18:59 21 Ekim 2018
Canlı Yayın
    ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu, Kudüs, 23 Mayıs 2017

    'İsrail ABD’ye yeni büyük bir savaş için fırsat verdi'

    © REUTERS / Ronen Zvulun
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 12

    Rus köşe yazarı İrina Alksnis, Sputnik için kaleme aldığı makalede İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran ile imzalanan nükleer anlaşmanın Tahran yönetiminin yalan ve aldatmalarına dayandığı yönündeki açıklamalarını değerlendirdi ve bu açıklamaların bölge için yol açacağı muhtemel sonuçlara değindi.

    İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun geçenleri son derece güçlü bir siyasi ve bilgi bombası patlattığını belirten Alksnis, yazıya şöyle devam etti: “O (Netanyahu), canlı yayında İsrail istihbaratının İran’ın nükleer anlaşmasının ‘Amad Projesi’ kod adlı gizli askeri içeriğinin de bulunduğunu kanıtlayan yaklaşık 100 bin belgeden oluşan bir arşivi ele geçirdiğini söyledi.

    ‘Amad Projesi’ üzerindeki çalışmalar 1999-2003 döneminde yapılmış, İran’ın üzerindeki uluslararası baskının artması nedeniyle proje askıya alınmıştı. Tel Aviv’e göre İran, programla ilgili bilgileri gelecekte kullanabileceği hesabı yapıp gizli tutarak zaten uluslararası taahhütlerini ihlal etmiş oldu.

    TEL AVİV, ABD'YE İRAN'LA ANLAŞMADAN ÇEKİLME KONUSUNDA DESTEK VERİYOR

    Bilindiği üzere İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilme konusu, (ABD Başkanı) Donald Trump ve idaresinin en önemli uluslararası önceliklerinden biri. ABD Başkanı birçok kez, Barack Obama’nın neredeyse en önemli dış siyaset başarısı olarak kabul edilen bu anlaşmanın ‘faydasız’ olduğunu söylemiş ve 12 Mayıs’a kadar bu konuda kesin kararını açıklayacağını belirtmişti. Dünyanın en etkili ülkelerin liderleri arasında son günlerde yapılan görüşmelerin gündeminin büyük bir bölümünü de bu konu oluşturuyor. Tel Aviv’in Washington ile ilişkileri dikkate alındığında onun da ABD’ye bu konuda tamamen ve sonuna kadar destek verdiği ortada.

    'BİLGİLER UAEK'NİN 10 YILLIK BELGELERİNE YANSIMIŞTI'

    Uzmanlar ve siyasetçiler, İran ve nükleer programıyla ilgili olarak ortaya çıkan yeni faktör konusunda bolca analiz ve tahmin, bazen de spekülasyon yapmaktan çekinmiyor. Sıklıkla zıt fikirlerin karşı karşıya geldiği görülebiliyor. Kimileri, ‘Arşivin doğru olup olmadığı kontrol edilmeli, bu sahte bilgi olabilir’, ya da  ‘Bu bilgilerde yeni herhangi bir şey yok, çünkü tümü Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun 10 yıl önceki belgelerine yansımıştı’ derken, kimileri de ‘İsraillilerin ifşa ettiği bilgi, nükleer anlaşmaya ölümcül darbe indirdi, ayrıca Rusya da dâhil olmak üzere anlaşmanın taraflarının saygınlığına zarar verdi’ şeklinde ifadeler kullanıyor.

    GERÇEKLER VE HAKİKAT, BATI'NIN KARARLARI ÜZERİNDE ETKİLİ DEĞİL

    Aslındaysa gerçekliğin çok daha yavan olduğu görülüyor, İsrail'in sunduğu belgelerin çok büyük bir önemi yok, zira mevcut durumda gerçeklerin ve hakikatin Batı'nın aldığı kararlar üzerinde hiçbir etkisi bulunmuyor. Bu, geçen hafta Rusya’nın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) Lahey’deki merkez ofisine Suriye’nin Duma kentindeki kimyasal saldırı iddialarını yalanlayan 17 tanık getirmesine ABD’nin ve ‘ekip arkadaşlarının’ topluca gözlerini yumup kulaklarını tıkamasıyla bir kez daha görülmüş oldu.

    Bu hikâyenin entrikasıysa tamamen farklı, burada Washington’un Avrupa’daki başkentleri İran’ın nükleer anlaşmasından çekilmesi konusunda kıvama getirmeyi başarıp başaramayacağı söz konusu.

    Bilindiği üzere Trump’ın yolundaki en önemli engeli Avrupa oluşturuyor, (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel) Macron ve (Almanya Başbakanı Angela) Merkel’in Beyaz Saray ziyaretleri, tutumlarını değiştirtmedi. Eski Dünya, Amerikan ekonomisini kurtarmak adına kurban edilmeye inatla direniyor.

    Aslında son olaylar, ABD-Avrupa ilişkilerindeki kapsamlı değişikliği açıkça ortaya çıkarıyor.

    AVRUPA, KENDİSİ İÇİN 2. PLANDA OLAN KONULARDA WASHINGTON'LA DAYANIŞMA GÖSTERİYOR

    Avrupa, kendisi için 2. planda olan konularda (sıfır gerekçeye dayandırılan Suriye saldırısı) Washington’la tam dayanışma içinde olduğunu gösteriyor, fakat kendisi için gerçekten çok önemli konularda (Kuzey Akım-2) kendi istediklerini alıyor.

    İran’la imzalanan nükleer anlaşma gerçekten Avrupa için önemli bir konu, çünkü arkasında Tahran ile imzalanan milyarlarca dolarlık kontratlar ve büyük Avrupalı işadamlarının çıkarları duruyor.

    Böylelikle Netanyahu’nun ifşa ettiği bilgileri Washington, şüphesiz İran'la anlaşmayı bozma konusunda Avrupa’nın desteğinden yararlanmak için azami ölçüde kullanacak. Fakat daha önce de ifade edildiği gibi bu anlaşma, gerçekliğine ve önemine bağlı olmaksızın bir ağırlık teşkil etmiyor.

    Buna göre, olaydaki en ilginç soru şu: ABD, Avrupalı ortaklarından istediklerini almayı başaracak mı? Çünkü eğer başaramazsa, dünyanın nihai olarak yeni bir çağa girdiği anlamına gelecek.”

    İlgili konular:

    Dışişleri Sözcüsü: İran nükleer anlaşma şartlarına riayet ediyor
    'İran’ı Suriye üzerinden vurma söz konusu olabilir ama doğrudan İran’a saldırı zor'
    İran, Polisario Cephesi'ni silahlandırdığı suçlamasını reddetti
    Etiketler:
    Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), Donald Trump, Benyamin Netanyahu, İran, İsrail, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın