02:44 22 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    İran askerleri

    Nükleer anlaşma, İran'ın askeri potansiyelini nasıl etkileyecek?

    © AFP 2019 / Atta Kenare
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    121

    Ortadoğu uzmanı Vladimir Sajin ve askeri uzman Yuriy Bondar, nükleer anlaşmanın Tahran'ın askeri potansiyeline olası etkilerini Sputnik için değerlendirdi.

    İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, geçtiğimiz Cumartesi yaptığı basın toplantısında, ülkesinin askeri potansiyelinin, 5+1 grubu ile varılan nükleer anlaşmadan etkilenmeyeceğini söyledi.

    Bu açıklama ne kadar gerçeği yansıtıyor? Nükleer anlaşmanın İran'ın askeri potansiyeline etkisi ne olacak? Rus Ortadoğu ve Asya araştırmaları uzmanı Vladimir Sajin, konuyla ilgili şu yorumda bulundu:

    "Nükleer anlaşmanın, ülkenin askeri potansiyeline etkisi muhakkak olacaktır. Özellikle de bu gücün, nükleer potansiyele dönüşmesini engelleme yönünde… Elbette, Tahran, Viyana'da imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı'nı titiz şekilde uygularsa, bu etki minimuma inecektir. Umarız Tahran bu anlaşmanın tüm taleplerini yerine getirir, çünkü aksi takdirde İran için felakete dönüşür."

    Nükleer anlaşmanın başlıca sonucu, İran'ın nükleer silah elde etme olasılığının minimize edilmesi.

    Ancak bu anlaşma ayrıca İran'a konvansiyonel silah ve askeri teçhizat sevkiyatında belirli kısıtlamalar da öngörüyor. Anlaşma gereği, ağır saldırı silahlarına uygulanan yasak, önümüzdeki 5 yıl daha geçerli olacak. Bunun dışında, önümüzde 8 yıl boyunca, İran'a balistik füze teknolojilerinin satışı sadece BM Güvenlik Konseyi'nin onayı ile mümkün olacak. Diğer yandan ABD, bu tür teklifleri veto edeceğini açıkladı.

    İRAN ORDUSUNUN GÜCÜ

    Diğer yandan, uzun yıllardır devam eden yaptırımlara rağmen, İran silahlı kuvvetlerini güçlendirmeyi başardı. Tahran, Ortadoğu ve Orta Asya'nın en güçlü ordusuna sahip. Ülkenin toplam askeri personel sayısı, farklı verilere göre, 540-900 bin arasında. Veriler arasındaki bu fark, ülkede silahlı kuvvetler konusunun tamamen kapalı olmasından kaynaklanıyor. İran dışındaki çeşitli kaynaklar, ülkenin asker sayısı, silahları ve askeri teçhizatına ilişkin belirsiz bilgiler veriyor.

    Ordu yönetimi, son yıllarda, asker ve subayların savaş becerilerini geliştirmek için çalışmalar yürütüyor.

    Silah ve askeri teçhizat alanında ise durum daha karmaşık. Silahların büyük bölümü, 1960-70'li yıllarda üretildi. Hatta 1940-50'li yılların silahları bile halen kullanılmakta. Bazı gemiler ve topçu sistemleri, bunun örneklerinden. Hava Kuvvetleri de halen ABD yapımı eski F-4, F-5, Fransız yapımı Mirage F-1, Çin yapımı F-7 ve Sovyet yapımı Su-24 ve Su-25 gibi eski savaş uçaklarını kullanıyor. Yeni sayılabilecek uçaklar arasında MiG-29 ve Amerikan F-14'leri gösterilebilir.

    Rus askeri uzman Yuriy Bondar, İran'da askeri teçhizat modernizasyonunun tam hız ilerlediğini belirterek şunu söyledi:

    "Uzun süre boş oturmayan İranlılar, yeni silahlar ediniyor. Şu anda robot teknolojileri, insansız hava araçları çok gelişmiş durumda. Üstelik hem taktik hem de acil müdahale ve stratejik anlamda. Radar istasyonlarını koruyabilecek sistemler geliştirdiler."

    'EN ÖNEMLİ ORTAK RUSYA'

    İran savunma sanayisinin ürettiği silahlar ve askeri teçhizat, ‘fiziksel' olarak yeni olsalar da tasarım özelliklerine göre ya lisanslı ya da eskimiş yabancı modellerin birebir kopyası. Bu nedenle İran işletmelerinden çıkan askeri teçhizat, ileri teknoloji olarak sınıflandırılamaz. En modern silah türleri arasında, İran'da üretilen füzeler gösterilebilir.

    İran füze sanayisindeki araştırma ve deneme çalışmaları sürüyor. İran, ambargoya, birçok teknik ve teknolojik zorluklara rağmen, füze potansiyelini hızlı şekilde geliştiriyor. Tahran bu kapsamda, geçen hafta, yeni sınıf ‘karadan-karaya' füzesini tanıttı. Bu füzeler, 500 kilometre mesafedeki hedefleri yüksek hassasiyetle vurabiliyor. Ayrıca 2 bin kilometrelik menzile sahip balistik füzeler üzerindeki çalışmalar da devam ediyor.

    Bu nedenle Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, "Füze veya diğer araçlarla ülkemizi korumak için yapmamız gereken her şeyi yaparız" derken kesinlikle haklıydı.

    Şunu da hatırlatmamız gerekir ki, askeri teçhizat ve teknoloji ambargosu savunma silahlarını kapsamıyor. Bu nedenle yaptırımlardan kurtularak ek finansal ve ekonomik olanaklar elde eden İran, Viyana anlaşmaları çerçevesinde, gelecekte diğer ülkelerle olan askeri işbirliğini genişletebilir.

    Bu kapsamda Rusya, İran'ın en önemli ortağıdır, çünkü bu iki ülke, askeri işbirliği alanında uzun yıllara dayanan büyük bir geçmişe sahipler.

    Dolayısıyla nükleer anlaşma, İran'ın askeri potansiyeline belirli frenleyici etkilerine rağmen, Tahran'a askeri anlam da dahil olmak üzere, bölgenin en önemli ülkesi imajını yeniden kazanma fırsatı sağlayacak.

    İlgili konular:

    İran savaş uçakları için yönünü Rusya'ya çevirdi
    UAEA: İran nükleer anlaşmasına uyuyor
    İran ve Çin, nükleerde işbirliğini geliştiriyor
    İran'ın denetimi için 9,2 milyon euro harcanacak
    Rusya ile İran'ın S-300 anlaşmasına ABD'den tepki
    ABD, İngiltere'nin peşinden İran'a 'gitmeyecek'
    Straw: İran ile ticari ilişkilerin azalması, en çok İngiltere'yi vurdu
    Rusya ve İran gelecek hafta S-300 anlaşmasını imzalayabilir
    Rusya: İran'a başka yaptırımlar uygulanmasına izin vermeyiz
    Etiketler:
    İran
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın