08:38 28 Eylül 2020
Canlı Yayın
    Analiz
    URL'yi kısaltın
    0 2210
    Abone ol

    Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in, Türkiye'nin Batı'dan tamamen kopması durumunda uzun vadede nükleer silahlanmaya gitmesi tehdidinin bulunduğu açıklamasını değerlendiren Rossiyskaya Gazeta (RG) gazetesi, Türkiye'nin nükleer silah geliştirme potansiyeline sahip olup olmadığı sorusuna yanıt bulmaya çalıştı.

    RG'ye konuşan uzmanlar, Türkiye'nin nükleer silah geliştirmek için gereken teknolojik imkanlara sahip olduğu veya bu yönde siyasi bir iradenin olduğuna şüpheyle baktıklarını söyledi.

    ABD'nin de reddetmediği genel bilgiye göre, Avrupa'nın birkaç ülkesinde 200'e yakın B61 atom bombası bulunabilir, üstelik onlarcasının İncirlik hava üssünde yerleştiği tahmin ediliyor. Birkaç yıl önce ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un Türkiye'deki mühimmatını Romanya'ya aktarmaya başladığı yönünde söylentiler ortaya çıkmıştı, fakat Bükreş bu söylentiler kesin bir dille reddetmişti.

    'TÜRKİYE'NİN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAYA ÇALIŞTIĞINI HAYAL ETMEK ZOR'

    RG'ye konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi'nden Andrey Baklitskiy, "Nükleer savaş çıkması durumunda, silahın NATO kapsamında kullanılması öngörülüyor, bu yüzden Türk yönetimi tarafından caydırma faktörü olarak algılanıyor. Bunun yanında, Türkiye'nin bir şekilde nükleer silaha sahip olmaya çalıştığını hayal etmek zor. Standart yöntemlere göre depolar ABD ordusu tarafından korunuyor, Türklerin bu depolara erişimi yok. Kendi nükleer silahı geliştirmek için de yüksek zenginleştirilen uranyum veya silah amaçlı plütonyuma ihtiyaç var. Halihazırda Türkiye ciddi bir nükleer sanayiye, uzmanlara sahip değil. Uranyumu zenginleştirmek için kapasitesi yok, plütonyumu işleyebileceği nükleer reaktörü yok" ifadelerini kullandı.

    Uzman, Ankara'nın, onlarca yıldır uluslararası yaptırımlardan acı çeken İran'ın yolundan gideceğine de inanmıyor.

    Rusya'nın Türkiye'de Akkuyu nükleer güç santralini inşa ettiğini ama hazır yakıtı getirip, kullandıktan sonra da geri alacağını belirten Baklitskiy, "Bu yüzden Ankara sürece erişim almayacak. Türklerin yarın şunu söyleyebileceğini tahmin edebiliriz: tam döngülü nükleer programımızı geliştirmek, zenginleştirme fabrikalarını ve santrifüjleri kurmak istiyoruz. Ama bunun içinde yıllara hatta on yıllara ihtiyaç var. Ancak önemli olan Türklerin neden buna ihtiyaç duyabileceği anlaşılır değil. Türkiye zaten askeri güç açısından bölge lideri, ki zaten kime karşı kendini koruyacak ki?"

    'ANKARA'NIN İRAN'IN YOLUNU TAKİP EDECEĞİNDEN ŞÜPHELİYİM'

    "Ankara'nın, bunca yıldır uluslararası yaptırımlardan acı çeken İran'ın yolunu takip edeceğinden şüpheliyim" diyen Rusya Bilimler Akademisi Uluslararası Güvenlik Merkezi'nden Stanislav İvanov, RG'ye açıklamasında sözlerini şöyle sürdürdü: "Elbette (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan, nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini eleştiren birisi olarak biliniyor. Bir seferinde Türk lider bu konuda bir atasözünü anmıştı, şöyle bir şeydi galiba: balı bir kez tadan onu başkalarına yasaklayamaz. Ama Türkiye'nin bir şeylerden mahrum kaldığı açıklamalarında bulunmak başka, gerçekten de nükleer programa girişmek bambaşka bir şey. Şu anda Türklerin teknik imkanlara sahip olmadığı net, nükleer silah eşiğindeki ülkelere yaklaşmış bile değiller. Yani Alman politikacının açıklamasında çok fazla ‘eğer' var: eğer Türkiye ABD'yle bozuşursa, eğer NATO'dan çıkarsa. Bu tahminlerin çok fazla hipotetik olduğunu düşünüyorum."

    Etiketler:
    NATO, RG, ABD, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın