03:38 14 Aralık 2017
Ankara+ 1°C
İstanbul+ 14°C
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Almanya'da aşırı sağın yükselmesinde Erdoğan'ın etkisi ne oldu?

    © AA/ Volkan Furuncu
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    0 46

    Almanya için Alternatif Partisi'nin yüzde 13'lük desteğe ulaştığı Almanya seçimlerini Sputnik'e değerlendiren politikacı ve uzmanlara göre; aşırı sağın güçlenmesinde, Türkiye lideri Erdoğan'ın politikalarının önemli rolü var; Almanya'daki Türk toplumunu ise artan baskılar sebebiyle daha zor günler bekliyor.

    Siyasetçilerinin Türkiye karşıtlığı üzerinden seçim kampanyası yürüttüğü Almanya, Federal Meclis'in yeni üyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen genel seçimleri geride bıraktı. Seçimler sonucunda, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Hristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) partisiyle Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oyları düşerken; Türkiye'de gerçekleşen anayasa referandumunda ‘evet' oyu veren Türklerin Alman vatandaşlığından çıkartılması gerektiğini savunan Almanya için

    Alternatif Partisi (AfD) oylarını yüzde 13'e çıkararak meclisteki en büyük üçüncü parti oldu. Almanya'da sandığa giden seçmenin yüzde 13'ünün, seçim kampanyasını Türkiye karşıtlığı ve Türkiye'yle Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan sığınmacı anlaşmasının sonlandırılması gerektiği fikri üzerine kuran AfD'yi desteklemesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye politikalarını hedef alan bir siyasetin bu denli önemli oranda bir desteğe ulaşmış olması itibarıyla önem arz ediyor. Zira, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Avrupa Birliği (AB) Temsilcisi Kader Sevinç de, Almanya'da sağın gözle görülür yükselişinde Erdoğan'ın politikalarının önemli bir rolü olduğuna işaret ediyor. Sputnik'e konuşan Sevinç'e göre Avrupa'daki Türkiye algısı son yıllarda Türkiye'deki iktidarın politikalarının da etkisiyle önemli derecede kötüye gitmiş durumda.

    ‘TÜRKİYE KARŞITLIĞI TÜRKİYE'DEKİ İKTİDARIN KÖTÜ BİR MİRASI'

    Avrupa'daki Türkiye itibarının kötüye gitmesinde Türkiye'deki iktidarın politikalarının temel rol oynadığına işaret eden Sevinç "Avrupa için Türkiye dosyası artık çok travmatik. ‘Türkiye' denildiğinde insanların mimikleri bile bu durumu ortaya koyuyor. Türkiye'nin itibarı nasıl kötüye gitti, insanlar Türkiye ile bağlantılı konulardan nasıl kaçar hale geldi, bunu görmek çok üzücü. ifadelerini kullandı.

    Durumu ‘Türkiye'deki mevcut siyasi iktidarın kötü bir mirası' şeklinde değerlendiren Sevinç "Türkiye'den verilen mesajlar ve Türkiye'nin politikaları bunda en temel belirleyici. Siz, Nazi geçmişiyle, karanlık tarihiyle yüzleşmek için önemli çaba sarf etmiş ve daha da önemlisi onlarla savaşmış hareketlerin liderlerine ‘siz Nazisiniz' derseniz ve üstelik de bu gibi yorumları bir devlet başkanı olarak Norveç'in AB üyesi veya İngiltere'nin AB'nin kurucu güçlerinden olmadığını bilmeyecek kadar sınırlı bir bilgiyle yaparsanız; tabii ki sempati toplamazsınız' dedi.

    ‘ERDOĞAN'IN AVRUPA KARŞITI SÖYLEMLERİ AŞIRICILARI GÜÇLENDİRİYOR'

    Ankara'nın politikaları sebebiyle Türkiye'ye yönelik karşıtlığın yalnızca Almanya'da değil başka Avrupa ülkelerinde de yükselişe geçtiğine işaret eden Sevinç "Bulgaristan'da mevcut Türkiye hükümeti tarafından desteklenen yeni bir parti kurdurulmasına girişildi. Almanya'da da Türkiye yönetimi benzer bir girişimde bulundular. Bu gibi girişimler, genellikle başarısızlıkla sonuçlandığı gibi aşırı sağcıları besliyor. Almanya'da da Merkel'in, AB'yi Hristiyan kulübü olarak gören partisi de güçlendi. Burada ilginç olan, aşırılıkların birbirini besliyor olması ve bir süre ortak bir gündeme hizmet eder hale gelmesi. Yani Erdoğan'ın ‘Siz Nazisiniz' gibi Avrupa karşıtı söylemleri, Avrupa'daki aşırıların kazancına sebep oluyor" ifadelerini kullandı.

    Avrupa'nın da kendi değerlerine uygun olmayan siyasal oluşumlara destek verdiğini dile getiren Sevinç "Pek çok Avrupa ülkesi, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren AKP'yi desteklediler. Türkiye'ye çok büyük zarar veren bir şey yaptılar. Türkiye'deki anti-demokrat ve ülkeyi çok kötü noktaya götüren siyaseti desteklediler. Gelinen bu nokta, Avrupa'nın kendi mediokrasilerine mahkum kalmalarının sonucu" dedi.

    Almanya'daki ana akım siyasetin de rolünü iyi oynayamadığına işaret eden Sevinç "Aşırı hareketler, ana akım partilerinin de mesajlarını şekillendiriyor. Almanya seçimleri öncesi, sosyal demokratların göç ve yabancı karşıtlığı içeren söylemleri aşırıcıların etkisiyle arttı. Ve sonunda sosyal demokratlar Dünya Savaşı'nın ardından en kötü sonuçları elde etti. Bu özellikle Avrupa'da demokrasiye inanların nerede hata yaptıklarını şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri lazım" diye ekledi.

    ‘AFD TÜRK, MÜSLÜMAN VE GÖÇMEN KARŞITLIĞINI KAŞIDI'

    CHP Berlin Temsilcisi Kenan Kolat'a göreyse, bir figür olarak Erdoğan'ın veya onun politikalarının Almanya'daki aşırı sağcı oyları arttırdığını söylemek oldukça zor. Almanya'da halihazırda yüzde 25-30 civarında bir aşırı sağcı taban olduğuna değinen Kolat "Almanya'da bu oran her zaman mevcuttu ancak şimdiye kadar diğer partiler bunu absorbe eden yaklaşımlar uygulamışlardı. Yoksa böyle bir ırkçı kitlenin varlığı yeni değil" dedi.

    Son seçimlerin sonuçları itibarıyla büyük bir öneme sahip olduğuna işaret eden Kolat "Tarihsel olarak bakıldığında, Almanya'da her zaman sosyal demokrat veya Hristiyan demokrat partiler iktidara gelir ve diğer büyük parti güçlü bir muhalefeti içlerinde barındırır. Merkez sağ ve merkez soldaki iki partinin uzun süredir bir arada iktidarda olması, bu bahsettiğim muhalefetin aşırı uçlara kaydığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.

    Mülteci krizinin de bu süreçte önemli bir değişken olduğunu söyleyen Kolat "Çok sayıda mültecinin Avrupa'ya gitmesi, toplumda bir takım huzursuzluklar oluşturdu. AfD ise bu huzursuzluğu toparlama rolü üstlendi. Hatırlarsanız, bu partinin kuruluştaki hedefi Yunanistan'ın battığı dönemde Almanya'nın Euro Bölgesi'nden çıkması gerektiğini savunmaktı. Euro'ya karşı kurulan bu parti, amiyane tabirle, buradan iş çıkmayınca; Türkiye, Müslüman ve göç karşıtlığının daha çok revaçta olduğunu görüp bu karşıtlıklara yöneldi ve bu karşıtlıkları kaşıdı. Hristiyan Birlik Partisi, Merkel'i bu aşırı sağın yükselişine karşı uyardı ama Merkel daha insani politikalar güttü. Bu politikalar da AfD'yi böyle yüksek bir oranda parlamentoya taşıdı" diye konuştu.

    ‘AFD'NİN OYLARI BÜYÜK ORANDA 30-45 YAŞ ARASINDAKİLERDEN GELİYOR'

    Almanya'da ‘Merkel'i atacağız' söylemlerinin çok yaygın olduğuna değinen Kolat "İnsanlar sağ kökenli Merkel'in bu kadar göçmeni Almanya'ya almasına çok tepkili. Bu sebeple, Merkel, 1 milyon oyu yalnızca AfD'ye kaptırdı. Merkez sol ve merkez sağ çok büyük darbe aldı. Merkez sol ve merkez sağ koalisyondayken her konuda uzlaşı yapmak durumunda kalıyor. Halk ise bazı durumlarda katı çözümler bekliyor. İnsanlar bu çözüm göremedikleri için bıkkınlık içine girdi. Bir kesim, bu toplumsal gelişmeler esnasında kendi sorunlarıyla uğraşılmadığını inanıyordu" dedi.

    Kolat "SPD ve CDU'nun ağırlıklı olarak oy aldığı grup 50 yaş üzerinde, AFD'ninse en çok oy aldığı grup 30-45 yaş aralığı. Eğer bu kitle kemikleşirse, çok ciddi anlamda ırkçı bir yükseliş görülür" dedi ve ekledi:

    "Tabii, bu duruma rağmen AfD'nin karşısında yüzde 87 olduğunu unutmak ve Almanya'nın tamamen ırkçılığa yöneldiğini söylemek yanlış olur. Burada önemli olan AfD'nin parlamentoda yer alacağını ve Merkel'in partisinin göç konularını çok daha yoğun bir şekilde tartışması gerekeceğini unutmamak."

    ‘ALMANYA'DAKİ TÜRK TOPLUMUNU DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYOR'

    Peki, Almanya'daki Türk toplumu, aşırı sağın oylarının yükseldiği; merkez sol ve merkez sağın oylarının gerilediği bu seçimden nasıl etkilenecek? Berlin Türk Cemaati Başkanı Bekir Yılmaz'a göre, seçimler öncesinden bu yana Almanya'daki siyasi gerilimin hedefinde olan Türkleri seçimlerin ardından daha da zor günler bekliyor.

    Almanya'daki Türklerin eğitim ve inanç başta olmak üzere, çok çeşitli konularda olumsuz etkilendiklerine işaret eden Yılmaz "40 yıldan beri Berlin'de 3 ila 6'ncı sınıfta okuyan Türk çocuklarına Türkiye'nin Milli Eğitim Bakanlığı'nın gönderdiği konsolosluk öğretmenleri üzerinden Türkçe eğitim veriliyordu. Berlin'deki ilçe belediyeleri de okulları öğleden sonra tatil ilan ediyordu. Berlin merkez ilçesi şimdi bu derslikler için kira talep etmeye başladı. Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bu uygulamanın başka emsalleri de görülecek. Türkiye'nin gönderdiği bu öğretmenlerin eğitim vermesinin önüne geçilmek isteniyor ama Almanya'nın bu bozmaya çalıştığı sisteme sunacak bir alternatifi de yok" dedi.

    ‘ALMANYA'DAKİ MUHAFAZAKAR VE MİLLİYETÇİ TÜRKLERİN UĞRADIĞI AYRIMCILIK ARTACAK'

    Yılmaz "Bir seneyi aşkın bir zamandır Diyanet İleri Türk İslam Birliği'nin gönderdiği imamların maaşlarının ödenmesine yönelik itirazlar. Yeşiller Partisi Başkanı Cem Özdemir, Türkiye'nin imamlarının Almanya'ya gönderilmesinin kabul edilemez olduğunu söylüyor. Ama bu imamlar gönderilmezse, bir çok cami kapanabilir. Çünkü bir imamın maaşı ve caminin kirası gibi mali yük bazı derneklere fazla gelecek" dedi.

    2011 yılında Berlin İçişleri Senatörü Körting Ehrhard'ın Türklerin iş veya ev ararken ayrımcılığa, ve ırkçılığa tabi tutulduğu yönündeki tespitini hatırlayan Yılmaz "Bu da başka bir gerçek ve bu ayrımcılık daha yoğunlaşacaktır. Bu seçimler Türk toplumu açısından sağlık sonuçlar doğurmadı. Birkaç senedir giderek artan, özellikle muhafazakar, milliyetçi ve Türkiye'yle bağlarını koparmayı reddeden toplulukların üzerindeki baskının daha da artacağı aşikar. Almanya'da yaşayan Türk toplumu kendi geleceğiyle alakalı bir vizyon ortaya koymalı. Belki bu musibette de bir hayır vardır; belki de bu vizyonun ortaya koyulmasını sağlar" diye ekledi.

    İlgili konular:

    ‘Almanya'da ırkçılığın yükselmesinde Erdoğan'ın yadsınamaz rolü var'
    Almanya, Türkiye'deki Alman firmalarının kredi garantilerini sınırlandırdı
    Almanya: Türkiye'den ders almaya ihtiyacımız yok
    'Türkiye'nin Almanya Büyükelçisi 2 günde 2. kez bakanlığa çağrıldı'
    Almanya: Türkiye, Deniz Yücel'i ziyarete izin vermedi
    Etiketler:
    Almanya'da seçim, aşırı sağcı, aşırı sağ, SDF, Almanya için Alternatif Partisi (AfD), Avrupa Birliği, CDU/CSU, Sputnik, AB, CHP, Bekir Yılmaz, Elif Sudagezer, Kenan Kolat, Kader Sevinç, Angela Merkel, Recep Tayyip Erdoğan, Almanya, Avrupa, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın