tarafları olarak değil, özel kişiler olarak davet edildik. Bu görüşmelerin temel hedefi, birbirimizin duruşlarını daha derinden öğrenmek ve gayri resmi ortamda danışma fırsatını sağlamaktı. Bu, Suriye çözümüne ilişkin gelecekte yapılacak müzakereler için yeni fırsatlar ve daha fazla esneklik sunmak için gerekli. Cenevre müzakerelerinin ardından uzun sessizlik oldu. Rusya ile diğer arabulucular da müzakere sürecini canlandırmak istiyor. Sürecin sürdürülmesi konusunda anlaştık. Moskova istişarelerin verimli geçtiğini söyleyebilirim.

    Kürtler, Rusya’dan hangi adımları bekliyor ve Rusya’nın Kürtlerden beklentisi ne?

    Son iki buçuk yılda Rusya’ya sık sık geldik ve Rusya’nın güvenliğinin Kafkaslarda değil Ortadoğu’da başladığını defalarca söyledik. Rusya’nın Ortadoğu’ya büyük ilgisi var. Bölgede Kürtlerin ulusal hakları sağlanmadığı sürece ve Kürdistan’da istikrar sağlanmadığı sürece tüm Ortadoğu bölgesinde istikrar olmayacak.

    "RUSYA'NIN KÜRTLERE YÖNELİK TUTUMU DEĞİŞTİ"

    Rusya ile ilişkilerimizin stratejik olmasını istiyoruz. Rusya, bugün çok güçlü bir ülke ve iki süper güçten biri. Rusya’nın kendi hesapları vardı, bu nedenle tutumu pek de açık değildi. Ancak son zamanlarda, Kürtlere yönelik tutumunu değiştirdi. Çünkü Kürtler, bölgedeki tüm süreçlerde temel aktörlerden biri oldu. Rusya ne kadar pragmatik politika izlese de Kürtler, kendilerine yönelik tutumunun stratejik nitelik taşımasını istiyorlar. Rusya’nın bizimle ilgili daha fazla bilgiye sahip olmasını istiyoruz. Bu, Rusya'nın gözünde Kürtlerin bölgedeki önemini artıracak ve bölgesel gerçeğe uygun olacak. Rusya, Kürtler ile Türk-Kürt ve İran-Kürt ilişkilerine benzer ilişkiler kurmaya çalıştı,fakat bu bakış açısı şimdiye kadar önemli getiri sağlamadı. Ancak Kürtlerle gerçekten stratejik ilişkiler kurulursa sonuçları da kendini bekletmeyecek.

    Bugün Kürdistan’da acımasız savaş yaşanıyor. Ortadoğu’da Kürtler, bugün nesneden özneye dönüştü. Bunu, Kobani’de kanıtladılar. Kobani’nin kurtuluşu, bölgesel oyuncuları, derhal planlarını değiştirmeye zorladı. Rusya da Kürt politikasında değişiklikler yapmalı.

    "KOBANİ DİRENİŞİ ÇOK ŞEY GÖSTERDİ"

    Uzun ve inatçı direnişin ardından Kobani’de zafer elde edildi. Bu zafer, Kürtlerin gelecekte atılacak diplomatik adımlara nasıl yansıdı?

    Her savaşan ordunun, zaferleri müzakere masasında pekiştirecek diplomatları vardır. Ortadoğu’da politikalarını yürütmek isteyen tüm güçler, eylemlerini askeri olanakları ile desteklemeli. Halkımız bugün bunu kanıtlamıştır. Kendi toprağımız, kendi arazimiz, Ortadoğu’da yıllardır oluşturulan statükoyu değiştirebilecek güçlü halkımız var. Kürt halkı, bugün organize olmuş, kendi politikasına ve kendi görüşlerine sahip. Herkesin buna saygı duymasını istiyoruz. Kobani direnişi çok şey gösterdi. 40 ülkenin 216 kentinde insanlar direnişimizi desteklemek için sokaklara çıktı. Bu, siyaset ve diplomasimizde, bize güç ve güven veriyor. Halihazırda, diplomasi açısından, bize birçok kapı açılıyor. Eskiden bizi duymak istemeyenler, bizi bilmeyenler, bugün hakkımızda birçok şey biliyor ve bize saygıyla yaklaşıyorlar. Diplomatik çabalarımızın iyi sonuçlar verdiğini düşünüyorum.

    "KÜRTLER TÜRK HALKININ DÜŞMANI DEĞİL"

    Kobani zaferinin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak’a benzer Kuzey Suriye’ye karşı olduklarını açıklamıştı. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Erdoğan, bunu ilk kez söylemiyor. Erdoğan ve iktidardaki arkadaşlarının, Kürt fobisinden kurtulmasını umuyoruz. Kürtler, Türk halkının düşmanı değil. Dostça, kardeşçe ilişkilere hep açıktık. İki halk arasındaki dostluğun sürmesi ve gelişmesi için görüşlerini ve Kürt halkına yaklaşımını değiştirmelerini umuyoruz. Bugün memleketimizde, Suriye gibi bir ülkenin içinde, haklarımızı almamızın, kimse için tehlike yaratmadığını eklemek isterdim. Kürtler, demokratik haklarını aldığı zaman, kimse kendini tehlikede hissetmemeli. Ancak bu haklarımız için de kimseden izin almamalıyız.

    Erdoğan’ın Kürt fobisinden kurtulamadığını söylediniz. Bu durumda “çözüm” süreci nasıl devam edebilir?

    Erdoğan’ın, çözüm sürecinin de devam edebilmesi için Kürt fobisinden kurtulması gerektiğini söylüyoruz. Bu yapılmazsa, Türkiye’deki durum giderek istikrarsızlaşacak. Erdoğan, şu anda olanları ve iki yıl sonra olabilecekleri görmeli. Çözüm sürecinin sürmesi veya durması halinde nelerin yaşanacağını düşünmeli. Hata yapmazsa, çözüm sürecinin hem Türk hem de Kürt halkına gerçekten de büyük yarar getireceğini görecek.

    İlgili konular:

    Çözüm Süreci
    Etiketler:
    Salih Müslim, Recep Tayyip Erdoğan, Suriye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın