03:41 21 Kasım 2017
Ankara+ 1°C
İstanbul+ 6°C
Canlı Yayın
    Yemen Husi Ensarullah Hareketi

    Washington’un yüzünü Tahran’a dönmesi Riyad'ı nasıl etkiliyor?

    © Fotoğraf: AA
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 88 0 0

    Dünyanın en fakir ülkelerinden Yemen, iç savaş eşiğinde. Şii mezhebinden Zeydiler veya Husiler, Yemen’de yönetimi ele geçirdiklerini, parlamentoyu dağıttıklarını ve ülkeyi yönetmek için geçici başkanlık konseyini kurduklarını ilan etti. Yemen Şiilerinin başarısı, İran’ın siyasi, ideolojik ve dini karşıtı Suudi Arabistan için büyük bir sorun.

    Şiilerin Yemen'de elde ettikleri zaferin ardında neler var? Vladimir Sajin, bu konuda şu yorumda bulundu:

    “70 milyon tüfeğe sahip 25 milyon kişinin yaşadığı ülkede farklı güçlerin çatışması, kalıcı bir durum. Aşiretlerdeki militan sayısı, ordudaki asker sayısından daha fazla ve daha iyi silahlanmışlar. Bugün, ordunun dağınık parçaları ve aşiretlerin silahlı birlikleri dışında Yemen’de iki güç egemen: kuzeyde Şii Ensarullah, güneyde ise Sünni El-Kaide.”

    Şu anda üstünlüğün, ülke nüfusunun üçte birini oluşturan Şiilerin elinde olduğunu belirten Sajin, Zeydi mezhebinden Yemen Şiilerinin veya Husilerin, Suudi Arabistan’a şiddetle ve nefretle yaklaştıklarını kaydetti. Nedeni, yaklaşık 100 yıl önce Assir vilayetinin ellerinden alması.

    İran, Ensarullah’ın zaferini memnuniyetle karşıladı. Ülkenin  ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’nin danışmanı Ali Ekber Vilayeti, geçen yıl, Yemen’deki Husileri, İslami Uyanış hareketinin bir parçası olarak gördüklerini açıklamıştı. Ayetullah’ın, İslam Devrimi Muhafızları’nın Kods Özel Timi’ndeki temsilcisi Ali Şiraz ise Ensarullah’ın Lübnan’daki Hizbullah’ın kopyası olduğunu belirterek Tahran’ın bu hareketi aynı şekilde desteklediğini ortaya koydu.

    Sana’da Suudi yanlısı hükümeti deviren Yemen Şiilerinin başarısı, İran’ın siyasi, ideolojik ve dini karşıtı Suudi Arabistan için büyük bir sorun.

    Açıkçası, İran-Suudi ilişkileri hiçbir zaman ‘bulutsuz’ olmadı. İslam’ın Sünni ve Şii iki merkezi her zaman birbiriyle rekabet etti. Hatta “vekaleten” savaş yürüttü. Bunu durum Irak’ta, Suriye’de ve bir ölçüde Bahreyn’de kendini gösterdi.

    Bugün, Şiilerin ve onları destekleyen Tahran’ın başarısı dışında ABD Başkanı Barack Obama’nın duruşu da Riyad’ı endişelendiriyor. Suudilerin temel müttefiki ABD’nin yavaş ama emin adımlarla yüzünü İran’a taraf döndüğü izlenimi oluşuyor.

    Riyad’ın, okyanus ötesi müttefikine yönelik siyasi kıskançlığı, Amerikalılara olan sevgiyi nefrete dönüştürmenin yanı sıra İsrail’e doğru adım atmaya da zorluyor. İsrail, İran ile ilgili birçok konuda Suudiler ile dayanışma içinde. Bu iki ülke, Ortadoğu’daki siyasi konfigürasyonun yavaş yavaş değiştiği, bu değişimin lehlerine olmadığını, yaptırımların iptal edilmesi ve İran-ABD ilişkilerinin kurulması durumunda İran için büyük fırsatların açılacağını çok iyi anlıyor. Bu kesinlikle ne Riyad’ı ne de Tel-Aviv’in işine gelmiyor.

    Suudi Arabistan politikasının ne yönde gelişeceğini tahmin etmek şu anda zor. Ancak Riyad’ın zor durumda olduğu, şüphe uyandırmıyor. Yemen’deki Şii darbe de bunu doğruluyor. Suudi Krallık, henüz bu darbeye karşı koyacak hiçbir şey bulamıyor.

    İlgili konular:

    Yemen'de yaşananlar bölgede fay hattına dönüşüyor
    Türkiye'den Yemen'e seyahat uyarısı
    Elçiler ülkelerine, Yemen 'çöküşe' gidiyor
    BAE elçisi de Yemen'i 'terk etti'
    Ban Ki Mun: Yemen'i uçurumun kenarından almalıyız
    ABD, Yemen elçiliğini kapatıyor
    Yemen'de Husiler yönetime el koydu
    Etiketler:
    Husiler Hareketi, El Kaide, Yemen
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın