05:38 21 Kasım 2017
Ankara+ 1°C
İstanbul+ 6°C
Canlı Yayın
    İncirlik Üssü

    Türkiye'deki nükleer silahlar: Güvence mi, tehlike mi?

    © AP Photo/ Arşiv
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    0 3817203

    TBMM'nin Türkiye dahil çeşitli NATO ülkelerinde bulunan nükleer silahlara ilişkin raporu, Türkiye-ABD ilişkilerinin kopma noktasında olduğu bir dönemde "bu silahların varlığı Türkiye'ye yönelik bir tehdit mi" sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlar, soruyu Sputnik'e değerlendirdi.

    Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş'ın, 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası henüz aydınlanmamış bazı soruların hedefinde olan İncirlik Hava Üssü'nde 50 tane B61-12 tipi modernize edilmiş ve kabiliyeti artırılmış nükleer bomba bulunduğunu açıklaması; ABD'nin Türkiye başta olmak üzere NATO ülkelerinde bulundurduğu nükleer silahları, ülkenin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) gündemine taşıdı. Karataş'ın açıklamalarını takip eden hafta içerisinde, TBMM ABD'nin NATO ülkelerinde 150 nükleer silahı bulundurduğu bilgisini içeren bir rapor yayımladı. Son bir kaç haftadır sayılarıyla tartışmalarda yer alan nükleer silahlar, ülkedeki uzman ve gazetecileri de ikiye böldü. Bir grup, silahların NATO kapsamında Türkiye'de bulunduğunu ve bölgesel tehlikelere karşı caydırıcı bir etkiye sahip olduğunu düşünürken; diğer bir görüş bu silahların ülke için güvence değil, tam tersine tehdit unsuru olduğunu düşünüyor. Peki ABD'nin NATO anlaşması kapsamında Türkiye'de bulundurduğu silahlar ülke için güvence mi tehdit mi? Bu sorunun yanıtını; silahların bulunma saiki, değişen bölgesel koşullar ve değişen Türkiye-NATO-ABD ilişkileri kapsamında uzmanlar Sputnik'e verdi.

    BU SİLAHLAR NEDEN TÜRKİYE'DE?

    Türkiye'nin neden nükleer silahların bulunduran bir ülke konumunda olduğu yönündeki soruyu yanıtlayan Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney Sputnik'e yaptığı açıklamasında "Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'da da benzer silahlar bulunuyor. Ukrayna krizi önce NATO-Rusya ilişkileri sıcakken bu nükleer silahların çekilmesi ve nükleer caydırıcılığı farklı biçimlerde oluşturulması yönünde tartışmalar yürütüldü. Ama daha sonra olayların seyri değişince bu tartışma rafa kalktı. Şimdi trend tam tersine döndü. Bu trendi tersine döndüren Türkiye'nin ötesinde jeopolitik değişiklikler. Balistik füzelerin menzilleri artar, yanı başımızda İran tehdidi varken ve bölgede bu istikrarsızlık sürerken Türkiye'nin NATO kapsamında konuşlanmış olan nükleer bombaların varlığının caydırıcılığı yadsınamaz" dedi.

    Türkiye-ABD arasındaki gerilimler başta olmak üzere çeşitli siyasi gelişmelerin nükleer silahların varlığına ilişkin tartışmaları tetiklediğine işaret eden Güney "Türkiye, Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması'nı imzalamış ve nükleer silah bulundurmamayı taahhüt etmiş bir ülke. NATO'ya ait bu silahlar hariç zaten nükleer silah bulundurması yasak. Bu silahların da savaş ve barış zamanlarındaki kullanım ve bulundurma koşullarına dair kesin prensipler var. Bu silahların varlığı herhangi bir güvenlik kaygısı yaratmamalı" ifadelerini kullandı.

    AMAÇ SAVUNMA MI SALDIRI MI?

    Ancak Gazeteci Mehmet Ali Güller, ABD'nin Türkiye'de bulundurduğu bu silahların güvenli veya faydalı olduğuna şüpheyle bakanlar arasında. İncirlik'te nükleer bombaların bulunmasının Soğuk Savaş yıllarına dek uzandığına işaret eden Güller "Türkiye, ABD'nin SSCB'yi çevreleme stratejisinde, NATO'nun bir kanat ülkesi olarak kritik önemdeydi. ABD, ülkemizi SSCB'nin kara ve deniz komşusu olduğu için doğrudan Moskova'yı silahla kuşatacak bir üs olarak görüyordu. SSCB'nin dağılması sonrasında aynı bakış açısının Rusya'ya karşı sürdürüldüğü açık" dedi.

    ABD'nin incirlik Üssü'nde bulunmasının kendi açısından kritik öneme sahip olduğuna işaret eden Güller "ABD için İncirlik kritik önemde bir üstür. Kapasitesi, harekât yarıçapı, stratejik konumu itibariyle ABD'nin dünyadaki en değerli üslerinin başta gelenidir. Bu soğuk savaş dönemi için de geçerliydi, bugün de geçerlidir. Zira İncirlik üssü ile ABD Kafkasya, Karadeniz, Doğu Akdeniz hattından Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş ölçekte bir coğrafyada askeri müdahale olanağı bulmaktadır. Yani pratikte İncirlik'teki nükleer bombalar, hem Türkiye için, hem de Türkiye'nin komşuları için tehdittir" diye konuştu.

    İncirlik Üssü'ndeki bombaların Türkiye'yi savunmak gibi bir amaca hizmet etmediğine işaret eden Güller "İncirlik'teki nükleer bombalar, ABD'nin ya da NATO'nun Türkiye'yi bir dış tehdide karşı savunması için değil, tersine ABD'nin bölgemizdeki çıkarlarına uygun olarak bir başka ülkeye karşı saldırı amaçlı olarak bulunuyor. Bunun en somut göstergesi İncirlik'teki bombaların ABD F-15 ve F-16'larından atılabilmesi ancak Türk F-16'larından atılabilme talebinin ise reddedilmesidir" ifadelerini kullandı.

    ÜSLER KAPANMASI VE NÜKLEER SİLAHLARIN ÜLKEDEN ÇIKARILMASININ ETKİSİ NE OLUR?

    ABD'nin Irak ve Suriye'de doğrudan Türkiye'yi hedef alan stratejik planlamalar ve eylemler yaptığı koşullarda, İncirlik'in faaliyetlerinin durdurulmasının daha da kritik önemde olduğunu söyleyen Güller "Türkiye, ulusal güvenliği nedeniyle önce AKP hükümetinin ABD ile imzaladığı 20 Temmuz 2014 tarihli İncirlik Anlaşması'nı iptal etmeli, ardından komşularını hedef alan Kürecik radarını kapatmalı ve İncirlik Üssü ile birlikte Diyarbakır Hava Üssü'ndeki ABD varlığına son vermelidir" dedi.

    Üslerin kapatılmasının Türkiye'ye avantaj kazandıracağını dile getiren Gazeteci Güller "Bu durum (üslerin kapatılması) askeri güç ve kapasite bakımından Türkiye'yi sıkıntıya sokmaz. Zira ABD'nin Türkiye'deki askeri varlığı ve kapasitesi Türkiye'yi savunmak için değil, tersine, örneğin Çekiç Güç örneğinde olduğu gibi, Türkiye'nin stratejik çıkarlarına karşı kullanılmaktadır. Dahası bu askeri ilişkiye son vermek, Türkiye'yi sık sık karşı karşıya kaldığı şantajlardan kurtaracak ve Türkiye'nin ABD'yle daha 'sağlıklı' ve bağımsız bir ilişki yürütebilmesinin yolunu açacaktır. Diğer yandan Türkiye'nin ABD üslerini kapatması, Cumhuriyet döneminin bölge merkezli dış politikasına dönüşü ve 'yurtta barış, komşularda barış' ilkesinin hayata geçmesini sağlayacaktır. Ve ayrıca, Türkiye'nin kendi askeri olanak ve yeteneklerini geliştirmesini, milli silahlanmaya ağırlık vermesini sağlayacaktır" diye ekledi.

    İlgili konular:

    CIA 'kendi perspektifinden baktı': Kuzey Kore nükleer saldırı düzenlemenin eşiğinde
    BM'den İran açıklaması: Nükleer anlaşma gerekli ve muhafaza edilmesi çok önemli
    Hamaney'den nükleer anlaşma mesajı: Bir başka ülke çekilene dek...
    Rus askerleri için nükleer patlamalara dayanıklı saat geliştiriliyor
    Kuzey Koreli diplomat: Nükleer savaş her an çıkabilir
    İran: ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi durumunda eylem planımız hazır
    Trump: Nükleer anlaşmanın iptal edilmesi gerçek bir ihtimal
    Lavrov: ABD'nin İran nükleer anlaşmasına yönelik tavrı küresel sorunları daha da kötü hale getiriyor
    Etiketler:
    B61-12, nükleer bomba, nükleer silah, rapor, bomba, nükleer, F-16, 15 Temmuz darbe girişimi, Soğuk Savaş, Meclis, TBMM, NATO, Beyazıt Karataş, Elif Sudagezer, Mehmet Ali Güller, Nurşin Ateşoğlu Güney, NATO, İncirlik Üssü, İncirlik Hava Üssü, SSCB, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın