17:33 25 Nisan 2018
Ankara+ 24°C
İstanbul+ 22°C
Canlı Yayın
    Zeytin Dalı Harekatı, Afrin, TSK, ÖSO

    Ankara'nın, Afrin operasyonundaki argümanları ne?

    © REUTERS / Osman Orsal
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 53

    AK Partili Aziz Babuşçu ve emekli büyükelçi Onur Öymen, Afrin'e düzenlenen 'Zeytin Dalı Operasyonu'nu değerlendirdi.

    Ankara, Afrin operasyonunun ‘meşru müdafaa hakkı' çerçevesinde gerçekleştiğini vurgularken, operasyonun uluslararası meşruiyeti ve Türkiye'nin argümanları tartışılıyor. AK Partili Aziz Babuşçu, "Uluslararası meşruiyet açısından şu anda bir sorun yok" derken, Türkiye'nin oradaki hedeflerine ulaşıncaya kadar bu harekatı sürdüreceğini, sürdürmek zorunda olduğunu söyledi. Emekli Büyükelçi Onur Öymen ise Türkiye'nin elinin son derece güçlü olduğunu ifade ederek, "Sorulacak soru şimdiye kadar niye bekledik, niye başından beri Türkiye daha etkili tepki göstermedi PYD'ye. Bu sorulabilir" dedi.

    Türkiye ‘Zeytin Dalı Harekatı' adını verdiği Afrin Operasyonu'nu 20 Ocak cumartesi saat 17.00'den itibaren başlattı. Genelkurmay operasyonun amacı ‘Türkiye hudutlarında ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye'nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ'a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek" olarak açıkladı. Harekatın BMGK'nın terörle mücadeleye yönelik kararları ve BM sözleşmesinin 51'inci maddesinde yer alan ‘meşru müdafaa hakkı' çerçevesinde gerçekleştirildiğini vurgulayan Genelkurmay, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edildiğini de ifade etti.

    Türkiye bir yandan Afrin operasyonu devam ettirirken bir yandan da diplomatik kanallar ile dünyaya bu harekatın ‘meşru müdafaa hakkı' çerçevesinde gerçekleştiğini anlatmaya çalışıyor. Türkiye'nin ‘terör örgütü' olarak nitelendirdiği YPG, IŞİD'e karşı savaşan güç olarak görülüyor. Peki, Türkiye argümanlarını yeterince anlatabiliyor mu? Harekatın uzaması durumunda, gelebilecek itirazlara karşı Türkiye nasıl bir tutum izler? Bu soruları AK Parti İstanbul Milletvekili Aziz Babuşcu ile emekli Büyükelçi Onur Öymen Sputnik'e değerlendirdi.

    AK PARTİLİ BABUŞÇU: YPG'NİN PKK'DAN FARKI OLMADIĞI GERÇEĞİ ANLAŞILMALI

    AK Partili Aziz Babuşçu, karşı tarafın YPG'yi nasıl değerlendirdiğinin Türkiye için önemli olmadığını ifade etti. Türkiye'nin PKK terörüyle yıllarca mücadele ettiğini vurgulayan Babuşçu, Türkiye'nin neyin ne olduğunu bildiğini söyledi ve ekledi:

    "YPG'nin Suriye'de DEAŞ ile mücadele koalisyonu içerisinde gösteriliyor olması, onun bir terör yapılanması olduğunu değiştirmiyor. Bu gerçeği değiştirmiyor. Dolayısıyla oradaki müttefiklerimizin ya da bizimle aynı düşünmese de oradaki belirleyici güçlerin bu gerçeği kavraması gerekiyor, anlaması gerekiyor. Yani Türkiye açısından YPG'nin PKK'dan bir farkı olmadığı, onun bir kolu olduğu gerçeğini anlamaları gerekiyor."

    'GERÇEKLER BİLİNİYOR OLMASINA RAĞMEN YPG ORADA…'

    AK Partili Babuşçu'ya göre buradaki sorun da ‘bilgi eksikliğinden' kaynaklanmıyor. Babuşçu, "Burada da sorun bana göre, bu gerçeği anlama noktasında bir bilgi eksikliği ya da stratejik, lojistik açıdan bir değerlendirme eksikliği olduğunu düşünmüyorum. Tam aksi bu gerçekler biliniyor olmasına rağmen YPG orada gerekli görüldüğünde kullanılacak bir unsur olarak algılanıyor ve değerlendiriliyor. Elbetteki, Kürt sorunu bağlamında dünyanın olaya duyarlılık gösteriyor olması terör gerçeğini de ortadan kaldırmıyor. Yani dünyanın bunu anlaması, kavraması gerekiyor" dedi.

    'TÜRKİYE ANLATIYOR, BİRİLERİNİN ANLAYIP ANLAMAMASININ ÖNEMİ YOK'

    Türkiye'nin uluslararası camiaya uluslararası zeminlerde bu gerçeği anlattığını, anlatmaya da devam ettiğini kaydeden Aziz Babuşçu, anlaşılması için daha fazla çaba serfedilmesi gerekiyorsa bunun da yapıldığını söyledi. Babuşçu, "Umarız anlaşılır. Ama bunun anlaşılıp anlaşılmaması bizim hemen sınırımızda bir terör koridoru, bir terör yapılanması ortaya çıkmasına engel teşkil etmez. Yani biz bunu her halükarda ortadan kaldırırız. Çünkü bizim ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir şeydir o. Birilerinin bunu anlayıp anlamamasının o anlamda bir önemi yok. Ama biz isteriz ki, bizim zorluğumuzu, karşı karşıya kaldığımız terörle mücadele süreci müttefiklerimiz ve diğer unsurlar tarafından anlaşılsın, anlayışla karşılansın ve bu terör yapılanmasının bertarafı konusunda bize yardımcı olsunlar. İsteğimiz budur. Bunu anlatmak için de her koşulda her zeminde yapmamız gerekeni zaten yapıyorduk, yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

    'TÜRKİYE HEDEFLERİNE ULAŞINCAYA KADAR BU HAREKETI SÜRDÜRÜR'

    AK Partili Aziz Babuşçu, Afrin Operasyonunun uzaması durumunda ABD, NATO ve diğer ülkelerde itirazların gelmesi halinde Türkiye'nin nasıl bir yol izleyeceğini değerlendirirken de, "Türkiye oradaki hedeflerine ulaşıncaya kadar bu hareketı sürdürür, sürdürmek zorundadır" dedi. Babuşçu, şöyle devam etti:

    "Çünkü öteki koşulda, oradan hedefe ulaşmadan çekilecek pozisyonunda kalmak bizim açımızdan prestij kaybıdır, itibar kaybıdır. Hepsinden önemlisi oraya hareket yaparken gerekçeniz olan ulusal güvenliği tehdide razı olmak gibi bir anlama gelir ki bunu asla Türkiye'nin yapması, yapabilmesi mümkün değildir.

    Biz arzu ediyoruz ki kısa zamanda bitirip dönelim. Ama uzamış olsa da sonuca ulaşıncaya kadar orada olmaya devam edeceğiz."

    'ULUSLARARASI MEŞRUİYET AÇISINDAN BİR SORUN YOK'

    Türkiye'nin Afrin operasyonu nedeniyle uluslararası kamuoyunda ‘yalnız kaldı' şeklindeki değerlendirmelere katılmayan AK Partili Babuşçu, "Şu anda tam aksi Rusya olsun Amerika bile olsun Avrupa hatta itidalli, makul, yani Türkiye'yi direk hedef alan suçlayıcı bir tavır içerisinde değiller. Bana göre uluslararası
    meşruiyet açısından Türkiye'nin bu harekatının, uluslararası meşruiyet açısından şu anda bir sorun yok. Ama süreç içerisinde uzadıkça farklı tavırlar içerisine girebilirler. Ama bu sonucu değiştirmez" diye konuştu.

    ANKARA-ŞAM İLİŞKİLERİ DEĞİŞİBELİR Mİ?

    Türkiye, Afrin Operasyonu öncesinde Suriye hükümetine de yazılı bilgi verdi. Peki önümüzdeki süreçte Ankara-Şam ilişkilerinde bir değişiklik olabilir mi? AK Partili Aziz Babuşçu, Suriye'nin Türkiye'nin bu harekatına karşı yaptığı açıklamaları hatırlatarak, şunları söyledi:

    "Suriye hatırlarsanız bu hareket başladığında Türk uçaklarını bombalamaktan bahsetmişti. Şimdi de ‘oradaki terör unsurlarına destek için Türkiye bu hareketi yaptı' diyor. Dolayısıyla bu hareketin sonucunda bir şey oluşmaz ama Suriye'nin nihai çözüm aşamasında Esad'lı bir çözüm, geçiş süreci de dahil olup olmayacağına bağlı olarak Suriye ile alt düzeyde bir takım temaslar bu süreçte olduğu gibi farklılaşabilir, şekillenebilir. Yani bir yerde çözüm üreteceksek Suriye işte bu kadar ülkemizde yaşayan 3 milyonu aşkın mültecinin tekrar evlerine geri dönmesi, Suriye'nin toprak bütünlüğü, barış ve huzurun geri gelmesi açısından kurulması gereken temaslar varsa, irtibatlar, ilişkiler varsa bundan da kaçınmamak gerekir diye düşünüyorum."

    'AFRİN OPERASYONU SURİYE'DEKİ ÇÖZÜM ÇABALARINI ETKİLEMEZ'

    Aziz Babuşcu, Türkiye'nin Afrin Operasyonu'nun Suriye ile ilgili çözüm çabalarını olumsuz etkileyeceği yorumlarına ise katılmadı. Babuşçu, "Soçi ile ilgili İran'ın öyle başlangıçta bir şeyi oldu ama çalışmalar devam ediyor ve toplantının yapılmasını engel bir durum şu anda yok. Bence o süreci etkilemez. Çünkü bizim Afrin'e girip veya başka bir yere girip orada kalmak veya Suriye'nin toprak bütünlüğüne helal getirecek bir tavır içerisinde olmadığımızı herkes biliyor."

    ONUR ÖYMEN: ESAS SORULMASI GEREKEN SORU YPG İLE ABDE NASIL İŞBİRLİĞİ YAPIYOR?

    Emekli Büyükelçi Onur Öymen ise, YPG'nin PKK ile işbirliği yaptığının sadece Türkiye tarafından değil herkes tarafından bilindiğini ifade etti. Öymen, "Asıl sorulması gereken şu; aslında PKK ile işbirliği yaptığı bizzat ABD'nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford tarafından açıkça yazılan, ilan edilen ve Uluslararası Af Örgütü tarafından savaş suçlusu ilan edilen bir örgütle nasıl oluyor da ABD işbirliği yapıyor? Esas sorulması gereken soru bu" diye konuştu.

    "Kalkıp da PYD'nin PKK ile işbirliği yapmadığını söylemek için bu gerçekleri hiç görmemek lazım" diyen Öymen, kuzey Suriye'deki bütün gösterilerde Öcalan'ın resminin gösterildiğini kaydetti. Öymen, "Yani bu kadar açıkken bu gerçek nasıl oluyor da ABD, başta bir terör örgütü ile mücadele etmek için bir müttefik ülkeye saldıran terör örgütüyle işbirliği yapıyor? Sorulması gereken soru şu; anlatması gereken Türkiye değil ki, bunu yapanlar anlatacak, dünyaya nasıl anlatıyorlar acaba onu merak ediyorum" dedi. Türkiye'nin bu operasyonu meşru müdafaa hakkı çerçevesinde gerçekleştirdiğini anlatmak için kendi sözlerini göstermesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:

    'Bakın sizin büyükelçiniz söylüyor' diyeceksiniz. ‘Bakın, sizin her zaman atıfta bulunduğunuz Uluslararası Af Örgütü söylüyor' diyeceksiniz. Bunların arasındaki ilişkiyi ortaya koyan pek çok veri var batı basınında. Bunları ama bile bile yapıyoruz derlerse, tabi söylenecek bir şey yok. O zaman demek ki bazı koşullarda bir terör örgütüyle işbirliği yapmayı siz makul görüyorsunuz, doğru görüyorsunuz, bu ayrıca tabi tartışmaya açılacak bir konudur. Yani bunun tartışma götürür tarafı yok açıkça."

    'TÜRKİYE'NİN ELİ SON DERECE GÜÇLÜ'

    Türkiye'nin bu anlamda elinin son derece güçlü olduğunu vurgulayan Onur Öymen, "Sorulacak soru şimdiye kadar niye bekledik, niye başından beri Türkiye daha etkili tepki göstermedi PYD'ye. Bu sorulabilir" dedi.

    'UZATMAK TÜRKİYE'NİN LEHİNE DEĞİL'

    Peki Türkiye'nin Afrin harekatı uzar mı, uzaması halinde gelebilecek tepkiler karşısında Türkiye ne yapar? Emekli Büyükelçi Onur Öymen, Türkiye'nin başlattığı bu harekatın uzamayacağının bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandığını ifade ederek, "Şu an Türkiye'nin imkanları ortadadır, en kısa zamanda bu harekatın sonuç vermesi bekleniyor. Uzamak da Türkiye'nin lehine değil" dedi. Öymen, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'BUNU TÜRKİYE'DEN ÖNCE SURİYE'NİN YAPMASI LAZIMDI'

    "Esas söylenmesi gereken şu; bunu Türkiye'den önce Suriye'nin yapması lazımdı. Çünkü Suriye toprağıdır orası, Türkiye'nin de hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur. Eğer Suriye kendi topraklarında teröristleri bertaraf edecek durumda olsa zaten bunlara hiç ihtiyaç kalmayacaktı. Ama Suriye bunu yapacak durumda değilse o zaman Rusya gibi Suriye'nin müttefiklerinin Suriye'nin bu terörü temizlemesine yardımcı olması gerekiyor. Bunu bekliyoruz biz. Yani kendi topraklarında bir terör örgütünün varlığıyla yaşayabilir mi Suriye? Kim olursa olsun Suriye'de iktidar. O bakımdan esas önemli olan mesele şu; Suriye topraklarından PYD dahil bütün bu teröristleri bertaraf edecek güce sahip mi, değilse müttefikleri ona bunun için gerekli yardımı yapıyorlar mı? Eğer hiç kimse yapmıyorsa Türkiye'nin yapmasına Suriye itiraz edebilir mi? Yani Türkiye'nin Suriye'nin topraklarından teröristleri bertaraf etme çabaları Suriye'yi rahatsız edebilir mi? Mesele bu?"

    'ANKARA İLE ŞAM İLİŞKİLERİNDE ŞİMDİ BİR BEYAZ SAYFA AÇMANIN ZAMADIR'

    Türkiye'nin operasyon öncesinde Suriye'ye bilgi vermesini de değerlendiren emekli Büyükelçi Onur Öymen, bu ilişkilerin başlamasının ‘sevindirici' olduğunu kaydetti. Öymen, "Şimdi bir beyaz sayfa açmanın zamanıdır bence bütün bu gelişmelerden sonra. Geçmişte yaşanan acı olayları biliyoruz, Suriye'ye yönelik eleştirilerin de çok haklı olduğu tarafları vardır, çoktur. Bunların dile getirileceği yerler de vardır uluslararası alanda. Fakat şu sırada mesele Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasıdır. Türkiye de bu görüşte olduğunu açıkladı. Herkesin de Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne destek olması lazım" diye konuştu. Suriye'nin de komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne saygılı olması gerektiğini vurgulayan Öymen, bugün bile hala Suriye haritalarında Hatay'ın Suriye'nin topraklarında gözüktüğünü belirtti ve "İşte bu olmaz" dedi.

    İlgili konular:

    Salih Müslim'den Afrin açıklaması: Zafer Kürtlerin olacak
    Bakanlar Kurulu'nun gündemi Afrin
    Etiketler:
    Onur Öymen, Aziz Babuşçu, Afrin, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın