12:34 21 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Saadet Partisi

    Saadet Partisi: Toplum ekonomi konuşmasın diye mehter veriyorlar

    © AFP 2018 / Hocine Zaourar
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 184

    Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağbağ, hükümetin ekonomideki sorunların konuşulmaması için 'topluma mehter verdiğini' söyledi. Ahmet Necdet Sezer'in Bülent Ecevit'e anayasa kitapçığı fırlatmasını hatırlatarak Ağdağ, "Dolar bugünkü kadar yükselmişti. Aradaki tek fark, 'Ekonomik kriz var' diyen bir medyanın olmaması" dedi.

    Diken'den Minez Bayülgen'e konuşan Ağdağ'a yöneltilen sorular ve cevaplarından bir kısım şöyle:

    AKP, işsizlik, enflasyon, cari açık ve dış borç gibi göstergelerle kriz işareti veren Türkiye ekonomisi ile seçime gitmeyi göze alır mı?

    Seçim sürecinde meseleyi milli ve yerli bir vurgu üzerinden götürüyorlar. Toplumu, “Ülkenin ekonomisi kötü gidebilir ama beka sorunumuz var” gibi bir havaya sokarak, manipülasyon yaparak oy almaya çalışıyorlar. Yasal olarak da Türkiye seçime gidiyor zaten. Zaman ilerledikçe ekonomik göstergeler daha da kötüleşecek.

    2001’de koalisyon hükümetininin sonunu hazırlayan ekonomik krizde işsizlik yüzde 10,6’ydı. Şimdiyse 10,4. Bu rakamlar seçmenin oyunu etkiler mi? 

    Dolar
    © REUTERS / Dado Ruvic
    Ak Parti iktidarı sürekli rakamlarla oynuyor, ekonomik verileri yüksek gösteriyor. Açıkçası işsizlik rakamlarının yüzde 10’lardan çok çok daha yukarıda olduğuna inanıyorum. Ve tabii Ak Parti, toplum ekonomi konuşmasın diye ‘ver mehteri’ şeklindeki gündemlerle süreci götürüyor. Ahmet Necdet Sezer, dönemin başbakanı Bülent Ecevit’e Anayasa kitapçığını fırlattığında dolar ne kadar yükselmişti? Bugünkü kadar… Aradaki tek fark, “Ekonomik kriz var” diyen bir medyanın olmaması.

    Hükümet, Temel Karamollaoğlu’nun AKP ile ittifak kurma gayretine hiç girmediğini hatta niyet bile ortaya koymadığını ifade etti. Aynı tabandan gelen partilersiniz. AKP ile birlikte olmayı niçin istemiyorsunuz?

    Tabanlar aynı ama zihniyetler farklı. Biz partizanca hareket etmeyiz mesela. Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız ama bugün kamu kurumlarında sadece Ak Partililer işe alınıyor. Farklı koalisyonlarla dört defa iktidara geldik, Türkiye nüfusunun yüzde 65’inin yaşadığı yerlerde belediyeleri aldık. Bu esnada da ne yolsuzluk yapıldı, ne de israf… Belediyeleri borca da sokmadık. Bu şartlar altında, böylesine zihniyet farkıyla biz Ak Parti ile nasıl ittifak kuracağız? Bakın, bir belediye başkanı DBP’liyse görevden alınıp içeri atılır. CHP’liyse içeri atılmaz ama görevden alınır. Ancak Ak Partiliyse istifaya zorlanır, hiçbir şey yapılmaz. Neden istifa ettirildiğine dair tek bir cevap bile yok. Bu yaklaşımlardan dolayı Ak Parti ile ayrıyız. E, onlar da namaz kılıyor, biz de… Ölçümüz bu değil ki. Bizim ölçümüz, hak ve adalet. Hak ve hukuk dışı bir şey yapılıyorsa Müslüman olsa ne yazar, babamızın oğlu olsa ne yazar.

    AKP ile ayrıştığınız konular hangileri?

    Kutuplaşma, yolsuzluk, olağan hale dönüşmüş OHAL,  özgürlükler, hak ve adalet, FETÖ soruşturmalarından doğan ve bir türlü telafi edilmeyen mağduriyetler. “Allah beni affetsin” diyerek kendini kurtaracaksın ama sade vatandaşa bu hakkı vermeyeceksin. Ülke adeta ikiye bölünmüş durumda. “Ülkede beka sorunu var” diyen bir yöneticinin, bölünmeyi değil, tansiyonu düşürmesi ve toplumdaki gerginliği dindirmesi gerekir. Ayrıca, işin içine şiddet girmesin istiyoruz. Bir siyasi yapı şiddeti teşvik edici tavırda olmamalı.

    İlgili konular:

    Karamollaoğlu: Akıllı adamlar Türkiye'nin problemlerini çözemez
    Karamollaoğlu'ndan ittifak yorumu: Şartlarımız yerine getirilirse oturur konuşuruz
    Karamollaoğlu: Oy pusulasında yapılan değişikliği iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değil
    Etiketler:
    OHAL, Saadet Partisi, AK Parti, Atik Akdağ, Temel Karamollaoğlu, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın