05:50 13 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Putin ve Erdoğan.

    ‘Astana, 15 Temmuz ve S-400 süreci Türkiye ve Rusya'yı daha fazla yakınlaştırdı'

    © Sputnik / Сергей Гунеев
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Yazarı ,
    Rusya ve Türkiye: Stratejik ortaklığa doğru (66)
    0 83
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Lideri Putin'in görüşmesini Sputnik'e değerlendiren politikacı ve uzmanlar, iki ülkenin Astana görüşmeleri ve S-400 anlaşmasının yanı sıra 15 Temmuz darbe girişimini takip eden dayanışma sürecinde birbirine daha da fazla yakınlaştığını ve düzelen ilişkilerin ticarete olumlu yansımaları olduğu görüşünde.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Rusya'nın Soçi kentinde gerçekleştirdiği yüz yüze görüşmenin ardından, iki ülkenin Kasım 2015'teki uçak krizi sebebiyle kopma noktasına gelen ilişkilerinin yeniden kriz öncesi seviyeye ulaştığına işaret etti. Rusya Lideri Putin'in bir diğer önemli açıklaması da, görüşmelerin "bürokrasiden uzak güzel bir havada gerçekleştiği" oldu. Peki iki liderin de "dostane" vurgusu yaptığı görüşmenin gerçekleştiği bu dönemde Türkiye ve Rusya'nın askeri ve ticari ilişkileri ne duruma geldi? Rusya ve Türkiye'nin ikili ilişkilerinin geldiği durum; iki ülkenin kriz öncesi gündeminde bile olmayan S-400 hava savunma sisteminin satın alımına ilişkin nihai karara kriz sonrası varılmış olması, kriz öncesi yalnızca gündemde olan Türk Akımı Doğalgaz Boru Hattı Projesi için hükümetler arası anlaşmanın yine uçak krizinin ardından imzalanmış olması ve Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilgili somut adımların da yine aynı dönemde atılmış olması, ilişkilerin kriz öncesi dönemin de ötesine geçmesi konusunda umut vaat ediyor.

    Üstelik Türkiye ve Rusya'nın hızla onarmanın ötesine taşıdığı bu ilişki, uzun vadeli sonuçları olacak olan askeri iş birlikleriyle de destekleniyor. 2015 yılının son çeyreğinde Suriye'deki krizin yansıması olarak karşı karşıya gelen Moskova ve Ankara şimdilerde, Suriye'nin geleceğinin bölgesel entegrasyondan geçtiği görüşünde birleşmiş ve bu yöndeki çabalarını Türkiye, Rusya ve İran'ın öncülüğündeki Astana barış görüşmeleriyle tesciller durumda. Stratejik iş birliği yolunda ilerleyen ikili ilişkilerin yaratması beklenen bir diğer etki de sürecin, orta vadeli hedefi 100 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmak olan iki ülkenin ticaret rakamlarına yönelik olası etkisi. 2014 yılında 31 milyar dolara ulaşan ticaret hacmi, 2016 yılında yaşadığı düşüşün ardından yeniden yükselişe geçti. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile Rusya'nın Soçi kentinde yaptığı görüşmenin ardından tekrar gündeme gelen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefiyle ilgili Sputnik'e değerlendirmelerde bulundu.

    TÜRKİYE VE RUSYA 100 MİLYAR DOLAR HEDEFİNE ULAŞMA YOLUNDA MI?

    Erdoğan ve Putin'in son dönemde sıklıkla yüz yüze görüşme gerçekleştirmelerinin "son derece anlamlı" olduğunu ifade eden Koçer, "Dünyada bu tarz olayların sonrasında liderler çok sık bir araya gelmez. Diplomatik kanallar açık tutulur ama liderler çok seyrek görüşür. Bu anlamda bu görüşmelerin önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün gelinen nokta, hızlı bir tamir noktasından öte yaşanan bu kötü ve acı tecrübeden sonra çok daha iyi bir noktaya gelinmesiyle ilgili diye düşünüyorum. Çünkü yaşananlar, her iki lideri de, ülkelerin yöneticilerini de çok daha iyi bir noktaya getirdi diye düşünüyorum. Gerek sebze-meyve, domates ve narenciye ihracatında olduğu gibi gerekse turizm sektöründe yaşanan olayları da üst üste koyduğumuzda Türkiye sıkıntılı günler yaşadı ama şu anda çok hızlı ilerleyen bir süreç var. Yaralar sarıldı" diye konuştu.

    Gelinen noktada, Türkiye-Rusya ilişkilerinin, uçak krizinin öncesinde olduğundan çok daha ileri bir seviyeye ulaşma potansiyelinin bulunduğunu vurgulayan Koçer, "Çünkü bundan sonra artık özellikle meyve-sebze ve narenciyede çok daha fazla alım yapılacağı, turist olarak Türkiye'ye gelen Rusların sayısının daha da artacağı bir gelişme yaşandı. Son görüşmede Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın altını çizerek söylediği 100 milyar dolarlık ihracat hayali için önemli bir start verildi bence. Bu startla birlikte gerek turizm, gerek ticaret, gerekse enerji politikalarında yeni bir süreç başlıyor" dedi.

    ‘İLİŞKİLER ÇOK DAHA İYİ OLACAK'

    Türkiye'nin, Rusya'nın yaptığı enerji ihracatında "hem taşıyıcı hem de kullanıcı bir ülke" olması açısından çok önemli olduğunu ifade eden Koçer, "Hem kullanımda hem taşımada yeni bir döneme girilecek diye düşünüyorum. Bu anlamda Rusya'ya ihracat yapan iş adamlarımızın da daha iyi rakamlar elde edeceğini düşünüyorum. Bizim önümüzdeki aylardan itibaren ihracat rakamlarımıza bunun yansımasını ben bekliyorum" diye konuştu.

    Türkiye ve Rusya'nın enerji alanında önemli bir işbirliği başlığı oluşturan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Rusya Devlet Başkanı Putin'i "beton dökme" törenine davet ettiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili de konuşan Koçer, "Nükleer santral Türkiye'nin olmazsa olmazı. Enerji politikalarının çeşitlenmesi noktasında bir değişim olması lazım. Akkuyu Nükleer Santrali'nin de bir an önce temelinin atılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz" diye konuştu.

    Koçer, Türkiye ve Rusya'nın, turizm, enerji, savunma sanayi başta olmak üzere bölgedeki tüm ilişkilerde ortak paydalarının bulunduğunu belirterek "Yeni bir sıkıntıya sebebiyet vermeden ilişkilerin arttırılması, ticaretin arttırılması, karşılıklı menfaatlerin geliştirilmesi, korunması, bütün bunlar çok önem arz ediyor. Ama en önemlisi, komşu ülke olarak Karadeniz'deki, bölgedeki beraberliğimiz bizi birlikte olmaya zorluyor. Bu anlamda biz, Türkiye-Rusya ilişkilerinin bugün geldiği noktada eskisinden daha iyi bir yere gelebileceğini görüyoruz" dedi.

    ‘SAMİMİ VE SONUÇ ODAKLI BİR ÇALIŞMA ZİYARETİ GERÇEKLEŞTİ'

    Rusya-Türkiye ilişkilerini yakından takip eden Gazeteci Cenk Başlamış da, Koçer'le benzer bir görüşte. İlişkilerin hızla iyiye gitmekte olduğuna işaret eden Başlamış "Uçak krizinin ardından ikili ilişkilerde sekiz aylık bir donma yaşandı. Fakat bu kriz dönemi geride kaldıktan sonra hızlı şekilde ilişkileri onarmak için taraflar ellerinden gelen tüm çabayı ortaya koydular. İlişkilerin uçak krizi öncesinden daha iyi bir noktaya geldiğini söylemek biraz iddialı olur ancak 2015 sonuyla şu anı karşılaştırırsak iki yılda katedilen mesafenin büyüklüğü yadsınamaz" dedi.

    Putin'in görüşmenin "dostane" bir ortamda gerçekleştiği yönündeki yorumunu da değerlendiren Başlamış "Eskiden diplomaside ‘çalışma ziyareti' kavramından daha ziyade büyük hazırlık gerektiren ‘resmi ziyaret' kavramı vardı. Son 10-15 yılda ‘çalışma ziyareti' kavramı giderek daha fazla öne çıktı. Bu tür görüşme, resmiyetin bir kenara atıldığı ve sonuç odaklı görüşme şekli diye açıklanabilir. İki liderin son görüşmelerini Kremlin yerine Soçi'de gerçekleştirmesi de gayriresmi ve samimi ortamı gösteriyordu. Putin bu sözleriyle, resmiyetin bir kenara bırakıldığı; alınması gereken kararların daha etkili bir şekilde alınmaya çalışıldığı bir ortama atıfta bulundu" ifadelerini kullandı.

    ‘ERDOĞAN VE PUTİN ARASINDAKİ İLİŞKİ BAŞINDAN BERİ ÖZELDİ'

    Putin'in iktidara gelip Türkiye'ye yaptığı ilk ziyaretten bu yana Erdoğan ve Putin arasında samimi ve özel bir ilişki olduğunu ifade eden Başlamış "İki liderin 13-14 yıllık bir süre zarfı içerisinde samimi ve özel bir ilişkileri vardı. Ben Moskova'da gazeteci olarak görev yaparken iki liderin kimyasının ne kadar tuttuğuna bizzat tanık oldum. 13-14 yıldır Erdoğan ve Putin arasında dostluk ilişkisi var. Araya uçak krizi sonrası dönemi hesaba katmazsak bu ilişkinin en baştan bugüne kadar sürdüğünü söyleyebiliriz" dedi.

    Türk vatandaşlarına yönelik vizelerin de yakında kaldırılacağına inandığını söyleyen Başlamış "Net bir zaman verebilecek durumda olmasam da ilişkilerin bütününe baktığımda Türk vatandaşlarına yönelik vizenin kaldırılmasının oldukça mümkün olduğunu düşünüyorum. Keza ziyaretin ertesi günü Rusya'nın en önemli ve ciddi yayın organlarından biri olan Kommersant gazetesinde, Putin'e yakınlığıyla bilinen bir gazeteci olan Andrey Kolesnikov da vizelerin yakında kaldırılacağı yönünde bilgi içeren bir yazı kaleme aldı" diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin
    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Yasin Bülbül
    ‘KARŞILIKLI GÜVEN 15 TEMMUZ SONRASI VE ASTANA SÜRECİNDE ÖNEMLİ ÖLÇÜDE YENİDEN OLUŞTU'

    Vize uygulanmasının yarattığı iki soruna değinen Başlamış "Birincisi, en fazla 15 günlük vize almak zorunda olan iş adamlarının yaşadığı fiili zorluk. İkincisi de bunun yarattığı psikolojik zorluk. ‘İlişkiler bu kadar yakınken neden hala vize uygulanıyor?' sorusu çoğu kişinin aklını meşgul ediyor. Zaten ilişkilerin uçak krizi öncesinden daha iyi noktaya gelmemiş olmaması da, başlı başına vize ve benzeri uygulamalardan çok iki ülke arasında çok uzun yıllar süren çabaların ürünü olan güven duygusuna zarar gelmiş olmasından kaynaklanıyor. Özellikle 90'lı yıllardaki güvensizlik ortamı Putin'le birlikte yerini çok büyük bir güven ortamına bırakmıştı. Ancak uçak krizinin yarattığı bu güven kırılmasının tam manasıyla geride kalması biraz daha zaman alacak gibi görünüyor" dedi.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından Rusya Lideri Putin'in Türkiye'ye yönelik destek veren tutumu ile başta Suriye konusu olmak üzere artan bölgesel işbirliğinin, iki ülke arasında sarsılan bu güveni yeniden inşa etmede önemli etmenler olduğuna işaret eden Başlamış "15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'nin Batı'yla olan gerginliğinin hızla tırmandığı bir dönem. Batı'nın Türkiye'den veya Türkiye'nin Batı'dan uzaklaştığı bu dönemde; Rusya ve Türkiye giderek daha çok yakınlaşmaya başladı. Astana süreci, S-400 anlaşması veya 15 Temmuz darbe girişimi sonrası darbeye ilk tepki gösterenlerden birinin Sayın Putin olması, bu yakınlaşmada ve güvenin yeniden sağlanmasında önemli etmenler. Bu dönemde, Batı ve Türkiye ne kadar uzaklaştıysa; Rusya ve Türkiye de o kadar yakınlaştı" ifadelerini kullandı. 

    Konu:
    Rusya ve Türkiye: Stratejik ortaklığa doğru (66)

    İlgili konular:

    Putin ve Erdoğan arasındaki görüşme trafiği
    Putin-Erdoğan görüşmesi Rus basınında
    Kremlin: Putin ve Erdoğan önce ikili ilişkileri sonra Suriye’yi görüştü
    Kremlin: Putin ve Erdoğan vize muafiyetini görüştü
    ‘Trump, Putin’den korkuyor’ diyen eski CIA direktörüne Kremlin’den yanıt
    Putin ve Erdoğan’dan 1 yılda 6 zirve: İlişkiler kriz öncesine döndü
    Rusya'nın gözünden Putin-Erdoğan görüşmesi
    Peskov: Putin ve Erdoğan, Suriye’yi konuşacaklar
    Puşkov: Putin-Trump görüşmesi ABD yönetiminden ötürü gerçekleşmedi
    Etiketler:
    Akkuyu Nükleer Enerji Santrali, Askeri iş birliği, ticaret hacmi, askeri işbirliği, uçak krizi, ithalat, kriz, Türkiye-Rusya ilişkileri, Astana-6, Astana görüşmeleri, Astana Zirvesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, TBMM, AK Parti, NATO, Nejat Koçer, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Akkuyu, Soçi, İran, Avrupa, Suriye, Türkiye, ABD, Ankara, Moskova, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın