05:41 21 Kasım 2017
Ankara+ 1°C
İstanbul+ 6°C
Canlı Yayın
    Kerkük Altınköprü yakınlarında Peşmerge konvoyu - IKBY

    ABD'nin ‘ihanet ettiği' Irak Kürtlerini neler bekliyor?

    © REUTERS/ Azad Lashkari
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    IKBY’nin bağımsızlık girişimi ve Kerkük operasyonu (40)
    2582851

    ABD'nin 1990 ve 2003 yılında Irak'a yönelik saldırılarının etkisiyle ve ABD'nin desteğiyle ilan edilen IKBY, bu kez ABD'nin desteğini alamadığı referandumla on yıllar boyunca elde ettiği kazanımlarını büyük ölçüde kaybetti. Uzmanlar, ABD'nin tavrını ve bağımsızlık hayali kuran Irak Kürtlerinin akıbetini Sputnik'e değerlendirdi.

    Temeli ABD'nin 1990 yılında Irak'a düzenlediği ilk saldırı sonrası Irak yönetiminden kopuşuyla atılan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), ABD'nin Irak'a yönelik ikinci saldırısının ardından 2005'te yine Washington'ın desteğiyle ilan edildi. 15 Ekim 2005'te IKBY'nin petrol gelirlerini bağımsız olarak kullanma ve kendi silahlı milis gücüne (Peşmerge) sahip olma hakkının pekiştirildiği yeni Irak Anayasası kabul edildi. Anayasanın 140'ıncı maddesinde, Diyala, Selahaddin, Kerkük ve Ninova'nın bir kısmı gibi ihtilaflı bölgeler olarak kabul edildi. Kerkük ve diğer "tartışmalı" bölgelerin akıbeti başlangıçta 31 Aralık 2007 tarihine kadar yapılacak bir referanduma bırakılmış ancak referandum demografik dengeler sağlanamadığı için gerçekleşmemişti.

    1990'dan günümüze kadar IKBY için önemli olan tarihleri kapsayan bu kısa özet, kısa bir süre önce istifa ettiğini açıklayan IKBY Lideri Mesud Barzani'nin kararını ve istifa konuşması esnasında Irak ordusu ve onun desteklediği Haşdi Şabi güçlerinin ülkenin petrol zengini Kerkük vilayetinde Kürt peşmerge güçlerinin elinde bulunan bölgeleri ele geçirmek için gerçekleştirdiği operasyona ilişkin olarak "Kerkük'te meydana gelen büyük bir ihanetti, ABD bu ihanete sessiz kaldı" sözlerinin motivasyonunu büyük oranda açıklıyor. Ancak açığa kavuşmayan önemli nokta var ki o da; Barzani'nin ifadesiyle ABD'nin "ihanete" neden sessiz kaldığı.

    IKBY'yi kriz sürecine sokan ve Barzani'nin istifasını tetikleyen 25 Eylül bağımsızlık referandumu, hem IKBY'nin milis gücü olan Peşmerge'nin IŞİD'le savaşan önemli bir aktör olarak rol oynadığı bir dönemde atılan bir adım olması itibarıyla son derece anlamlı bir zamanlamaya sahipti. Peki ne oldu da Barzani, ABD'den umduğu desteği bulmak şöyle dursun; bir de Washington'ın, istifasını vermesinden ötürü "duyduğu memnuniyete" tanık oldu? Uzmanlar, soru işaretleriyle dolu sürece ilişkin analizlerini ve süreci takip edecek olası ve Kürtlerin son gelişmeyle yeniden zora giren bağımsız hayallerine ilişkin görüşlerini Sputnik'e aktardı.

    IKBY Başkanı Mesud Barzani
    © REUTERS/ Reuters TV
    ABD'NİN REFERANDUMA YÖNELİK TAVRININ ARKASINDA NE VARDI?

    Sputnik'e konuşan Ortadoğu Uzmanı Oytun Orhan ABD'nin Mesud Barzani'ye ve referanduma destek vermeyişiyle İran ile Haşdi Şabi güçlerinin Kerkük'e operasyon düzenlemesine de engel olmamasının nedeninin ‘referandumun zamanlaması' olduğunu söyledi.

    Orhan "Amerika uzun dönemdir IŞİD'le mücadeleye odaklanmış durumdaydı. ABD, IKBY'nin bağımsızlığına değil bağımsızlık referandumunun zamanlamasına karşıydı; referandumun bölgede istikrarsızlığa sebep olacağı gerekçesiyle ertelenmesinden yanaydı. Ancak Mesud Barzani'nin ısrarcılığı ABD'nin Barzani'ye yönelik tepkisiyle sonuçlandı. Tabii bu, ABD'nin IKBY'ye yönelik desteğini çektiği anlamına gelmiyor. (ABD) Mesud Barzani'nin iktidarı bırakmasının Bağdat-Erbil gerginliğini yatıştıracağına inandığı için Washington, Barzani'nin kararını olumlu bulduğunu söyledi. Mesud Barzani'in yerine geçecek olası isimler ABD tarafından daha fazla olumlu karşılanacak isimler" dedi.

    ABD'nin İran karşısında Irak Başbakanı Haydar el-Ibadi'yi güçlendirmeyi hedef aldığına işaret eden Orhan "(Irak'ın eski başbakanı) Maliki daha İran yanlısı bir figürken; Abadi daha Batı yanlısı olarak öne çıkıyor. ABD'nin amacı, güçlü bir Irak yönetimi yaratmaktı, bu yüzden de Bağdat'ın yanında yer aldı. Ancak Barzani görevi bırakır bırakmaz yeniden Erbil'in yanında yer almaya başladı" ifadelerini kullandı.

    ‘ŞİMDİ IKBY BAĞIMSIZLIĞA 25 EYLÜL ÖNCESİNDEN DAHA UZAK'

    IKBY'nin bağımsızlık hayallerinin gerçekleşmesinin 25 Eylül öncesinden çok daha zor bir hale geldiğine işaret eden Orhan "Iraklı Kürtlerin bağımsızlık hayalleri sona ermeyecektir ancak onlar bu hedefe ulaşmaya 25 Eylül öncesinden çok daha uzaklar. (IKBY) artık ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabilen bir bölge değil. Hem doğal kaynaklarının büyük bölümünü hem de sınır kapılarını kaybetti. Üstelik de farklı Kürt partilerinin arasındaki ihtilafların yanı sıra aynı parti içerisindeki çatlaklar bile arttı. Bu resim, bağımsızlığın orta vadede bile mümkün olmadığına işaret ediyor. Uzun bir süreliğine bağımsızlık rafa kalktı" diye konuştu.

    Hamlenin Barzani'nin yaptığı yanlış hesabın sonucu olduğuna değinen Orhan "Barzani, hem bölge ülkelerinin hem de Batı'nın tavrına yönelik yanlış hesap içindeydi. Bunun dışında yanıldığı iki önemli nokta Bağdat'ın askeri müdahale kapasitesiyle kendi askeri kapasitesiyle de ilgili yanlış bir hesap içine girdi. IKBY bütün bu yanlış hesapların bedelini ödüyor.

    IKBY KRİZE NASIL SÜRÜKLENDİ?

    IKBY'deki bağımsızlık referandumunu yakından izleyen Gazeteci Erk Acarer, bölgedeki krizin petrol ve su kaynaklarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini ve meselenin halkın naif taleplerinden çok farklı olan siyasi çıkarlar tarafından şekillendiğine işaret etti:

    "Referandum döneminde yaklaşık iki hafta Güney Kürdistan'daydım. Daha önce de yazdığım gibi oradaki halk, naif bir bekleyiş içindeydi. Konuştuğum insanlar, yüz senedir bağımsızlık beklediklerini ve pasaportları bile olmadığını ifade ediyordu. Bu yüzden süreç, onlar açısından ümit vericiydi. Yüz senedir pasaportu bile olmayan bir halkın bu yöndeki talepleri oldukça anlaşılır, biz de bunun arkasında durduk. Zaten IKBY'yi krize götüren de halkın talepleri değil; bir süredir güç kaybeden Barzani ve onun kirli ilişkileriydi. Petrol ortaklıklarını merkeze alan ve Türkiye'yi de kapsayan Amerikan emperyalizmiyle ‘al takke ver külah' şeklinde ilişkiler söz konusu. Halk da, kendileri yoksulluk çekerken, sürekli kalkınan bir Barzani ailesinin varlığının farkında. Bu yüzden çok uzun zamandır eleştirilerin hedefinde olan Barzani bu eleştirilerin önünü tıkamayı amaçladı. Bunun içinse halka içi boş, hayali bir bağımsızlık paketi sundu."

    ‘ORTADOĞU GÜNLÜK SİYASETE ALET OLUYOR, ABD 100 YILLIK PLAN YAPIYOR'

    Barzani'nin hamlesinin getirmiş olduğu zorlukların öngörülebilir olduğuna işaret eden Acarer "Bölgedeki coşkuya rağmen, referandumun yaratacağı karmaşık durumun farkındaydık. Barzani, baskılara maruz kalıp buzun üzerinde yürüyecekti. Ki referandumun ardından da beklenen tehditler bir bir ortaya çıktı" dedi.

    Referandumla ilgili en büyük sorunun oylamanın hiç bir hazırlık yapılmadan gerçekleşmiş olması olduğuna değinen Acarer "Halk oylaması öncesi hiç bir ön hazırlık yapılmadı. Halka referandum anlatılmadı, üstelik onların taleplerine de başvurulmadı. Plansız programsız süreç, Barzani'nin kişisel siyasetinin sonucuydu" diye konuştu.

    Kerkük'ün dünyanın bu denli ilgi odağında olmasının bölgedeki petrol ve doğal gaz zenginlikleri olduğuna değinen Acarer "Dünya siyasetinde konjonktür 24 saatte değişiyor. ABD, Barzani'ye yönelik desteğini çekti. Çünkü taraflar kendilerini günü birlik planlara göre konumlandırıyor. Ancak bu söylediğim yanlış anlaşılmasın. Çünkü bir yandan da ABD emperyalizminin 500 yıllık aklı var; bu yüzden de orada dizayn 50-100 yıllık yapılıyor. Ortadoğu ise günübirlik siyasete kapılıyor" dedi.

    BARZANİ NERDE HATA YAPTI?

    Kürt siyaset uzmanı, Süleymaniye merkezli NRT TV televizyonu Multimedya Bölümü Genel Müdürü Suhaib Şeyh Kaka Mahmud ise Barzani'nin ‘nerede hata yaptığı' sorusuna yanıt verdi. Mahmud "Kürtlerin bağımsızlık referandumunu düzenlediği tarihten bu yana bir ay geçti. Mesud Barzani, bir numaralı liderken referandum sonrasında başarısız bir siyasetçiye dönüştü. Başkanlık görevinde geçirdiği 12 yılın son dört yılında Mesud Barzani, usulsüz hareket etti. 29 Ekim'de Kürtlerin bağımsızlığına yönelik verdiği sözleri uygulamaya geçiremeyen Barzani, cesaretini toplayıp parlamentoya yeniden başkanlık koltuğuna aday olmayacağını açıkladı. Bugün IKBY'nin yaklaşık yüzde 51'i üzerindeki etkisini ve otoritesini yitiren Mesud Barzani ve partisi, mantığın sesine ve bölgedeki komşulara kulak vermek yerine mantıksızca hareket ederek, Kürtlerin barışçıl bir şekilde bağımsızlıklarını kazanma hayallerini en az 100 yıl ileriye atmış oldu" dedi.

    PEKİ NEDEN İSTİFA ETTİ?

    İranlı siyasi analist, Tahran Uluslararası İlişkiler Enstitüsü uzmanı Mani Merhabi, Barzani'nin (istifa) hamlesinin motivasyonunun siyasete dönme ihtimalini korumak olduğunu savundu. Barzani'nin istifa ederek siyasi kariyerinin ve liderliğinin ‘ölüm' tarihini ötelediğini savunan Merhabi "Mesud Barzani,en önemli ihtilaf alanı olan Kerkük'ün kontrolünü yitirerek kendi halkının gözünde güç ve Bağdat'a karşı iktidar kaybetti. Bu durum, IKBY'nin kendi içinde iç çelişkilere ve memnuniyetsizliğe neden oldu. Bu şartlar altında Mesud Barzani'nin önünde sadece iki yol vardı; kariyerinin ölüm fermanını imzalayarak siyasi faaliyetlerine devam etmeyi denemek ya da KDP üyelerinden ve yanlılarından bunca olumsuz tepki gelmesiyle parlamentoya istifasını duyurarak ileride politikaya dönme umudunu ve şansını korumak. Mesud Barzani ikinci yolu seçerek, siyasi kariyerinin ‘tabutuna' son çivinin çakılacağı günü ertelemiş oldu. Fakat bununla birlikte o, büyük bir olasılıkla IKBY'de ‘gölge hükümet' çerçevesinde faaliyetlerini sürdürecek" ifadelerini kullandı.

    İNGİLTERE BU DENKLEMİN NERESİNDE?

    Rus-Türk ilişkiler ve Ortadoğu uzmanı İkbal Dürre ise süreçte göz ardı edilen ‘İngiliz rolüne' işaret etti. Dürre'ye göre İngiltere'nin Kerkük'teki petrol yataklarından sağlayacağı çıkar, Irak Kürtlerinin tanık olduğu süreçte önemli ölçüde etkili oldu:

    "Şimdiye kadar olup bitenler, muhtemelen bölgede İngilizlerin planını uygulamaya koyma sürecinin devam ettiğini ve söz konusu planın ABD'nin planına daha üstün geldiğini gösteriyor. Bunun kanıtıysa 27 Ekim 2017'de Kürdistan'daki ‘ihtilaflı bölgeler' konusunda düzenlenen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) özel oturumunda İngiltere'nin girişimiyle sonuç belgesinden ‘Kürtlerin haklarına saygı gösterilmeli' ibaresinin üstünün çizilmesi. Bağdat'ın Kerkük'teki petrol yataklarını İngiliz şirketlere teslim etmede acele etmesi de bir tesadüf eseri değil. Üst düzey İngiliz bürokratların son yılda bölgeye yaptıkları aktif ziyaretlerin meyve verdiklerini de diyebiliriz. Muhtemelen İngilizler, Bağdat'a, Ankara'ya ve hatta Tahran'a ABD'nin ve İsrail'in bölgedeki planlarına karşı gelmek üzere bir takım garantiler verdi ve bu tutum, bu Ortadoğu ülkelerinin böyle bir tutum izlemesine hız kazandırdı. İngilizler şu anda bölgeyle ilgili planını devreye almayı başardı" dedi.

    IKBY'NİN YOL HARİTASI NE OLMALI?

    Soruyu Siyaset uzmanı ve sosyolog Abbas Vali yanıtladı. Vali'ye göre, IKBY'nin bundan "yeni bir politik nesil" tarafından çizilen bir yol haritasının yanı sıra Peşmerge'nin yerine geçecek modern bir orduya ihtiyacı var:

    "Bu oluşum, yeni bir düzlem üzerinde yapılmalı ki bu da kendisiyle doğru bir oluşum getirsin. Benim görüşüme göre, işlevsiz ve mevcut politikayla devam edemeyecek bir yönetim var. 16 Ekim'de yaşanan olaylar da bunun en önemli göstergesi oldu. Barzani'nin istifasından sonra yeni oluşturulacak politik model aşiret otoritesinden uzak olmak zorunda. Bu da yapılacak yeni bir seçimle mümkün. IKBY'nin politik bir yeni nesle ihtiyacı var; ki her kesimin anlaşacağı bir meşruiyet kurabilsinler."

    IKBY'deki Peşmerge güçlerinin, modern ve birleşik bir orduya dönüşememesinin, Barzani'nin yenilgisindeki en önemli sebeplerden biri olduğunu da vurgulayan Vali "Kürdistan'ın çok büyük bir krizle karşı karşıya olduğu görülüyor ve yeni bir siyasi oluşuma ve otoriteye, Kürdistan'da iktidara gelecek yeni bir sisteme ve güce ihtiyaç var. Her şeyden önce 16 Ekim'de meydana gelen Kürdistan krizi, modern ve ulusal bir model tarzında birleşik olması şartıyla elbette, Peşmerge'nin önemli bir güç olduğunu gösterdi. Barzani'nin yenilmesindeki en büyük neden modern ve birleşik olmayan bir ordunun yokluğuydu. Peşmerge'nin bir aşiret gücü olarak bırakılmasıydı. Barzani'nin istifasından sonra bu yanlışlar tekrarlanmamalı. Kürtlerin birliğe ve modern bir otoriteye ihtiyaçları var. Kürdistan'ın aşiretle yönetilmesine değil, modern bir iktidara ihtiyacı var" dedi.

    IRAKLI KÜRTLERİN MÜCADELESİ DEVAM EDER Mİ?

    Erbil'de yaşayan İranlı Kürt kökenli siyasi blog yazarı, Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ve Peşmerge üyesi Cemal Resul Dankhe, tüm olup bitenlere rağmen Kürtlerin asla teslim olmayacaklarını ve Mesud Barzani olmasa da aktif mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    Dankhe "Kürtlerin bağımsızlığı için mücadelenin halk veya ayrı etkin siyasi liderler tarafından yürütülen hiçbir şekli, Mesud Barzani'nin gitmesiyle sona ermeyecek. Evet, şu anda mücadele zayıfladı. KDP'nin halkın beklentilerini karşılamak için güçlenmesi ve faaliyetlerini yoğunlaştırması için zamana ihtiyaç var. Her hâlükârda mücadele cephesindeki durgunluk, mücadelenin sona erdiği anlamına gelmez. Ben, Barzani'nin gitmesinin diğer genç ve aktif üyelerin siyasi bakımdan büyümesine yol açacağını düşünüyorum. Bölgede devam eden karmaşık süreçler dikkate alındığında diğer ülkeler IKBY'nin ve genel olarak Kürtlerin yerinin önemini küçümsemeyecekler" diye konuştu.

    Konu:
    IKBY’nin bağımsızlık girişimi ve Kerkük operasyonu (40)

    İlgili konular:

    'Rus şirketler IKBY’den vazgeçmemeli'
    Vahap Coşkun: Lider yokluğu, IKBY'nin bölünmesine yol açabilir
    Babakr: IKBY'de başkanlık seçimleri Temmuz 2018'de yapılacak
    'İran, IKBY ile sınır kapılarındaki kısıtlamaları yakında kaldıracak'
    IKBY Parlamentosu'nda silah sesleri
    Barzani'den IKBY Meclisi'ne mektup: Görev süremin uzatılmasını istemiyorum
    ‘ABD, IKBY’yi Rosneft ile anlaşma yüzünden cezalandırıyor’
    Babakr: IKBY, topraklarının yüzde 30'unu kaybetti
    İbadi: IKBY, havalimanları ve sınır kapılarını federal yönetime teslim etmeli
    Tillerson'dan İbadi'ye 'IKBY'nin teklifini kabul et' çağrısı
    Uluslararası koalisyon: Irak ve IKBY arasında arabuluculuk yapmayacağız
    İbadi'den IKBY'ye: Referandumun iptalinden başka bir şeyi kabul edemeyiz
    Etiketler:
    doğal zenginlik, Emperyalizm, milisler, petrol, doğalgaz, Kürdistan Bölgesi Bağımsızlık Referandumu ve Türkiye-Kürdistan Bölgesi İlişkilerinin Geleceği, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), NRT, Haşdi Şabi, Sputnik, Peşmerge, Kürdistan Demokrat Partisi, IŞİD, Cemal Resul Dankhe, Suhaib Şeyh Kaka Mahmud, Erk Acarer, Nuri el Maliki, Oytun Orhan, Mesud Barzani, Güney Kürdistan, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Selahaddin, Diyala, Bağdat, Erbil, Kerkük, Washington, Ortadoğu, İngiltere, Irak, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın